Ekonomist Mahfi Eğilmez, CNBC-e yayınında Türkiye ekonomisindeki sanayi üretimi, yatırımlar ve finansman koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sanayinin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payının geçmişteki yüzde 22-23 seviyelerinden yüzde 17,1'e gerilediğini belirten Eğilmez, yaşanan düşüşün geçici bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Dezenflasyon programının özellikle sanayi üzerindeki etkilerine dikkat çeken Eğilmez, yüksek faizlerin yanı sıra finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin ve yeni yatırımlardaki yavaşlamanın üretim sektörünü zorladığını ifade etti.

Mahfi Eğilmez

Mahfi Eğilmez: Sanayide tehlike çanları çalıyor

Türkiye ekonomisinde sanayinin payındaki gerilemeyi değerlendiren Mahfi Eğilmez, son dört aylık verilerin üretimdeki zayıflamanın geçici olmadığına işaret ettiğini söyledi.

Sanayinin geçmiş dönemlerde ekonomiye daha yüksek oranda katkı sağladığını hatırlatan Eğilmez, GSYH içindeki payın yüzde 17,1'e kadar düşmesini önemli bir uyarı olarak değerlendirdi.

Eğilmez, "Son dört aya baktığımız zaman bu çok da geçici görünmüyor" ifadelerini kullandı.

Sanayinin GSYH içindeki payının daha önce yüzde 22-23 seviyelerinde bulunduğunu belirten Eğilmez, "Bence burada tehlike çanları çalıyor. Sanayinin üzerine eğilmemiz lazım" dedi.

"Dezenflasyon programı en çok sanayiyi vurmuş görünüyor"

Ekonomide uygulanan dezenflasyon programının üretim üzerindeki etkilerini değerlendiren Eğilmez, sanayideki gerilemenin hafife alınmaması gerektiğini belirtti.

Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan ekonomi politikalarının özellikle sanayi sektöründe ciddi baskı oluşturduğunu savunan Eğilmez, üretim tarafındaki sorunların daha fazla dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Eğilmez, "Bu uygulanan dezenflasyon programı en çok sanayiyi vurmuş görünüyor ve orada ciddi bir sıkıntı var" ifadelerini kullandı.

Sanayideki zayıflamanın yalnızca dönemsel veriler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Eğilmez, üretim kapasitesi ve yatırımların da yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Yüksek faiz ve finansmana erişim sanayiciyi zorluyor

Mahfi Eğilmez, sanayi sektörünün karşı karşıya bulunduğu sorunların başında finansman koşullarının geldiğini belirtti.

Yüksek faiz oranlarının şirketler üzerindeki maliyet baskısını artırdığını ifade eden Eğilmez, finansmana erişimin de kısıtlanmasının üreticiler açısından ilave güçlük oluşturduğunu söyledi.

Ekonomi politikalarının sanayi üzerindeki etkisini değerlendiren Eğilmez, "Bir yandan faizi yükseltmişsin, bir yandan finansmana erişimi kısıtlamışsın" dedi.

Üç buçuk yıldır devam eden süreçte finansman sorunlarının çözülemediğini savunan Eğilmez, şirketlerin kaynak bulmakta zorlandığını dile getirdi.

Yeni fabrika ve üretim yatırımları sınırlı kaldı

Sanayi sektöründeki zayıflamanın önemli nedenlerinden birinin yatırım eksikliği olduğunu belirten Eğilmez, son bir buçuk yıldaki yatırım faaliyetlerini de değerlendirdi.

Bu dönemde sanayi yatırımlarının büyük bölümünün mevcut tesislerin faaliyetlerini sürdürmesine yönelik harcamalardan oluştuğunu ifade etti.

Eğilmez, "İdame yatırımları, tamamlama yatırımları, bakım onarım vesaire, bunlarla sınırlı kaldık" sözleriyle yatırım faaliyetlerindeki durumu anlattı.

Yeni üretim hatlarının kurulması ve kapasite artışı sağlayacak yatırımların ise oldukça sınırlı kaldığını söyledi.

Yüksek maliyetlerin şirketlerin yatırım kararlarını zorlaştırdığına dikkat çeken Eğilmez, yeni üretim kapasitesi oluşturulmasındaki yavaşlamanın ekonomi açısından önemli bir sorun olduğunu ifade etti.

"Üretimin bütünü en kırılgan taraf"

Türkiye ekonomisinin mevcut durumunda en kırılgan alanın üretim olduğunu savunan Mahfi Eğilmez, yatırımlardaki yetersizliğe dikkat çekti.

Üretimdeki durgunluğu değerlendiren Eğilmez, "Ya galiba üretimin bütünü en kırılgan taraf. Yani üretim durdu şu anda, yatırım yok" ifadelerini kullandı.

Sanayideki sorunların yalnızca üretim miktarıyla sınırlı olmadığını belirten Eğilmez, yatırım eksikliğinin de ekonomik kırılganlığı artırdığını söyledi.

Mevcut tesislerin faaliyetlerini sürdürmeye yönelik harcamaların öne çıktığını, yeni üretim kapasitesi oluşturacak yatırımların ise yeterince gerçekleşmediğini dile getirdi.

Kur ve yüksek maliyetler rekabet gücünü etkiliyor

Mahfi Eğilmez, sanayicinin karşı karşıya bulunduğu sorunlar arasında döviz kuru ve rekabet koşullarının da yer aldığını belirtti.

Kur gelişmeleri ile yüksek üretim maliyetlerinin şirketlerin fiyat belirleme imkânlarını daralttığını ifade eden Eğilmez, bu durumun bazı pazarlarda rekabet kaybına neden olabildiğini söyledi.

Finansman güçlüklerinin de yatırım kararlarını olumsuz etkilediğini belirten Eğilmez, sanayi sektörünün aynı anda birden fazla ekonomik baskıyla karşı karşıya bulunduğunu vurguladı.

Üretim maliyetleri, finansmana erişim ve rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Mahfi Eğilmez: Yılın kalan bölümünde sanayide güçlü toparlanma beklemiyorum

Sanayinin kısa vadeli görünümüne ilişkin beklentilerini de paylaşan Mahfi Eğilmez, mevcut ekonomik koşullar altında üretimde belirgin bir canlanma öngörmediğini söyledi.

Yüksek maliyetler, finansman sorunları ve yatırımlardaki zayıflığın sanayinin toparlanmasını güçleştirdiğini belirten Eğilmez, yılın kalan dönemine ilişkin temkinli konuştu.

Eğilmez, "Ben yılın kalan kısmında böyle sanayide başka bir hamle, çok bir hamle beklemiyorum böyle bir ortamda"dedi.

Sanayinin GSYH içindeki payının yüzde 17,1'e kadar gerilemesini önemli bir sorun olarak değerlendiren Eğilmez, üretim ve yatırımların ekonomi politikalarında daha fazla dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Kaynak: ekonomim.com