Diyanet, şiddet, nafaka yükümlülüğünün ihlali, ağır hastalık ve eşten haber alınamaması gibi durumlarda kadının ayrılık talep edebileceğini açıkladı.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, “Kadın, boşanmak için hangi durumlarda mahkemeye başvurabilir?” sorusunu yanıtladı.
Kurulun dinî değerlendirmesine göre kadın; evlilik sorumluluklarının ihlali, zarar verici davranışlar, evlilik hayatını sürdürülemez kılan bazı rahatsızlıklar ve eşinden haber alınamaması gibi gerekçelerle mahkemeden ayrılık talep edebilir.

Diyanet’in açıklamasına göre boşanma son çare
Kurul, İslam’da evlilik birliğinin korunmasının esas olduğunu belirtti. Açıklamada evliliğin önemine ilişkin Bakara 2/187, Nûr 24/32 ve Rûm 30/21 ayetlerine; eşlerin iyi geçinmesine ilişkin Nisâ 4/19’a atıf yapıldı. Anlaşmazlık durumunda ailelerden seçilecek hakemlerle uzlaşma aranması da Nisâ 4/34-35 çerçevesinde hatırlatıldı.
Kurula göre uzlaşma imkânları tükendiğinde ve evlilik fiilen sürdürülemez hâle geldiğinde boşanma son çare olarak meşru görülüyor.
“Uzlaşma imkânlarının tükenmesi ve evlilik hayatının fiilen sürdürülemez hâle gelmesi durumunda son çare olarak boşanma meşru görülmüştür.”
Fetvada evliliğin erkeğin boşaması (talak), eşlerin mal veya mehir üzerinden anlaşarak ayrılması (muhâlea) ya da mahkeme kararıyla sona erebileceği ifade edildi.
Mahkemeye başvuru gerekçeleri ise ailevi sorumlulukların ihlali, maddi veya manevi zarar verici davranışlar ile evliliğin amacını gerçekleştirmeyi imkânsız kılan psikolojik, fiziksel ya da cinsel rahatsızlıklar olarak özetlendi.

Ağır hastalıklar hangi koşulda gerekçe sayılıyor?
Kurula göre kocadaki cinsel rahatsızlıklar, aklî hastalıklar ve evlilik hayatını katlanılmaz hâle getiren ağır bedenî hastalıklar, kadının ayrılık talebine dayanak olabilir.
Fetva, bu gerekçeye dayanılabilmesini kadının söz konusu hastalığı evlilik akdinden önce bilmemesi şartına bağlıyor. Açıklamada Kâsânî, Şirbînî, Mevvâk, İbn Rüşd ve İbn Kudâme’nin eserleri ile Hukuk-ı Aile Kararnâmesi’nin 119-125. maddelerine atıf yapılıyor.

Şiddet ve ağır geçimsizlik durumunda ne yapılabilir?
Fetvada kötü muamele ve şiddetli geçimsizlik de ayrılık gerekçeleri arasında sayıldı. Eşler arasında nefretin yerleşmesi, kocanın eşine şiddet uygulaması veya onu haram bir fiile zorlaması örnek gösterildi.
Kurul, uzlaştırma ve ıslah çabalarına rağmen evlilik sürdürülemez hâle gelirse kadının mahkemeden evliliğin sona erdirilmesini isteyebileceğini belirtti.
Bu bölümde İbn Rüşd’ün eserine, Hukuk-ı Aile Kararnâmesi’nin 130. maddesine ve Kurulun 2017-758 sayılı fetvasına gönderme yapıldı.

Nafaka yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
Kocanın evlilikten doğan nafaka yükümlülüğünü yerine getirmeyerek eşini mağdur etmesi de fetvada mahkemeye başvuru gerekçesi olarak değerlendirildi.
Kurul bu konuda Desûkî, Nevevî ve İbn Kudâme’nin eserleri ile 2017-757 sayılı fetvasına atıf yaptı.

Kocadan haber alınamaması veya terk edilme
Hayatta olup olmadığı bilinmeyen ve kendisinden hiçbir şekilde haber alınamayan kocanın eşi de ayrılık talep edebilir.
Fetva, kocanın hayatta olduğu bilindiği hâlde eşini terk edip irtibatı kesmesini de başvuru gerekçeleri arasında sayıyor.
Açıklamada bu durumlar için Sahnûn, Desûkî ve Zuhaylî’nin eserlerine ve Hukuk-ı Aile Kararnâmesi’nin 126-127. maddelerine yer verildi.
Kurulun açıklamasına göre belirtilen gerekçelerle verilen mahkeme kararı, dinî açıdan “bâin boşama” niteliği taşıyor; koca, yeni bir nikâh akdi olmadan evliliğe dönemiyor.
Bu haber, Din İşleri Yüksek Kurulunun fetvasındaki dinî değerlendirmeyi aktarmaktadır.

