Vücutta dokular arasında normalden fazla sıvı birikmesiyle ortaya çıkan ödem, günlük yaşamda sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alıyor. Özellikle ayak bileklerinde, bacaklarda, ellerde, yüzde ve göz çevresinde görülen şişlikler, vücudun sıvı dengesindeki değişikliklerden kaynaklanabiliyor. Fazla tuz tüketimi ve hareketsizlik gibi nedenlerle gelişebilen ödem, bazı durumlarda önemli hastalıkların belirtisi de olabiliyor.
Vücutta ödem neden oluşur?
Ödem, kan damarları ve dokular arasındaki sıvı dengesinin bozulması sonucu meydana geliyor. Normal şartlarda damarlardan dokulara geçen sıvının büyük bölümü yeniden dolaşıma katılırken, kalan kısmı lenf sistemi tarafından uzaklaştırılıyor.
Bu mekanizmanın yeterli çalışmaması veya dokularda sıvı birikiminin artması halinde ödem oluşabiliyor.
Ödeme yol açabilen başlıca etkenler arasında aşırı tuz tüketimi, uzun süre ayakta durmak, hareketsizlik, hormonal değişiklikler ve bazı ilaçların kullanımı bulunuyor.
Bunun yanı sıra böbrek, kalp, karaciğer ve toplardamar hastalıkları da vücutta sıvı birikmesine neden olabiliyor.
Vücutta ödem olduğu nasıl anlaşılır?
Ödemin en belirgin özelliği, vücudun belirli bölgelerinde ortaya çıkan şişlik olarak biliniyor. Ancak sıvı birikiminin bulunduğu bölgeye ve nedenine göre farklı belirtiler görülebiliyor.
Ödemin yaygın belirtileri şöyle sıralanıyor:
• Ayak ve ayak bileklerinde şişlik oluşması
• Çorap izlerinin ciltte belirginleşmesi
• Yüzüklerin parmaklara dar gelmesi
• Yüzde ve göz çevresinde şişkinlik görülmesi
• Ciltte gerginlik ve dolgunluk hissedilmesi
• Şişmiş bölgeye bastırıldığında geçici çukur oluşması
• Kısa sürede kilo artışı yaşanması
Özellikle bacaklarda görülen bazı ödem türlerinde, şişmiş bölgeye parmakla hafifçe bastırıldığında oluşan çukurun birkaç saniye boyunca devam etmesi dikkat çekebiliyor. Ancak her ödem türünde bu belirti görülmeyebiliyor.
Evde ödem nasıl atılır?
Hafif ve geçici ödemlerde günlük yaşam alışkanlıklarının değiştirilmesi, şişliklerin azaltılmasına yardımcı olabiliyor. Bununla birlikte ödemin kalıcı olarak giderilebilmesi için altta yatan nedenin belirlenmesi gerekiyor.
1. Tuz tüketimini azaltın
Fazla tuz tüketimi, vücudun su tutmasını artırabiliyor. Özellikle işlenmiş gıdalar, salamura ürünler, cips ve aşırı tuzlu yiyeceklerin sınırlandırılması, sodyuma bağlı sıvı birikimini azaltmaya yardımcı olabiliyor.
2. Yeterli miktarda su tüketin
Vücudun normal sıvı dengesini koruyabilmesi için yeterli su tüketimi önem taşıyor. Ancak fazla su içmek her zaman ödemin azalmasını sağlamıyor. Kalp veya böbrek hastalığı bulunan kişilerin sıvı tüketiminde doktor önerisine uyması gerekiyor.
3. Düzenli yürüyüş yapın
Uzun süre hareketsiz kalmak, özellikle bacaklarda sıvı birikimini artırabiliyor. Gün içerisinde kısa yürüyüşler yapmak ve belirli aralıklarla hareket etmek, kan dolaşımını destekleyerek şişliklerin azalmasına katkı sağlayabiliyor.
4. Bacaklarınızı yüksekte tutun
Ayak ve bacaklarda oluşan hafif ödemlerde, dinlenme sırasında bacakların kalp seviyesinin üzerine kaldırılması sıvının dolaşıma geri dönmesini kolaylaştırabiliyor.
5. Dengeli beslenmeye dikkat edin
Sebze, meyve ve az işlenmiş gıdaların yer aldığı dengeli beslenme düzeni, vücudun sıvı dengesinin korunmasına yardımcı olabiliyor. Ancak özellikle böbrek hastalığı bulunan kişilerin potasyum açısından zengin besinleri kontrolsüz biçimde artırmaması gerekiyor.
6. Uzun süre aynı pozisyonda kalmayın
Saatlerce oturmak veya ayakta durmak, alt ekstremitelerde sıvı birikmesine neden olabiliyor. Özellikle masa başında çalışanların gün içinde düzenli hareket etmesi önem taşıyor.
7. Dar kıyafetlerden kaçının
Bacakları sıkan kıyafetler ve uygun olmayan çoraplar rahatsızlığı artırabiliyor. Toplardamar kaynaklı ödemlerde ise doktor önerisiyle uygun kompresyon çorapları kullanılabiliyor.
Maydanoz ve kiraz sapı çayı ödem atar mı?
Ödemi azaltmak amacıyla maydanoz, kiraz sapı ve çeşitli bitki çayları sıklıkla tercih ediliyor. Ancak bu ürünlerin ödemi güvenli ve kalıcı şekilde ortadan kaldırdığını gösteren yeterli bilimsel kanıt bulunmuyor.
Bazı bitkisel ürünler idrar miktarını etkileyebilse de bu durum ödemin altında yatan sağlık sorununun giderildiği anlamına gelmiyor.
Özellikle böbrek veya kalp hastalığı bulunanların, hamilelerin ve düzenli ilaç kullananların bitkisel karışımları doktora danışmadan tüketmemesi gerekiyor.
Sabahları yüzde ve göz çevresinde ödem neden olur?
Sabah uyandığında yüz ve göz çevresinde görülen hafif şişlikler, uyku sırasında vücut sıvılarının dağılımındaki değişikliklerle ilişkili olabiliyor.
Bir önceki gün fazla tuz tüketilmesi, yetersiz uyku ve bazı alerjik durumlar da göz çevresinde şişkinliğe neden olabiliyor.
Ancak yüz ve göz çevresindeki şişliklerin sürekli tekrarlaması, böbrek hastalıkları başta olmak üzere farklı sağlık sorunlarının araştırılmasını gerektirebiliyor.
Ödem ne zaman tehlikeli hale gelir?
Ödem her zaman ciddi bir hastalığın göstergesi olmasa da bazı belirtiler tıbbi değerlendirme gerektiriyor.
Özellikle tek bacakta aniden ortaya çıkan şişlik, ağrı, kızarıklık ve sıcaklık artışı, toplardamarlarda pıhtı oluşumu gibi önemli bir sağlık sorununa işaret edebiliyor. Bu durumda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
Ödemle birlikte nefes darlığı, göğüs ağrısı veya bayılma yaşanması halinde ise acil tıbbi yardım alınması önem taşıyor.
Birkaç gün içinde geçmeyen, giderek artan veya sık sık tekrarlayan şişliklerin de doktor tarafından değerlendirilmesi öneriliyor.
Ödem tedavisinde kullanılan idrar söktürücü ilaçların ise hekim önerisi olmadan alınmaması gerekiyor. Çünkü bu ilaçların kontrolsüz kullanılması sıvı ve elektrolit dengesinde bozulmalara yol açabiliyor.






