Aziz kardeşim,

Bu manzara benim odamda veya Mekke’de Harem-i şerif’te olsa ne fark eder? Bunun için mi ümmet olduk biz?

Netice olarak size inşaallah sizinle cennetlerde buluşmayı uman ve verdiği bu cevabın hesabını vereceğine iman eden biri olarak şu hakikatleri yazıyorum.

Kabul edersiniz veya etmezsiniz, sizin bileceğiniz bir iştir. Başka bir hocaefendi benim söylediklerimi beğenmez ve siz onun söylediklerini beğenirsiniz, o da sizin bileceğiniz iştir.

Ben Rabbimiz huzurunda, onu ve meleklerini şahit tutarak iman ettiğim ve ‘dinim budur’ dediğim şeyleri yazıyorum.

a- İslam, Kur’an ve hadisle sınırlı bir inanç esasının adıdır. Neye iman edileceği veya neye iman edilmeyeceğini ancak Kur’an ve hadisler belirler. İman esaslarına içtihatla ilave yapılamaz.

b- Bu zikrettiğiniz tartışmalar, Kur’an ve Sünnet’in ilk talebeleri olan ashab-ı kiramın bilmediği ve ebediyyen tartışmayacakları şeylerin adıdır.

Daha sonra mü’min toplumun içine sızan zındık hareketlerinin ihdas ettiği ve o zaman alimlerinin onlara cevaplar vermeye çalıştıkları konulardır. Şu anda bunların kuru tartışması vardır sadece.

İblis, o zaman o fitneyi çıkarmıştı. Ümmeti o fitnelerle oyalamıştı. Şimdi, feminizm, liberalizm, laiklik, demokrasi, kapitalizm putlarını getirdi. Biz hâlâ o zamanki fitnelerle mi mi meşgul olacağız?

Bu bir zaman ve enerji israfıdır. Yeni nesiller, Bakara suresini hatta nikâh ve talak hükümlerini bile bilmeden belki de sehiv secdesinin ayrıntılarını bile bilmeden bu kütüphanelerin raflarında tozlanmış konularla meşgul oluyorlar.

Netice ne peki? İslam’ı hayattan soyutlayan laik anlayış sızdı ve kan oldu bedenimizde. Şeriat kelimesini, mü’minler bile neredeyse öcü görecekler..

Ah ve ah!

c- Bu konularda yazan ve konuşan hocaefendileri, asla yanlış yapmakla itham edemem. ‘Ben anlamam/anlamak istemem’ diyorum sadece. Herkes kendi hesabını kendisi verecektir.

Bu meseleler akidemizin kaçıncı konusudur, onu merak ederim. Ashab-ı kiramın bilmediğini bilmenin artısı nasıl fazla olur, ondan endişe ederim.

Benim zamanım değerli, enerjim az, düşman çok, kalabalıklar büyük. Bunu diyorum. Ve diyorum ki aziz kardeşim:

Birileri illa beni de sokmak isteseler bile ‘ben bu kavgada yokum!’

Lütfen dualar edin. Ben de size dua ediyorum.

Rabbim, bunları bir hatıra olarak konuşup geçeceğimiz cennetlerinde buluştursun bizi.

Selamünaleyküm.

Nureddin YILDIZ