Zimem Defteri geleneği, Osmanlı döneminde özellikle Ramazan aylarında uygulanan yardımlaşma yöntemlerinden biri olarak biliniyor. Arapça kökenli “zimmet” kelimesinin çoğulu olan “zimem”, borçlar anlamına geliyor. Zimem Defteri ise günümüzde veresiye defteri olarak bilinen kayıtları ifade ediyor.
Osmanlı’dan günümüze uzanan bir gelenek
Osmanlı döneminde varlıklı kişiler, Ramazan aylarında kimliklerini gizlemek amacıyla tebdil-i kıyafet ederek mahalle bakkallarına, manavlara veya fırınlara giderdi. Bu kişiler esnafa “Zimem defterin var mı?” diye sorarak borç kayıtlarının bulunduğu defteri talep ederdi.
Esnafın defteri getirmesinin ardından hayırseverler defterin başından, ortasından ya da sonundan rastgele sayfalar seçer ve seçtikleri sayfalardaki borçların tamamını ödeyerek hesapların kapatılmasını isterdi. Borçları kapatan kişi kimliğini açıklamadan dükkândan ayrılırdı.
Geleneğin temelinde gizlilik ve toplumsal güven bulunuyor
Zimem Defteri uygulamasında borçlu kişiler borçlarının kim tarafından ödendiğini bilmezken, borcu ödeyen kişiler de kimin borcunu kapattığını öğrenmez. Bu durum, borçlu olan kişinin mahcup olmadan borcundan kurtulmasını sağlarken yardım eden kişinin de herhangi bir beklenti içinde olmamasını amaçlar.
Uygulamada esnaf ise borçlu ile hayırsever arasında aracı rolü üstlenir. Bu süreçte esnafın kayıtları üzerinden borçların kapatılması mahalle içinde sosyal dengeyi koruyan bir uygulama olarak kabul edilir.
Türkiye’nin farklı şehirlerinde yeniden uygulanıyor
Son dönemde Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden gelen uygulamalar, Zimem Defteri geleneğinin günümüzde de sürdürüldüğünü gösteriyor. Bingöl’de iş insanı Cevdet Ateş’in 100’den fazla esnafın veresiye defterini kapattığı ve yaklaşık 3 milyon liralık borcun ödendiği bildirildi.
Samsun’un Havza ilçesinde ise ortaokul öğrencilerinin harçlıklarını bir araya getirerek mahalle bakkalındaki veresiye borçlarını kapattığı öğrenildi. İstanbul’da da valilik koordinasyonunda hayırsever iş insanlarının çeşitli mahallelerde veresiye defterlerindeki borçları kapattığı, bu uygulama sayesinde çok sayıda ailenin bayram öncesi borç yükünden kurtulduğu belirtildi.
Mahalle kültürünün bir parçası olarak görülüyor
Zimem Defteri geleneği, geçmişte mahalle dayanışmasının bir örneği olarak uygulanırken günümüzde de çeşitli şehirlerde hayırseverlerin katkısıyla sürdürülen uygulamalar arasında yer alıyor. Ramazan ayında yapılan bu tür çalışmalar, veresiye borçlarının kapatılması yoluyla ihtiyaç sahipleri ile esnaf arasındaki borç ilişkisini sonlandıran bir yardımlaşma yöntemi olarak biliniyor.




