Su denince aklımıza hep sağlık geliyor. “Ne kadar çok içersen o kadar iyidir” sözü neredeyse ezbere biliniyor. Ama işin aslı pek de öyle değil. Evet, su hayati öneme sahip. Ancak fazlası da en az azı kadar sorun oluşturabiliyor.
Uzmanlara göre suyu bilinçsizce ve kontrolsüz şekilde içmek; baş dönmesi, mide bulantısı, halsizlik ve hatta bayılmaya kadar gidebilen ciddi sağlık problemlerine yol açabiliyor. Kısacası su, kararında içildiğinde şifa, aşırıya kaçıldığında ise risk demek.

“Susamıyorsam Suya İhtiyacım Yok” Düşüncesi Yanlış
Özellikle yaş ilerledikçe susama hissi azalabiliyor. Yani “canım su istemiyor” demek, vücudun susuz olmadığı anlamına gelmiyor. Özellikle yaşlılarda bu durum daha sık görülüyor.
Öte yandan gün boyu elinden matarayı düşürmeyen, farkında olmadan litrelerce su içen kişilerde de tam tersi bir risk var. Aşırı su tüketimi, vücudun tuz dengesini bozabiliyor. Bu yüzden önemli olan susuz kalmamak kadar, fazlaya da kaçmamak.

“Çay ve Kahve İçiyorum, Suya Gerek Yok” Yanılgısı
Çay ve kahve sıvı içerir ama suyun yerini tutmaz. Hatta fazla içildiğinde vücuttan su atımını artırır. Yani “nasıl olsa çay içtim” diyerek su içmemek doğru değil.
İdrar rengine bakarak “yeterince su içiyorum” demek de her zaman doğru sonuç vermez. Açık renk idrar her zaman ideal, koyu renk idrar da her zaman susuzluk anlamına gelmeyebilir. Bu konuda kesin bir ölçü yok.

“Böbrekleri Temizlemek İçin Ne Kadar Çok Su O Kadar İyi” Düşüncesi
Böbrek taşı olan kişiler için yeterli su tüketimi gerçekten çok önemlidir. Ancak bu durum herkes için geçerli değildir. Kalp yetmezliği, ileri böbrek hastalığı ya da karaciğer sirozu olan kişilerde fazla su; vücutta şişmeye, nefes darlığına ve hatta hastaneye yatışlara neden olabilir.
Bu tür hastalığı olanların su miktarını mutlaka doktor kontrolünde belirlemesi gerekir.

“Herkes Günde 8–10 Bardak Su İçmeli” Kuralı Herkese Uymaz
Su ihtiyacı kişiden kişiye değişir. Kilo, yaş, günlük hareket, terleme miktarı, hamilelik, emzirme ve hatta yaşanılan şehrin iklimi bile bu ihtiyacı etkiler.
Sıcak bir şehirde yaşayan biriyle serin bir bölgede yaşayan kişinin su ihtiyacı aynı değildir. Bu yüzden herkese uyan tek bir “ideal su miktarı” yoktur.

En Doğru Yol: Vücudu Dinlemek
Uzmanlar suyu bir ilaç gibi düşünmeyi öneriyor: Doğru kişiye, doğru miktarda fayda sağlar. En sağlıklısı; vücudun verdiği sinyalleri dikkate almak, aşırıya kaçmamak ve kronik bir hastalık varsa su tüketimini mutlaka doktora danışarak ayarlamak.




