KİM BİLİR?
Hangi dalda bahar erken açtı,
Hangi rüyayı görüyor çiçekler?
Meyve almak ümidi.
Hangi çiçekte kuvvetli Kim bilir...
Geçen yıl yapıldı bu yuva,
Saatlerce leylekler döndü üzerinde
Hangi iklim, hangi diyarın
Yolcusu bu kuşlar Kim bilir...
Gürül gürül koşuyor dere
Bir hayal peşinde gibi
Hangi göl, hangi denizin
Nasibi bu sular Kim bilir...
Çantası kendinden büyük şu yavru,
Hangi ananın rüyası, çiçeği?
Ne umutlar ne hayaller peşinde
Koşuyor şu yavru Kim bilir...
Sabır temsili karşımda şu dağ,
Bulutlarla tüllenmiş başı.
Hangi mevsimin hangi masalını
Fısıldıyor bulutlara Kim bilir...
Sonsuz bir mavilik tütüyor gözümde,
Rüzgârını ayrı, köpüklerini ayrı,
Özlüyorum denizin.
Bu hasretle konuşanlar nerde Kim bilir...
Kim bilir ufukların ötesini,
Bu tümseğin altında yatan kim?
Hangi diyara göçüyor güneş,
Tekrar doğuşunu kaç kişi görmeyecek Kim bilir...
Yıldızlara bürünmüş bu gece
Gökyüzü bir fetih bayramında
Sabaha yeniden başlayacak her şey
Hangi gönle ümit
Hangi gönle sabah dolacak Kim bilir...
SEMAHAT GÜRTUNCA-Şirin İnegöl, 14 Nisan 1960
İKİ FARKLI FENER
Birisi el feneri elden ele gezer.
Birisi yaslanmış duvara insanları süzer.
Öyle kurulmuş ki süslü bir rafa…
Yan gelmiş keyif çatar, insana baka baka
İnsanoğlu işte taht her daim caziptir,
Duran fener gözükür göze vakur.
Oysa el feneri öyle mi?
Her yerde iş görür, iş bitirir.
Yorgunluk hiç bilir mi?
Havada, suda, karada, göçük altında…
Çabası ne kadar görülür, bilinir
Ulaşırken kolayca ona
Gözükür insan gözünde göze hakir
İşlevleri aynıdır
Ama biri devinir iş bitirir
Biri devindirir işi yanına getirir
İnsanlar gibidirler.
Bazıları ömre vurulan törpü gibidir.
Ya da ömrü kısaltan yontu…
Bazıları ise talih kuşu gibidir
Ömrü uzatan coşku…
İki farklı fener özünde işlevi aynıdır.
Songül A. Yılmaz, Geceme Sızan Nefes, 2018, sayfa 41
TURHAN ŞAHİN'İN İNEGÖL GEÇMİŞİ OLAN ŞAİRLERDEN ŞİİRLER SEÇKİSİ isimli eserinden düzenlenip yayına hazırlanmıştır.