Bursa’nın Kestel ilçesine bağlı Derekızık köyünde yaklaşık bir asırdır sürdürülen düğün geleneği, Tuğba Yılmaz ile Serdar Kitapçı’nın düğününde de yaşatıldı. Zonguldak’tan Bursa’ya gelin gelen Tuğba Yılmaz’ın bulunduğu araç, damat evine yaklaşık 200 metre kala durdurulunca yolculuk 4 saat sürdü.
Köy girişinde gelin aracının önü bir kamyonla kesildi. Ardından köyün gençleri damadı çağırarak birlikte oynadı ve gelin aracının önüne tepsilerle yemek istedi.
Yemeklerin yenilmesinin ardından gençler, yaklaşık her saat başında tepsileri 10 metre ileri taşıdı. Gelin ile damat bu süre boyunca araçta bekledi.

Damat yol ortasında kahve pişirdi
Damat evine yaklaşılırken köy sakinleri bu kez köy tavuğu istedi. Talebin karşılanmasının ardından tavuklara kurdele bağlandı, köy sakinleri tavukları boyunlarına asarak müzik eşliğinde oynadı.
Gençler daha sonra damat Serdar Kitapçı’nın hamaratlığını sınamak için yol ortasında Türk kahvesi hazırlamasını istedi. Kitapçı, piknik tüpünde kahve pişirerek ikram etti.
Kahvelerin beğenilmesinin ardından gelin arabasının önü yeniden açıldı.

Damat annesinin çeyizinden tabak istendi
Damat evinin önüne gelindiğinde bu kez Serdar Kitapçı’nın annesinden kırılmak üzere en değerli tabak takımından bir parça istendi. Kısa süren pazarlığın ardından anne, kendi çeyizinden birkaç tabağı gençlere verdi.
Tabakların kırılmasının ardından Tuğba Yılmaz ile Serdar Kitapçı eve girebildi. Ancak gelenek burada da sona ermedi.
Köyün gençleri damadı yeniden sokağa çağırarak “tatlı dilli” olması için ağzına lokum doldurdu. Aynı uygulama sağdıç ile damadın kardeşine de yapıldı.




