Türkiye’nin yirmibirinci yüzyıl tarihi yazılırken en büyük başlığın Recep Tayyib Erdoğan olacağından kimsenin kuşkusu olmamalıdır.
Tüm büyük liderler gibi amansız karşıtları, ne yaparsa yapsın nefreti azalmayan düşmanları vardır.
Yine uğruna her şeyinden vazgeçmeye hazır sevenleri, hiçbir olumsuzluğunu hiçbir koşul altında görmeyecek kadar gözü kara sevdalıları bulunmaktadır.
Aslında Erdoğan oldukça rasyonel bir sahada çalışan bir şahsiyettir. Çünkü siyaset bütün bileşenleri ile rasyonel bir faaliyet alanıdır.
Cumhurbaşkanlığı seçimi de rasyonel çerçeve içinde gerçekleşecektir. Seçmenler büyük ölçüde rasyonel gerekçelerle çimlerini yapacaklardır.
Ben de tamamen rasyonel gerekçelerle neden Türkiye’nin 12.Cumhurbaşkanı Erdoğan olmalıdır sorusuna en genel gerekçelerimi yazmaya çalışacağım.
İşte o gerekçeler,
1-Erdoğan, tam anlamıyla bir başarı hikayesidir. Okullarda yeni kuşaklara başarının ideal tipi olarak anlatılmayı en fazla hak eden bir örnektir. Sayısız zorluğa rağmen, (ki bu zorlukların önemli bir bölümü Erdoğan’a karşı teammüden yapılmış kuraldışı engellemelerdir) her engeli hayranlık uyandıran bir mücadele azmi ve taktik ve stratejik hamleler aşmayı başarmıştır.
2-Erdoğan, bir toplumun hafızasında yer alan ama imkansızlaşan büyük geleceğin mümkünlüğünü gösterdi. Böylece bir toplumun hayallerini gerçekleştirme gücü kazandırdı. Bir toplumun eğer gerçekleştireceği hayali varsa o hayalin yeni mimarının peşini bırakmaz-bırakmamalıdır. Türkiye Erdoğan’la dünyanın geleceğine dair söz söyleme idealini ortaya koydu.
3-İçerde bir baştan diğer başa son yüzyılın en büyük imar faaliyetinin mimarıdır Edoğan. Bu süre içinde ülkenin eğitim,sağlık enerji,ulaşım ve iletişim gibi hayata direkt dokunan tüm alanlarında büyük niteliksel ve niceliksel sıçramalar yaşandı. Siyasetin rasyonalitesi içinde bunun karşılığı her zaman yapanı oy ile taltif etmektir.
4-Dışarda ise, bölgesel ve küresel konularda söyleyecek bir sözü, dünyayla paylaşacak vizyonu olan bir ülkeye dönüştürdü Tayyip Erdoğan Türkiyeyi…
5-Hiç kimsenin adını anmaya cesaret edemediği, niyeti olanların bile üstesinden gelemediği yüzyıllık bir sorunu tüm riskleri alma cesaretini göstererek çözüm yoluna koydu. Son otuz yılda on binlerce cana ve yüz milyarlarca dolara mal olan, ülkenin toplumsal barışını zehirleyen Kürt meselesini çözüm platformuna taşıması, yukarıda saydığımız her biri devasa büyük işlerin hepsinden daha büyük bir iş olduğu muhakkaktır.
Beş temek başlıkta saydığım gerekçeler bu toplumun başbakan Tayyip Erdoğan’ı cumhurbaşkanlığı ile ödüllendirmek için yeter hatta fazlasıyla artar gerekçelerdir.
Bu toplum vefasını bir kez daha gösterecektir.
10 Ağustosta hep birlikte buna şahitlik edeceğiz.
Saygılarımla