Beşiktaş, 2026-2027 sezonunda alışılmadık bir tablo sergiliyor. Siyah-beyazlılar UEFA Avrupa Ligi'nde rakiplerine göz açtırmazken, Trendyol Süper Lig'de özellikle deplasman maçlarında ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bu çelişkili tablonun merkezinde ise 6 Haziran 2026'da göreve gelen İtalyan teknik adam Vincenzo Italiano var. Peki Beşiktaş'ın iki farklı yüzü neyin göstergesi?
AVRUPA'DA 4 HOCAYA BEDEL PERFORMANS
Rakamlar, Italiano'nun Avrupa arenasındaki başarısını tartışmasız ortaya koyuyor. İtalyan teknik adam, Beşiktaş'ın başına geçtiği günden bu yana oynanan 8 Avrupa maçında 7 galibiyet aldı. Tek mağlubiyet, Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda Zalgiris karşısında alınan 1-0'lık yenilgi oldu. Beşiktaş bu yenilgiye rağmen turu geçmeyi başardı.
İstatistiksel bir karşılaştırma yapıldığında tablo daha da çarpıcı hale geliyor. Italiano'nun 4 ayda aldığı 7 Avrupa galibiyeti, kendisinden önceki dört teknik direktörün toplam Avrupa galibiyet sayısına eşit. Abdullah Avcı, Sergen Yalçın, Ole Gunnar Solskjaer ve Giovanni van Bronckhorst dönemlerinde elde edilen toplam Avrupa zaferi sayısını tek başına yakalayan Italiano, bu açıdan Beşiktaş tarihinde önemli bir yere sahip.
Avrupa Ligi lig aşamasında ise Beşiktaş, ilk iki maçını da kazanarak turnuvaya güçlü bir giriş yaptı. Hoffenheim deplasmanında alınan 3-2'lik galibiyet, takımın Avrupa'daki mücadele ruhunu gözler önüne serdi.
LİGDE DEPLASMAN KABUSU
Avrupa'daki parlak tabloya karşın Süper Lig'deki görüntü endişe verici boyutlara ulaştı. 8 hafta geride kaldığında Beşiktaş 15 puanla 5. sırada bulunuyor. Asıl dikkat çeken nokta ise deplasman karnesi. Siyah-beyazlılar ilk 8 haftada 3 deplasman mağlubiyeti aldı. Bu sayı, geçen sezonun tamamında alınan 4 deplasman yenilgisine çoktan yaklaştı.
Trabzonspor deplasmanındaki mağlubiyet, eleştirilerin dozajını artırdı. Maç sırasında Italiano'nun oyuncu değişikliklerini geç yapması, özellikle Oh Hyeon-gyu'yu 77. dakikaya kadar yedek kulübesinde tutması ve Wilfred Ndidi'yi çok geç oyuna dahil etmesi tartışma konusu oldu. Beşiktaş 71. dakikada daha da geriye düşmesine rağmen Italiano'nun ilk hamlesini 77. dakikaya bırakması, taraftar ve uzman çevrelerinde ciddi tepkilere neden oldu.

YILDIZLAR KADROSU, YILDIZLAR SORUNU
Beşiktaş bu sezon transfer pazarında son derece agresif bir strateji izledi. Orkun Kökçü'yü Benfica'dan 30 milyon euro karşılığında kadrosuna katarken, Arsenal'dan Leandro Trossard için 18 milyon euro, Bayern Münih'ten Alexander Nübel için ise 6,25 milyon euro ödedi. Dusan Vlahovic de serbest transfer olarak kadroya dahil edildi.
Maaş tablosu da bu transferlerin büyüklüğünü yansıtıyor. Vlahovic yıllık 10 milyon euro ile takımın en yüksek maaşlı oyuncusu konumunda. Trossard 8,76 milyon euro, Kökçü ise 7,81 milyon euro yıllık kazanç elde ediyor. Üç yıldız, sezon başından bu yana toplam 10 gol ve 5 asistlik katkı sağladı.
Ancak sakatlık sorunları kadro planlamasını olumsuz etkiledi. Vlahovic kasık adalesi rahatsızlığı, Trossard topuk ödemi, Kökçü ise ayak parmağı kırığıyla uğraştı. Her üç oyuncu da Ekim ayı milli takım arası sonrasında tam iyileşme sağlamış durumda, ancak kaybedilen süre ligdeki puan kayıplarına doğrudan yansıdı.

CRYSTAL PALACE SINAVI KAPIDA
Beşiktaş, 22 Ekim 2026'da UEFA Avrupa Ligi'nin 3. haftasında Crystal Palace'ı Tüpraş Stadyumu'nda ağırlayacak. Bu karşılaşma, kulübün Avrupa kupalarındaki 267. resmi maçı olarak tarihe geçecek. Maçı Hollandalı hakem Danny Makkelie yönetecek.
Crystal Palace, Brighton karşısında aldığı 5-0'lık ağır mağlubiyet ve Avrupa Ligi'nde Lyon'a 3-2 yenilmesiyle zor günler geçiriyor. Bu tablo, Beşiktaş için moral düzeltme fırsatı anlamına geliyor. Ancak kritik soru şu: Avrupa'daki bu potansiyel neden Süper Lig'e taşınamıyor?
İKİ FARKLI YÜZÜN ANALİZİ
Italiano'nun resmi 15 maçtaki bilançosu 12 galibiyet ve 3 mağlubiyetten oluşuyor. Maç başına 2,06 gol ortalaması ve 0,80 yenilen gol ortalaması, takımın ofansif gücünü ve savunma organizasyonunu sayısal olarak doğruluyor.
Uzmanlar, Avrupa ve lig performansı arasındaki uçurumun birkaç temel nedene dayandığını düşünüyor. Avrupa maçlarında Beşiktaş, ev sahibi takım olarak veya motive bir deplasman ekibi olarak sahaya çıkıyor. Turnuva formatının her maçı final havasına büründürmesi, oyuncuların konsantrasyon düzeyini yükseltiyor. Süper Lig'de ise özellikle Anadolu deplasmanlarında farklı bir futbol iklimi, farklı bir tempo ve farklı bir mücadele anlayışı takımı zorluyor.
Italiano'nun sistem arayışı devam ediyor. İtalyan teknik adam, "Beşiktaş kimliği" oluşturma hedefini sık sık dile getirirken, bu sürecin zaman gerektirdiğini vurguluyor. Yönetim de şu an için teknik adama tam destek verdiğini açıkça ortaya koydu.
Sezonun henüz başında olduğu ve transferlerin uyum sürecinin devam ettiği göz önüne alındığında, kesin yargılar için erken olduğu söylenebilir. Ancak Süper Lig'deki deplasman sorununun çözülmesi, Beşiktaş'ın şampiyonluk yarışında kalması için zorunlu bir adım olarak öne çıkıyor.





