Kamuoyunda “Sisi” lakabıyla tanınan Seyhan Soylu, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Soylu’nun avukatları karara itiraz edeceklerini açıklarken, tutuklamanın hangi suçlama kapsamında gerçekleştiğine ilişkin kamuoyuna yansıyan resmi ve ayrıntılı bir gerekçe henüz bulunmuyor.
Organizatör ve menajer Seyhan Soylu’nun tutuklandığı 9 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuna yansıdı. Soylu’nun tutuklanmasının ardından “Seyhan Soylu neden tutuklandı?” sorusu gündeme geldi.
Mevcut haberlerde Soylu’nun hakkında yürütülen bir soruşturma kapsamında mahkemeye sevk edildiği ve tutuklanarak cezaevine gönderildiği belirtiliyor. Ancak soruşturmanın hangi suçlamaya dayandığı konusunda resmi makamlarca kamuoyuna açıklanmış ayrıntılı bir gerekçe bulunmuyor.
Seyhan Soylu neden tutuklandı?
Soylu’nun tutuklanmasının Güllü soruşturmasından kaynaklandığı kesinleşmiş değil. Haberlerde Soylu’nun adının daha önce şarkıcı Güllü’nün ölümüyle ilgili dosyada bulunan bazı ses kayıtlarında geçtiği hatırlatılıyor. Ancak bu durum tek başına mevcut tutuklama kararının Güllü dosyası nedeniyle verildiğini göstermiyor.
Bu nedenle mevcut bilgiler ışığında en doğru ifade, Seyhan Soylu’nun hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandığı, tutuklamaya esas suçlama ve gerekçenin ise henüz kamuoyuna ayrıntılı şekilde açıklanmadığı yönünde.
Güllü soruşturmasındaki ses kayıtlarında adı geçmişti
Soylu’nun ismi daha önce, hayatını kaybeden şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturma dosyasında gündeme gelmişti.
Tuğyan Ülkem Gülter hakkında hazırlanan iddianamede yer aldığı belirtilen bazı ses kayıtlarında, Gülter ile Seyhan Soylu arasında geçen görüşmelere yer verildiği aktarıldı. Kayıtlarda albüm çalışması ve buna ilişkin gelir beklentisi gibi konuların konuşulduğu bildirildi.
Avukatları tutuklama kararına itiraz edecek
Seyhan Soylu’nun avukatları Fıratcan Kalız ve Aslı Nur Çanakçı Çapan, tutuklama kararının ardından yaptıkları açıklamada yasal itiraz yollarına başvuracaklarını bildirdi.
Avukatlar ayrıca tutuklamanın kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmadığını ve hukuki sürecin devam ettiğini vurguladı.





