İşyeri dışında gerçekleştiği ileri sürülen darp olayı nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen bir mühendisin işe iade davasında Bölge Adliye Mahkemesi’nden dikkat çeken karar çıktı. BAM 7. Hukuk Dairesi, özel yaşama ilişkin fiil ve davranışların kural olarak işverenin müdahale alanı dışında kaldığını belirterek, olayın işyerine somut ve olumsuz etkisinin ortaya konulması gerektiğine hükmetti.
İddiaya göre mühendis, aynı işyerinde çalışan kız arkadaşı B.A.’yı darbettiği gerekçesiyle işten çıkarıldı. Mühendis, feshin ardından İş Mahkemesi’nde işe iade davası açtı.
İlk derece mahkemesi davayı reddetti
Davacı taraf, olayın özel yaşam kapsamında gerçekleştiğini ve işyeri düzenini bozucu bir davranışta bulunulmadığını ileri sürdü. Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması kapsamında hazırlanan bilirkişi raporuna da atıfta bulunan taraf, ceza dosyaları sonuçlanmadan ve masumiyet karinesi gözetilmeden iş sözleşmesinin feshedildiğini savundu.
Ayrıca davacı, işverenin eşit davranma yükümlülüğüne aykırı şekilde yalnızca kendi iş sözleşmesini feshettiğini, B.A.’nın ise çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal sonuçlara hükmedilmesini talep etti.
Davalı işveren ise olayın işyeri dışında gerçekleşmesine rağmen iş ilişkisini olumsuz etkilediğini savundu.
İş Mahkemesi, işyeri ve mesai dışında meydana gelen olayın ardından taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği ve işverenin davacıyla çalışmaya devam etmesinin beklenemeyeceği gerekçesiyle feshin geçerli olduğuna karar verdi. Davanın reddedilmesinin ardından karar istinafa taşındı.
BAM: İşyerine somut etkisi ortaya konulmalı
Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, işçinin özel yaşamına ilişkin fiil ve davranışlarının kural olarak işverenin müdahale alanı dışında kaldığını vurguladı.
Kararda, özel yaşamda gerçekleşen bir olayın ancak işyerine somut, belirgin ve olumsuz şekilde yansıdığının ortaya konulması halinde feshe dayanak yapılabileceği belirtildi. Salt özel yaşam alanında gerçekleştiği ileri sürülen olayların tek başına geçerli fesih nedeni sayılamayacağı ifade edildi.
BAM kararında, olayın gerçekleştiği varsayılsa dahi bunun kendiliğinden geçerli fesih nedeni oluşturmayacağına dikkat çekilerek, fiilin işyeriyle bağlantısı ve iş ilişkisine etkisinin ayrıca kanıtlanması gerektiği kaydedildi.
“Çalışma barışının bozulduğuna dair somut delil yok”
Dosyadaki tanık anlatımları ve diğer delilleri değerlendiren daire, iddia edilen olayın işyerinde huzursuzluk yarattığına, çalışma barışını bozduğuna veya işin yürütümünü olumsuz etkilediğine ilişkin somut bir anlatım ya da delil bulunmadığı sonucuna vardı.
Kararda ayrıca davacı ile olayın diğer tarafının farklı birimlerde görev yaptığı ve fiilen birlikte çalışmadıkları belirtildi. İşverenin fesih dışında daha hafif ve koruyucu önlemleri değerlendirip değerlendirmediği de inceleme konusu yapıldı.
Savunma hakkı da değerlendirildi
BAM, davacının savunmasının disiplin kurulu toplantısı sırasında alınmış olmasının, fesih öncesinde usulüne uygun savunma alınması yükümlülüğünü tek başına karşılamadığına hükmetti.
Kararda, isnat edilen fiilin davacıya açık ve net biçimde bildirildiğine ve etkili biçimde savunma yapma imkanı tanındığına ilişkin dosyada yeterli delil bulunmadığı belirtildi.
Daire, olayın işyeriyle bağlantısının ve iş ilişkisini objektif olarak sürdürülemez hale getirdiğinin somut delillerle ispatlanamadığı, savunma hakkının usulüne uygun kullandırılmadığı ve “feshin son çare olması” ilkesine uyulmadığı sonucuna ulaştı.
Bu gerekçelerle davalı işverenin geçerli fesih nedenini ispatlayamadığına hükmeden BAM, ilk derece mahkemesinin ret kararını hatalı bularak davacının işe iadesine ve yasal sonuçlarına karar verilmesi gerektiğini belirtti.




