İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yabancı ülke vatandaşlarını forex ve kripto yatırım vaadiyle dolandırdığı iddia edilen organizasyona yönelik İstanbul ve Muğla’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. 239 şüphelinin hedef alındığı operasyonda 191 kişi gözaltına alındı. Soruşturmada, organizasyonun İsrail vatandaşı kişiler tarafından yönetildiği ve 3 milyar doların üzerinde haksız kazanç elde edildiğinin değerlendirildiği bildirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, forex ve kripto para yatırımı üzerinden uluslararası çapta dolandırıcılık yaptığı iddia edilen bir organizasyona yönelik geniş kapsamlı operasyon gerçekleştirildi.
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin katıldığı operasyonlar İstanbul ve Muğla’da düzenlendi.
Toplam 328 adrese gerçekleştirilen eş zamanlı baskınlarda 191 şüpheli gözaltına alındı.
29 şirket ve 44 çağrı merkezi mercek altına alındı
Soruşturma kapsamında 29 farklı şirkete ait 44 çağrı merkezi ile bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 239 şüphelinin 286 ikamet adresi tespit edildi.
Operasyon kapsamında şirket ve ikamet adresleri dahil olmak üzere toplam 328 adreste arama yapıldı.
Şüphelilerin suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile banka hesapları, ödeme kuruluşlarındaki varlıkları ve kripto para borsalarındaki hesaplarına el konulduğu bildirildi.
Firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü belirtildi.
Forex ve kripto reklamlarıyla mağdurlara ulaştıkları iddiası
Soruşturmada bazı şirketlerin sosyal medya platformları, arama motorları ve çeşitli internet siteleri üzerinden yüksek kazanç vaadi içeren forex ve kripto yatırım reklamları yayımladığı tespit edildi.
Bu reklamlar aracılığıyla ulaşılan kişilere ait kişisel bilgilerin CRM sistemlerine aktarıldığı, ardından farklı dilleri bilen çağrı merkezi çalışanlarının söz konusu kişilerle iletişime geçtiği öne sürüldü.
Şüphelilerin mağdurları yatırım yapmaya ikna etmeye çalıştığı belirtildi.
Çalışanlara kod ad ve sahte hayat hikayeleri verildi
Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre çağrı merkezlerinde farklı dilleri bilen kişiler “conversion agent” ve “retention agent” olarak işe alındı.
Çalışanlara eğitim verildiği, mağdurlarla görüşmeler sırasında kullanmaları amacıyla kod adlar ve sahte hayat hikayeleri oluşturulduğu iddia edildi.
Çalışanların mağdurların uyruğuna ve konuştukları dile göre gruplandırıldığı, vardiyalı şekilde çalıştırıldığı ve çağrı merkezlerinde İbranice konuşulmasının yasaklandığı da soruşturma kapsamında ileri sürüldü.
Mağdurlara sahte yatırım ekranı gösterildiği öne sürüldü
Şüphelilerin mağdurları çeşitli yatırım platformlarına yönlendirdiği, ilk aşamada düşük miktarlarda ödeme almalarının ardından daha yüksek tutarlarda yatırım yapmaya ikna ettikleri iddia edildi.
Yatırılan paraların yurt dışındaki banka hesaplarına veya kripto para cüzdanlarına aktarıldığı belirtildi.
Mağdurlara şüphelilerin kontrolündeki yatırım takip ekranlarında kazanç sağladıkları yönünde sahte veriler gösterildiği ve bu yöntemle daha fazla para yatırmalarının sağlandığı öne sürüldü.
Paralarını çekmek isteyen mağdurlardan ise hesaplarının bloke olduğu veya vergi ödemeleri gerektiği gerekçesiyle yeniden para talep edildiği, daha sonra mağdurlarla iletişimin kesildiği kaydedildi.
3 milyar doların üzerinde haksız kazanç iddiası
Interpol-Europol Daire Başkanlığı aracılığıyla farklı ülkelerde aynı şirket ve platformlar üzerinden dolandırıldığını bildiren yüzlerce mağdura ait başvurunun soruşturma dosyasına eklendiği belirtildi.
Savcılık açıklamasına göre organizasyonun iki yıl içerisinde, yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen işlemlerde 13 milyar liralık hacme ulaştığı tespit edildi.
Mağdurlardan elde edildiği değerlendirilen toplam haksız kazancın ise 3 milyar doların üzerinde olduğu kaydedildi.
Organizasyonun İsrail vatandaşı kişiler tarafından yönetildiği tespit edildi
Soruşturma kapsamında organizasyonun İsrail vatandaşı kişiler tarafından yönetildiği, faaliyetlerin farklı ülkelerde kurulan şirketler ve paravan çağrı merkezleri üzerinden yürütüldüğü tespit edildi.
Organizasyon yöneticilerinin farklı ülkelerde şirket kurulması, insan kaynakları ve muhasebe gibi süreçleri planladıkları; Türkiye’de ise çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm şirketleri adı altında yapılanmalar oluşturdukları belirtildi.
Milli İstihbarat Teşkilatının çalışmalarında, söz konusu organizasyonun faaliyetlerini Türkiye’ye kaydırma arayışında olduğuna ilişkin tespitlere ulaşıldığı aktarıldı.
Soruşturmada ayrıca organizasyonun İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki farklı ülke vatandaşlarını hedef aldığı ve dünya genelinde yatırım dolandırıcılığı yaptığı yönünde bulgulara yer verildi.