Kadınlar Boşanma Fıkhı
İslam'da Kadının Mahkemeye Başvurarak Boşanabileceği Temel Durumlar
-
Evlilik Öncesinden Bilinmeyen Ağır ve Cisimsel Rahatsızlıklar:
-
Kocada bulunan ve evlilik birliğini fiilen yürütmeyi imkânsız kılan cinsel rahatsızlıklar, aklî dengesizlikler (akıl hastalıkları) ile eşler arasında hayatı katlanılmaz kılan ağır ve tiksindirici bedenî hastalıklar mahkemeye başvuru gerekçesidir.
-
Şartı: Kadının, evlilik akdi (nikâh) yapıldığı sırada bu hastalıklardan tamamen habersiz olması ve bunları sonradan öğrenmiş bulunması gerekir.
-
Araştırma Notu: Fıkıh mezheplerinin genelinde (Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli) bu durum "hıyârü’l-uyûb" (kusur sebebiyle seçim hakkı) kapsamında değerlendirilmiş olup, kadının evliliği feshettirme hakkı güvence altına alınmıştır.
-
-
Kötü Muamele, Şiddet ve Şiddetli Geçimsizlik (Şikâk):
-
Eşler arasında nefretin kök salması, kocanın eşine fiziki, psikolojik veya sözlü şiddet uygulaması ya da onu dinen haram olan bir fiile zorlaması durumunda kadın mahkemeye başvurabilir.
-
Şartı: Kur’an-ı Kerim’in emri gereği (en-Nisâ 4/35) öncelikle aile içi hakemler aracılığıyla uzlaştırma ve arayı bulma çabalarının sonuçsuz kalmış olması şarttır.
-
Araştırma Notu: Günümüzdeki aile hukuku düzenlemelerinde ve Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu fetvalarında, aile içi şiddet ve onur kırıcı davranışlar evliliği temelinden sarsan en önemli kusur halleri arasında sayılmaktadır.
-
-
Nafaka Mükellefiyetinin Yerine Getirilmemesi (İlâc / Nafaka Aczi):
-
Kocanın, kanunen ve dinen evliliğin kendisine yüklediği geçim sağlama ve nafaka sorumluluğunu kasten veya imkânsızlıklar haricinde yerine getirmemesi, bu yolla kadını maddî ve manevî mağduriyete sürüklemesi ayrılık sebebidir.
-
Araştırma Notu: Maliki ve Hanefi gibi fıkhi ekollerde, koca nafaka ödemekten aciz durumda ise veya yükümlülüklerini bilerek ihmal ediyorsa kadının hâkime başvurarak boşanma talep edebileceği ittifakla kabul edilmiştir.
-
-
Kocanın Kaybolması (Mefkûd) veya Eşini Terk Etmesi (Gaip):
-
Kendisinden hiçbir şekilde haber alınamayan, hayatta olup olmadığı (yaşadığı veya öldüğü) bilinmeyen (mefkûd) kocanın durumu, eşi için büyük bir mağduriyet teşkil eder. Aynı şekilde, hayatta olduğu bilinmekle birlikte evi ve eşini terk ederek uzun süre irtibatı tamamen kesen (gaip) kocanın eşi de mahkemeye müracaat edebilir.
-
Araştırma Notu: İslam hukukunda bu gibi durumlarda kadının belirsizlik içinde ömür tüketmemesi için belirli bir süre beklendikten sonra hâkim kararıyla evliliğin feshine (tefrîk) hükmedilir.
-
-
Genel Sorumluluk İhlalleri ve Evliliğin Amacını Yitirmesi:
-
Prensip olarak ailevi sorumlulukların ağır biçimde ihlâl edilmesi, maddi ve manevi zarar verici tutumlar sergilenmesi, evliliğin huzur, sükûn ve merhamet gibi ana amaçlarını gerçekleştirmeyi imkânsız kılan her türlü hal mahkeme yoluyla boşanma talebi için hukuki dayanak oluşturur.
-
Hâkim Kararının Hukuki Sonucu
-
Mahkemenin yukarıda sayılan meşru gerekçelere dayanarak verdiği boşama kararı, fıkhi terminolojide bâin (kesin) boşama hükmündedir.
-
Bu nitelikteki bir boşanma kararı sonucunda koca, yeni bir nikâh akdi ve mehir yapılmaksızın eski eşine kendiliğinden (iddet süresi içinde dahi) dönme imkânına sahip değildir. ATB

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!





