Uzmanlara göre dünya genelinde her 7 kişiden biri migren hastası. Bu da nüfusun yaklaşık yüzde 15’ine denk geliyor. Kadınlarda görülme oranı yüzde 20’lere kadar çıkarken, erkeklerde bu oran yaklaşık yüzde 8 civarında seyrediyor.
Migren Neden Kadınlarda Daha Sık Görülüyor?
Migrenin kadınlarda daha fazla görülmesinin en önemli nedeni hormonlar. Özellikle östrojen hormonundaki dalgalanmalar, migren ataklarını tetikleyebiliyor.
Ergenlik dönemiyle birlikte migren sıklığının artması da bunun en net göstergesi. Vakaların büyük kısmında hastalık 30 yaşından önce başlıyor.
Birçok kadın adet döneminde, hamilelik sürecinde ya da doğum sonrası dönemde migren ataklarının arttığını söylüyor. Menopoz sonrası ise hormon seviyeleri düştüğü için atakların genellikle hafiflediği belirtiliyor.

Migren Atağı Nasıl Olur?
Migren ağrısı çoğu zaman tek taraflı olur ve zonklayıcı bir şekilde hissedilir. Orta ya da şiddetli düzeyde olabilir.
Ataklar genelde 4 saat ile 72 saat arasında sürebilir. Bu süreçte:
* Bulantı ve kusma
* Işığa karşı hassasiyet
* Sese ve kokuya tahammülsüzlük
* Halsizlik ve odaklanma sorunu
gibi belirtiler görülebilir.
Bazı kişilerde ağrı başlamadan önce “aura” denilen görsel bozukluklar, ışık çakmaları ya da uyuşmalar da yaşanabilir.

Migreni Neler Tetikliyor?
Migreni tetikleyen faktörler kişiden kişiye değişebilir ancak en sık görülen nedenler şunlardır:
* Uyku düzensizliği
* Yoğun stres
* Uzun süre aç kalmak
* Aşırı fiziksel yorgunluk
* Hava değişimleri
Beslenme de önemli bir tetikleyici olabilir. Özellikle eski kaşar gibi beklemiş peynirler, işlenmiş et ürünleri, konserve gıdalar, fazla baharatlı yiyecekler, çikolata ve aşırı kafein bazı kişilerde atağı başlatabiliyor.
Migren Tanısı Nasıl Konur?
Migren tanısı genellikle hastanın anlattığı belirtilere ve nörolojik muayeneye göre konur. Her baş ağrısı için MR ya da tomografi gerekmez. Ancak doktor gerekli görürse beyin görüntüleme yöntemleriyle başka hastalıkların olup olmadığı kontrol edilir.
Burada önemli olan, baş ağrısının düzenli hale gelmesi, şiddetinin artması ya da alışılmışın dışında belirtiler göstermesidir. Böyle durumlarda mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurmak gerekir.

Tedavide Yeni Yöntemler Var
Migren tedavisi kişiye özel planlanır. Atak sırasında kullanılan ağrı kesiciler ve migrene özel ilaçlar vardır. Sık atak yaşayan kişilerde ise koruyucu tedavi uygulanabilir.
Son yıllarda tedavi seçenekleri oldukça genişledi:
* Botoks uygulaması
* Sinir blokajı
* CGRP hedefli iğne tedavileri (halk arasında migren aşısı olarak biliniyor)
* Akupunktur gibi destek yöntemler
özellikle kronik migren hastalarında umut verici sonuçlar verebiliyor.
Migren Basit Bir Ağrı Değil
Migren, “geçer gider” denilecek bir sorun değil. Kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir, iş gücü kaybına neden olabilir ve sosyal hayatı olumsuz etkileyebilir.
Sık sık tekrarlayan, günlük hayatı sekteye uğratan baş ağrıları yaşıyorsanız bunu normalleştirmeyin. Erken tanı ve doğru tedaviyle migren kontrol altına alınabilir.




