Jonathan Wılson’ın “Yabancı, Kalecinin Tarihi” adlı kitabın Türkiye Baskısı Sunuş Bölümünde Eser Özaltındere “Röveşata” ve yere yatmalı uzanma hareketi “Plonjon”u futbola görsellik katan en estetik iki hareket olarak tanımlar.
Plonjonun sadecegolün önlenmesine değil, futbol izleyicilerinin futbola bir sevda ile bağlanmalarına da katkısı olduğunu belirtir.
Röveşataya göre daha fazla uygulama imkânı bulunduğunu
da dile getirir.
Plonjon dışında, güzel bir yan top uzanması, yarım vole degajıyla takımın atağa kaldırılması, estetik bir yumrukla topun rakipten önce uzaklaştırılması gibi örnekleri de vererek futbolun görselliği ve işlevselliğinde kalecinin önemini ortaya koymaya çalışır.
“Ülkemizde ilk Plonjon yapan kaleci 1895 doğumlu Fenerbahçe Kalecisi Karnik Aslanyan’dır. O zamana kadar kaleciler topa atlamayı bilmez kale içinde koşarlardı.
Karnik Aslanyan topa uçarak müdahale eden ilk kaleci oldu. Fenerbahçe 1914 senesinde Rusya turnesine çıktı.
Ruslar Aslanyan’ı transfer etmek istediler. Kendisini çok beğenmişlerdi ancak kafile reisi Dr. Hamit Hüsnü buna izin vermedi.”
Kalecinin ellerini kullanmasına 1871’de izin verilmiş. Başlangıçta sahanın her tarafında ellerini kullanabiliyormuş.
1887’de sadece kendi yarı sahasında, 1912’de ise yalnızca Kale Sahasında ellerini kullanmasına karar verilmiş.
Futboldaki sistem dizilişlerinde kaleciye yer verilmemesi anlamakta zorlandığım bir konudur.
19. Yüzyılda sadece bir defans oyuncusunun bulunduğu, diğer dokuz oyuncunun hücum oyuncusu olarak kullanıldığı 1-0-9, 1-1-8, 1-2-7 gibi sistemlerde de, paslaşarak oyun sistemleri oluşturmaya başlandığı elli yıl boyunca da kullanılan 2-3-5 sisteminde de, günümüzde uygulanan 3-5-2, 4-4-2, 4-3-3 gibi sistemlerde de kaleci gösterilmez.
Gerçekten de Kaleci; futbol sahasında ayakla beraber elle de oynama ayrıcalığına sahip bir oyuncudur.
Kale sahası gibi bir bölgede “dokunulmazlığı” olan kişidir. Forma rengi de farklıdır.
Oyunu en arkadan izlediği için savunmayı yöneten kişidir. O bir
liderdir. Bütün bunlar böyledir de en çok örselenen ve “günah keçisi” haline getirilen de yine kalecidir.
İlçedeki amatör takımlarda uzun yıllar kalecilik yapmış, beden eğitimi öğretmeni Celalettin Barut, İnegölspor Kaleci Antrenörlüğü Departmanında görevli olduğu dönem İnegöl Yerel Haber Sitesi tarafından yapılan röportajda:
“Kaleci futbol takımında en önemli mevkilerden birisidir. Çünkü sonuca olumlu ya da olumsuz direkt etki den bir mevkidir.
Kalecinin göstereceği olumlu performans, takımın oyuna tutunmasına, direncinin artmasına katkı sağlayıp, lehte sonuç almasına sebep olabilir” der.
TURHAN ŞAHİN'İN İNEGÖL'DE FUTBOLUN 100 YILI isimli eserinden düzenlenip yayına hazırlanmıştır.