Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde yer alması, pek çok şehir gibi Eskişehir’i de deprem açısından yakından ilgilendiriyor. İç Anadolu ile Batı Anadolu’nun kesiştiği bir noktada bulunan şehir, hem sanayi hem de yerleşim yoğunluğu nedeniyle sarsıntılara karşı dikkatle izlenen illerden biri. Peki Eskişehir gerçekten bir deprem bölgesi mi, hangi ilçelerde risk daha yüksek, hangi bölgeler görece daha güvenli? 2026 yılına girerken uzmanların uyarıları ne yönde?
Eskişehir Deprem Bölgesi Mi
Eskişehir, birinci derece deprem bölgesinde yer almasa da aktif fay hatlarının etkisi altında bulunan iller arasında yer alır. Şehrin içinden geçen Eskişehir Fay Zonu ve çevresindeki diğer kırık hatlar, zaman zaman orta şiddette depremler üretebilecek potansiyele sahiptir. Tarih boyunca bölgede yıkıcı olmasa da hissedilir sarsıntılar yaşanmış, bu da kentin deprem gerçeğini tamamen göz ardı edemeyeceğini göstermiştir.
Uzmanlara göre Eskişehir, Ege ve İç Anadolu’daki büyük fayların kesişim alanına yakın olduğu için “orta riskli” iller arasında sayılır. Bu da şehirde yapı kalitesinin ve zemin durumunun en az fay hatları kadar önemli olduğu anlamına gelir.

Eskişehir’de Deprem Riski Yüksek Olan Yerler Nereler?
Eskişehir’de deprem riskini artıran en önemli etkenlerden biri zemin yapısıdır. Özellikle Porsuk Çayı çevresindeki alüvyonlu, yani yumuşak ve gevşek zeminler sarsıntıyı daha fazla büyütebilir.
Odunpazarı’nın bazı kesimleri, Arifiye, Kurtuluş, Alanönü ve Porsuk havzasına yakın bölgeler bu nedenle daha dikkatli olunması gereken alanlar arasında gösterilir. Ayrıca Çifteler ve Sivrihisar çevresi de fay hatlarına daha yakın olduğu için risk seviyesi diğer bölgelere göre daha yüksektir.
Bu bölgelerde asıl tehlike sadece deprem değil, depremin zayıf zeminde daha şiddetli hissedilmesi ve eski binaların zarar görme ihtimalidir.
Eskişehir’de Deprem Riski Düşük Olan Yerler Nereler?
Şehrin kuzey ve kuzeybatı kesimlerinde yer alan, daha sağlam kaya zeminine sahip bölgeler deprem açısından görece daha avantajlı kabul edilir. Tepebaşı’nın bazı yüksek kesimleri, Batıkent, Çamlıca ve çevresi, zemin yapısı bakımından daha sağlam olarak bilinir.
Bu bölgelerde binalar yönetmeliğe uygun şekilde inşa edildiyse, olası bir depremde hasar riski daha düşük olur. Ancak bu, tamamen risksiz oldukları anlamına gelmez. Türkiye’nin hiçbir noktası depreme karşı yüzde yüz güvenli değildir.
2026 Eskişehir Deprem Riski Nedir?
2026 yılı için Eskişehir’e özel “şu tarihte büyük deprem olacak” gibi kesin bir öngörü bulunmuyor. Ancak bilim insanları, Eskişehir Fay Zonu’nun zaman içinde enerji biriktirdiğini ve ilerleyen yıllarda orta büyüklükte depremler üretme potansiyeline sahip olduğunu söylüyor.
Bu nedenle 2026 ve sonrasında Eskişehir için en önemli konu, depremin olup olmayacağından çok, şehirdeki yapıların buna ne kadar hazır olduğudur. Kentsel dönüşüm, eski binaların yenilenmesi ve zemin etütlerinin doğru yapılması, olası bir depremde can ve mal kaybını büyük ölçüde azaltabilir.
Eskişehir Depreme Ne Kadar Hazır?
Eskişehir’de son yıllarda yeni yapılan binaların büyük bölümü güncel deprem yönetmeliğine göre inşa ediliyor. Ancak özellikle şehir merkezindeki eski yapı stoğu hâlâ ciddi bir risk oluşturuyor. Uzmanlar, vatandaşların oturdukları binaların sağlamlığını kontrol ettirmesini, mümkünse güçlendirme ya da yenileme yoluna gitmesini öneriyor.
Deprem çantası hazırlamak, aile içinde toplanma planı yapmak ve bilinçli olmak da en az bina güvenliği kadar hayati önem taşıyor.
Eskişehir, çok yüksek riskli bir deprem bölgesi olmasa da tamamen güvenli de değil. Doğru önlemler alındığında ve şehir depreme göre planlandığında, olası sarsıntıların etkisi büyük ölçüde azaltılabilir.




