Abdestli olup olmadığını unutan ya da şüphe edenler için Din İşleri Yüksek Kurulu, “kesin bilgi şüpheyle bozulmaz” ilkesini hatırlattı.
Günlük ibadet hayatında en çok karşılaşılan sorulardan biri, kişinin abdestli olup olmadığından şüpheye düşmesi.
Bu konuda tereddüt yaşayanlar için Din İşleri Yüksek Kurulu, fıkhi ölçülere dayanan net bir açıklama yaptı.

Şüphe Değil, Kesin Bilgi Esas Alınıyor
İslam fıkhında ibadetlerde esas olan, kesin olarak bilinen durumdur. Şüphe ise kesin bilgiyi ortadan kaldırmaz. Bu ilke, abdest konusunda da geçerli kabul ediliyor.

Abdest Aldığından Emin Olanlar
Bir kimse abdest aldığını kesin olarak biliyor ancak daha sonra abdestini bozup bozmadığı konusunda şüpheye düşüyorsa, bu kişi abdestli kabul edilir.
Çünkü ortada abdestin bozulduğuna dair kesin bir bilgi yoktur.

Abdestini Bozduğunu Bilenler
Buna karşılık, bir kimse abdestini bozduğunu kesin olarak biliyor fakat sonrasında yeniden abdest alıp almadığından emin değilse, bu durumda abdestsiz sayılır.
Çünkü bilinen durum, abdestin bozulmuş olmasıdır.
Din İşleri Yüksek Kurulu Metnine Göre Unutulan Abdest ile İlgili Temel İlkeler
Fıkıhta genel bir kural olan "Yakin (kesin bilgi), şüphe ile zail olmaz (ortadan kalkmaz)" ilkesine dayanarak:
-
Abdestli Olduğundan Emin Olanlar: Eğer kişi abdest aldığını kesin olarak hatırlıyor ancak sonradan bozulup bozulmadığı konusunda tereddüt ediyorsa, o kişi abdestli sayılır.
-
Abdestin Bozulduğundan Emin Olanlar: Eğer kişi abdestinin bozulduğunu kesin olarak biliyor ancak sonradan yeniden abdest alıp almadığından şüphe ediyorsa, o kişi abdestsiz sayılır.
-
Kesin Bilginin Önceliği: Karar verilirken şüpheye değil, hafızadaki en son "kesin bilgiye" (yakin) itibar edilir.
Fıkıh ve Abdestte Şüphe Durumu
Fıkıh kaynaklarında (Hanefi, Şafiî ve diğer mezheplerin genel yaklaşımıyla) bu konu "İstishab" delili çerçevesinde daha detaylı ele alınır. İşte bu konudaki ek araştırmalarım:
-
Vesvese ve Alışkanlık Durumu: Eğer bir kimsede abdest konusunda sürekli bir şüphe hali (vesvese) varsa, bu kişi şüphelerine hiç itibar etmemelidir. Sürekli şüpheye düşmek ibadeti zorlaştıracağı için, bu durumda kişi en son ne yaptığına bakmaksızın kendini abdestli sayarak namazına devam edebilir (Vesveseyi önlemek adına).
-
Namaz Esnasındaki Şüphe: Namaz kılarken abdestin bozulduğuna dair bir şüphe gelirse, kişi yellenme sesi duymadıkça veya koku almadıkça namazını bozmamalıdır. Bu bizzat Hz. Peygamber’in (s.a.s.) tavsiyesidir.
-
İhtiyatlı Davranmak (Takva): Eğer kişi aşırı vesvese sahibi değilse ve imkanı da varsa, şüpheyi gidermek adına yeniden abdest alması "evla" (daha iyi) görülmüştür. Ancak bu bir zorunluluk değil, kalbi mutmain etme yöntemidir.
-
Şafiî Mezhebi Farkı: Şafiî mezhebinde de kural aynıdır; ancak bir kimse hem abdest aldığını hem de abdestinin bozulduğunu hatırlıyor ama hangisinin daha sonra olduğunda tereddüt ediyorsa, o anki durumuna göre hareket eder.
-
Mecelle Kaidesi: İslam hukukunun temel metinlerinden Mecelle'de bu durum şu madde ile sabitlenmiştir: "Bir zamanda sabit olan şeyin, hilafına delil olmadıkça bekasına hükmolunur." Yani abdestliyken "yeni bir durum" (abdestin bozulması) kanıtlanmadıkça abdest devam ediyor kabul edilir.

İslam dini kolaylık dinidir. Zihninizdeki net olmayan "acaba" soruları, net olan "aldım" ya da "bozuldu" bilgisini geçersiz kılmaz.
En son neyi net hatırlıyorsanız, o durumunuz geçerlidir.

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!







