Türkiye Sigorta Birliği'nin (TSB) 21 Ekim 2026 tarihinde açıkladığı verilere göre, Türk sigorta sektörü 2026 yılının ilk 9 ayında toplam 1 trilyon 97 milyar 137 milyon TL prim üretimi gerçekleştirdi. Bu rakam bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 28'lik bir artışa karşılık geliyor. Ancak enflasyondan arındırıldığında tablo farklı: sektör reel olarak yüzde 1,3 daraldı.
RAKAMLARIN İÇİ AÇILDIĞINDA
Toplam üretimin yüzde 83,7'si hayat dışı sigortalardan geldi. Bu alan 917 milyar 814 milyon TL prim üretirken, yıllık bazda nominal yüzde 25,5 büyüdü. Ancak reel bazda yüzde 3,3 küçüldü. Hayat sigortaları ise 179 milyar 322 milyon TL ile sektör içindeki payını yüzde 14,6'dan yüzde 16,3'e çıkardı. Hayat sigortaları hem nominal yüzde 43, hem de reel yüzde 10,2 büyüme gösterdi. Bu ayrım önemli, çünkü hayat dışı sigortaların fiyat artışlarıyla şiştiğini, hayat sigortalarının ise gerçek anlamda genişlediğini ortaya koyuyor.
EN ÇOK PRİM ÜRETEN BRANŞLAR
Hayat dışı sigortalarda en büyük kalem 261 milyar 932 milyon TL ile kara araçları sorumluluk sigortaları oldu. Bu kalemin büyük bölümünü zorunlu trafik sigortası oluşturuyor. Sadece zorunlu trafik sigortasından gelen prim 240 milyar 120 milyon TL olarak kayıtlara geçti. Bunu sırasıyla hastalık ve sağlık sigortaları 202 milyar 847 milyon TL, yangın ve doğal afet sigortaları 143 milyar 792 milyon TL, kasko sigortaları 124 milyar 178 milyon TL ve genel zararlar 104 milyar 128 milyon TL ile takip etti.
EN HIZLI BÜYÜYEN VE KÜÇÜLEN ALANLAR
Branş bazında en yüksek artış yüzde 55,5 ile su araçları sorumluluk sigortalarında yaşandı. Genel zararlar yüzde 41,7, finansal kayıplar yüzde 38,6, hastalık ve sağlık sigortaları yüzde 37,4, kredi sigortaları ise yüzde 31,1 oranında büyüdü. Buna karşılık hukuksal koruma sigortaları yüzde 28,3 gerileyerek prim üretiminde düşüş yaşayan tek ana branş oldu.
KATILIM SİGORTACILIĞI SEKTÖRÜ GERİDE BIRAKTI
Genel sektör reel olarak küçülürken katılım sigortacılığı tam tersi bir seyir izledi. Katılım sigortalarının prim üretimi yüzde 44,7 artışla 68 milyar 252 milyon TL'ye ulaştı. Toplam sektör içindeki payı yüzde 6,2 olarak gerçekleşti. Reel bazda yüzde 11,5 büyüyen katılım sigortacılığı, hayat dışı segmentte yüzde 11,4, hayat segmentinde ise yüzde 13,8 reel büyüme gösterdi. Bu veriler, faizsiz sigorta ürünlerine olan talebin enflasyonun ötesinde artmaya devam ettiğine işaret ediyor.
2030 HEDEFİ: 50 MİLYAR DOLAR
Türkiye sigorta sektörünün 2030 yılı hedefi toplam pazar büyüklüğünü 50 milyar dolara taşımak ve sigorta penetrasyonunu yüzde 5'e çıkarmak olarak belirlendi. Sektör, özellikle iklim riskleri ve doğal afetlere karşı koruma açığını kapatmayı öncelikli alan olarak tanımlıyor. İstanbul'da Ekim ayında yaşanan sel felaketi ve artan yangın sigortası talepleri, bu hedefin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Trilyon TL'lik rakam ilk bakışta etkileyici görünse de enflasyondan arındırılmış tablo çok farklı bir hikaye anlatıyor. Sektör nominal olarak büyüyor ama reel olarak küçülüyor. Büyüyen tek alan hayat sigortaları ve katılım sigortacılığı. Zorunlu trafik sigortası tek başına 240 milyar TL'lik hacmiyle sektörün lokomotifi olmaya devam ederken, hukuksal koruma sigortaları ciddi bir kan kaybı yaşıyor.





