Uzay yarışında işler iyice ciddileşiyor. Ay’da kalıcı üs kurmayı hedefleyen NASA, kritik bir eşiği daha geçti. Bilim insanları, güneş ışığını kullanarak Ay toprağından oksijen üretmeyi başardı.
Bu gelişme, “Ay’da yaşam mümkün mü?” sorusuna verilen en somut cevaplardan biri olabilir.

Ay’daki Toprak Artık Nefes Olabilir
Ay yüzeyini kaplayan toprak benzeri maddeye “regolit” deniyor. Bu malzeme aslında oksijen açısından zengin mineraller içeriyor. Ancak oksijen serbest halde değil, kimyasal olarak bağlı durumda.
NASA’nın geliştirdiği sistemde şu yöntem kullanıldı:
-
Güneş ışığı aynalarla tek bir noktada yoğunlaştırıldı.
-
Oluşan aşırı ısı özel bir reaktörü çalıştırdı.
-
Kimyasal reaksiyon sayesinde oksijen ayrıştırıldı.
Deneylerde karbon monoksit oluşumu tespit edildi. Bu da sistemin doğru çalıştığını ve oksijenin gerçekten ayrıldığını gösterdi.
Kısacası, Ay’ın toprağı artık sadece taş ve toz değil; potansiyel bir “hava kaynağı”.

Bu Oksijen Nerede Kullanılacak?
Ay’da üretilecek oksijen iki büyük alanda kullanılabilir:
Astronotlar için yaşam desteği
Ay’da kurulacak üslerde insanların nefes alabilmesi için oksijen gerekiyor. Bunu Dünya’dan taşımak hem pahalı hem de zor.
Roket yakıtı
Sıvı oksijen, roket yakıtının en önemli bileşenlerinden biri. Eğer Ay’da üretilebilirse, uzay görevlerinin maliyeti ciddi şekilde düşebilir.
Uzmanlara göre sistem ileride ölçeklendirilirse, yılda kendi ağırlığının birkaç katı kadar oksijen üretebilecek kapasiteye ulaşabilir.
Sadece Ay Değil, Mars da Hedefte
Bu teknoloji sadece Ay için düşünülmüyor. Aynı prensip, Mars görevlerinde de kullanılabilir.
Özellikle Mars atmosferindeki karbondioksitin işlenerek oksijen ve metana dönüştürülmesi planlanıyor. Oksijen yaşam için, metan ise roket yakıtı için kullanılabilir.
Bu da uzayda “kendi kaynağını üret” döneminin başladığını gösteriyor.
Artemis Programı ile Doğrudan Bağlantılı
Tüm bu çalışmalar, Artemis program kapsamında yürütülüyor. Programın amacı Ay’a yeniden insan göndermek ve bu kez kalıcı bir varlık oluşturmak.
Önümüzdeki yıllarda Ay yüzeyinde sürdürülebilir üsler kurulması hedefleniyor. Bu teknoloji de o planın en kritik parçalarından biri.
Uzayda Yeni Dönem
Bugüne kadar uzay görevlerinde her şey Dünya’dan taşınıyordu. Bu da maliyeti artırıyor ve görevleri sınırlıyordu.
Ancak artık tablo değişiyor. Eğer oksijen, yakıt ve hatta yapı malzemeleri başka gezegenlerde üretilebilirse, uzay keşfi çok daha hızlı ilerleyebilir.
Ay toprağından elde edilen bu oksijen, belki de insanlığın Dünya dışındaki ilk kalıcı adımının başlangıcı olacak.




