Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Bayhan, İnegöl mobilya sektörüne ilişkin değerlendirmesinde üretim kapasitesi üzerinden yürüyen tartışmaları değerlendirdi. Bayhan, İnegöl mobilyasında temel sorunun kapasite fazlası değil, “niteliksiz kapasite yoğunluğu” olduğunu ifade etti.

Sadece 2 gün kaldı! Kredi kartı kullanan herkesi ilgilendiriyor
Sadece 2 gün kaldı! Kredi kartı kullanan herkesi ilgilendiriyor
İçeriği Görüntüle

İnegöl’ün uzun yıllardır Türkiye’nin en önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Bayhan, binlerce işletme ve yüksek üretim hacmiyle sektörün ulusal ve uluslararası pazarlarda önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti. Ancak mevcut yapının bazı yönlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Sorun kapasite fazlası değil”

Geniş üretim kapasitesinin doğru yönetilmediğinde yapısal bir soruna dönüşebileceğine dikkat çeken Bayhan, sektörün önemli bir bölümünde finansman, nitelikli teknik eleman ve tasarım eksikliği yaşandığını kaydetti.

Bayhan, şu değerlendirmede bulundu:

“İnegöl mobilyasının temel problemi kapasite fazlası değildir. Asıl sorun, niteliksiz kapasitenin yoğunluğudur. Üretim vardır; ancak bu üretim yeterince değer üretememektedir. Emek vardır; fakat bu emek sürdürülebilir bir kârlılığa dönüşememektedir.”

Rekabet kalite yerine fiyat üzerinden şekilleniyor

Sektörde rekabetin kalite ve tasarım üzerinden değil, fiyat üzerinden yürüdüğünü belirten Bayhan, maliyetin altında yapılan satışların kısa vadede firmaları ayakta tutsa da uzun vadede sektörün tamamını yıprattığını ifade etti.

Bir firmanın düşük fiyatla satış yapmasının yalnızca kendi bilançosunu değil, İnegöl mobilyasının genel piyasa algısını da etkilediğini belirten Bayhan, “İnegöl mobilyası ucuzdur” algısının markalaşma çabalarını zayıflattığını ve ihracatta pazarlık gücünü düşürdüğünü dile getirdi.

Ortak politika ve vizyon çağrısı

Sorunun bireysel işletmelerin tek başına çözebileceği bir mesele olmadığını kaydeden Bayhan, sektörün ortak aklıyla geliştirilecek kolektif politikalara ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Asgari maliyet zemininin konuşulması, ürün bazlı uzmanlaşmanın teşvik edilmesi ve tasarım ile teknik altyapının güçlendirilmesinin önemine işaret etti.

Bayhan, “İnegöl ismi yalnızca bir üretim coğrafyası değil; kalite, sürdürülebilirlik ve mesleki etik göstergesi olarak korunmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

“Hacim değil, değer üreten bir model”

Sonuç olarak İnegöl mobilyasının sorununun üretim kabiliyeti değil, ürettiğini hak ettiği değerde sunamaması olduğunu belirten Bayhan, kısa vadeli fiyat rekabeti yerine uzun vadeli sektör vizyonunun önceliklendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sektörde üretim, emek ve hız bulunduğunu ancak fiyat disiplini, ortak kalite standardı ve tasarım dili konusunda eksiklikler yaşandığını dile getiren Bayhan, çözümün hacim odaklı değil, katma değer odaklı bir üretim modelinde yattığını sözlerine ekledi.

Kaynak: Sosyal Medya