Faizli kredi kullanarak mal veya hizmet satın almak isteyen bir kişiye satış yapmanın dinen caiz olup olmadığı merak ediliyor.
Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından konuya ilişkin değerlendirmede, faizli kredi sözleşmesi ile mal veya hizmetin satışına ilişkin sözleşmenin birbirinden bağımsız iki ayrı işlem olduğu belirtildi.
Satıcının faizli işleme yönlendirmemesi, aracılık etmemesi, teşvikte bulunmaması veya kefil olmaması durumunda kredi kullanımının vebaline ortak olmayacağı ifade edildi.

Faizli kredi işlemleri İslam'da yasaklandı
Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından yapılan açıklamada Müslümanların mal, hizmet ve finansman gibi ihtiyaçlarını dinen meşru yollarla karşılaması gerektiği belirtilirken, İslam'da faiz içeren kredi işlemleri ve ticari faaliyetlerin kesin olarak yasaklandığı vurgulandı.
Faizli işlemlerde bulunanların şer'i açıdan sorumlu olacağı, el-Bakara Suresi'nin 275. ayeti ile Müslim'in Müsâkāt bölümündeki 1598 numaralı hadise atıf yapılarak ifade edildi.Dinen yasaklanmış bir işlemin yapılmasına bilerek yardımcı olanların da bu sorumluluğa ortak olacağı belirtiliyor. Bu konuda el-Mâide Suresi'nin 2. ayetine dikkat çekiliyor.

Bakara Suresi 275. Ayet
“Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarparak sersemlettiği kimse gibi kalkarlar. Bunun sebebi onların, ‘Alım satım da ancak faiz gibidir’ demeleridir. Hâlbuki Allah alım satımı helâl, faizi ise haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse geçmişte olan kendisinindir ve işi Allah’a kalmıştır. Kim tekrar faize dönerse işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar.”
Mâide Suresi 2. Ayet
“İyilik ve takvâ hususunda yardımlaşın, günah ve düşmanlık yolunda yardımlaşmayın. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın cezası çetindir.”
Câbir b. Abdullah’tan (r.a.) rivayet edildiğine göre:
“Resûlullah (s.a.v.), faiz yiyene, faiz verene, onu yazana ve iki şahidine lânet etti ve ‘Onlar (günahta) eşittirler.’ buyurdu.” (Müslim, Müsâkāt, 106 [1598])
Faizli kredi ve satış iki ayrı işlem olarak değerlendiriliyor
Faizli kredi kullanarak mal veya hizmet satın alan kişinin farklı taraflarla birbirinden bağımsız iki işlem yaptığı belirtiliyor. Bunlardan ilkini banka veya finansman şirketiyle yapılan kredi sözleşmesi, ikincisini ise mal veya hizmet satıcısıyla gerçekleştirilen satım akdi oluşturuyor.
Ayrı taraflarla yapılan ve hukuki mahiyetleri bakımından birbirinden bağımsız olan bu sözleşmelerin hüküm ve sonuçlarının da ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
Faizli kredi sözleşmesi haram, satış akdi ise ayrı değerlendiriliyor
Buna göre müşterinin banka veya finansman şirketiyle yaptığı faizli kredi sözleşmesi haram kabul edilirken, söz konusu kredi sözleşmesinden bağımsız şekilde başkasıyla gerçekleştirilen satım veya hizmet sözleşmesi dinen meşru kabul ediliyor.
Bu ayrım, faizli krediyle alışveriş yapan müşteriye mal veya hizmet satan kişinin dinî sorumluluğunun belirlenmesinde önem taşıyor.
Satıcı hangi durumda faiz işleminin vebaline ortak olmaz?
Dinen meşru bir mal veya hizmeti faizli kredi kullanan kişiye satan kimsenin, belirli şartlar altında müşterinin gerçekleştirdiği faizli kredi işleminin vebaline ortak olmayacağı ifade ediliyor.
Buna göre satıcının faizli kredi işlemine yönlendirici, aracı veya teşvik edici olmaması ve faizli krediye kefil olmaması gerekiyor.
Kredi kullanan bir kimseye dinen meşru olan bir malı veya hizmeti satan kişi; faizli işleme yönlendirici, aracı, teşvik edici veya kefil olmadığı sürece bu kredi kullanımının vebaline ortak olmaz.
Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından yapılan değerlendirmenin sonunda Müslümanların ticari ilişkilerinde meşru finansman yöntemlerine bağlı kalan kişileri tercih etmelerinin daha uygun olduğu da vurgulanıyor.
Faizli Krediyle Satışa Dair Temel Fıkhi Esaslar
-
İslam'da Meşruiyet İlkesi: Müslümanların her türlü mal, hizmet ve finansman ihtiyacını helal ve meşru yollarla karşılaması temel bir esastır.
-
Sözleşmelerin Bağımsızlığı Prensibi: Faizli krediyle mal veya hizmet alan bir kimse, gerçekte birbirinden tamamen ayrı iki hukuki işlem gerçekleştirmektedir:
-
Banka veya finansman kuruluşu ile yapılan faizli kredi sözleşmesi.
-
Satıcı ile gerçekleştirilen meşru alım-satım (akit) sözleşmesi.
-
-
Hükümlerin Ayrılması: Hukuki mahiyetleri ve tarafları farklı olan bu iki sözleşme, kendi sonuçları bakımından ayrı değerlendirilir. Müşterinin bankayla yaptığı faizli sözleşme haram kabul edilirken, bu akitten bağımsız olarak kurulan mal veya hizmet satış sözleşmesi kendi başına meşruiyetini korur.
-
Satıcının Sorumluluğu: Dinen helal olan bir malı veya hizmeti faizli kredi kullanan bir kişiye satan esnaf veya tüccar; faizli işlemi teşvik etmediği, bu sürece aracılık yapmadığı veya kefil olmadığı sürece müşterinin çektiği kredinin vebaline ve günahına ortak olmaz.
-
Yardımlaşma ve Sakınma Hassasiyeti (İhtiyat): İslam dini günaha ve harama vesile olmamayı emreder. Her ne kadar satış işlemi tek başına caiz olsa da, satıcının ve Müslümanların ticari ilişkilerinde faizli sistemleri tercih edenler yerine meşru finansman yöntemlerini (katılım bankacılığı, peşin ödeme, taksitli ve faizsiz model arayışları) kullanan kişileri desteklemesi takvaya ve dinin ruhuna daha uygun bir yaklaşım olarak tavsiye edilmiştir.
-
Araştırmalar ve Fıkhi Yaklaşım: Günümüz İslam hukukçularının ve çağdaş fetva kurullarının (örneğin Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu) ortak kanaati, akitlerin infikki (ayrışması) kuralına dayanır. Buna göre, mülkiyeti ve ticareti meşru olan bir nesnenin bedelinin sonradan nasıl ödendiği (müşterinin borçlanma biçimi), aslolan satış akdini doğrudan batıl (geçersiz) kılmamakla birlikte, faiz gibi büyük bir haramla olan dolaylı bağ sebebiyle hassasiyet gösterilmesi her zaman teşvik edilmiştir. ATB

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!









