Yatırım fonlarında yaşanan sorunların ardından yatırımcıların alacaklarının karşılanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Ekonomi yönetiminin gerçekleştirdiği toplantılarda ödemelerin yöntemi, miktarı ve zamanlaması üzerinde değerlendirmeler yapıldığı belirtiliyor.
Üzerinde durulan planlardan biri, fon mağdurlarının alacak miktarları ve yatırım yaptıkları fonların risk düzeylerine göre gruplandırılması. Bu kapsamda özellikle 1 milyon TL’nin altında alacağı bulunan yatırımcılara öncelik verilmesi gündemde.
Ödemelerde küçük yatırımcı önceliği
Sözcü’nün ANKA’dan Erdal Sağlam’ın haberine dayandırdığı bilgilere göre, ödeme sürecinde ilk aşamada 250 bin TL’ye kadar, ardından 500 bin TL’ye kadar ve daha sonra 1 milyon TL’ye kadar alacağı bulunan yatırımcıların değerlendirilmesi üzerinde duruluyor.
Bu yöntemin hayata geçirilmesi halinde yaklaşık 455 bin alacaklının önemli bölümünün ödeme kapsamına alınabileceği belirtiliyor.
Ancak ödemelerin hangi tarihteki değer üzerinden hesaplanacağı ve yatırımcılar arasında başka öncelik kriterlerinin uygulanıp uygulanmayacağı henüz netleşmiş değil.
Risk düzeyi düşük fonlar da öncelikli olabilir
Ödeme planında yalnızca alacak miktarının değil, yatırım yapılan fonun risk seviyesinin de dikkate alınması gündemde.
Risk derecesi 1 ve 2 olan para piyasası fonlarında yatırım yapanların öncelikli değerlendirilmesinin doğal bir sonuç olabileceği belirtiliyor. Bu fonların serbest fonlardan olan alacaklarının tahsil edilmesi durumunda yatırımcıların paralarını daha kısa sürede alabileceği ifade ediliyor.
Buna karşılık risk seviyesi 6 ve 7 olan serbest fonlarda yatırım yapanların tahsilat oranının daha düşük kalabileceği değerlendiriliyor. Haberde, bazı hisse senetlerinin tasfiye kararından bu yana yüzde 50-60 civarında değer kaybettiği yönündeki tahminlere de yer veriliyor.
Kamu kaynağı kullanılacak mı?
Ödeme sürecinde en çok tartışılan başlıklardan biri ise kamu kaynaklarının kullanılıp kullanılmayacağı.
Kamu kaynaklarının ödemeleri hızlandırmak amacıyla oluşturulacak bir havuza destek olarak kullanılması, ardından söz konusu tutarın tahsil edilmesi seçenekler arasında gösteriliyor. Ancak kamu bütçesinden kaynak aktarılmasının yatırım risklerinin kamu tarafından üstlenilmesi anlamına gelebileceği yönünde değerlendirmeler de bulunuyor.
Öte yandan fon ödemelerinin yakın zamanda başlayabileceği, ancak tasfiye sürecinin uzun zaman alabileceği belirtiliyor.
Ödeme planının kesinleşmesiyle birlikte hangi yatırımcı grubunun ne zaman ve hangi yöntemle ödeme alacağı da netlik kazanacak.







