Kuduz, nadir görülmesine rağmen ihmal edildiğinde son derece ciddi sonuçlara yol açabilen bir enfeksiyon. Özellikle köpek veya kedi gibi memelilerin ısırması ya da deriyi bozan şekilde tırmalaması sonrası yapılacak ilk müdahale büyük önem taşıyor.
Uzmanlara göre böyle bir durumda en önemli adımlardan biri, yaranın vakit kaybetmeden bol su ve sabunla en az 15 dakika boyunca yıkanması. Ancak sadece yarayı temizlemek yeterli olmayabilir. Temasın ardından sağlık kuruluşuna başvurularak kuduz aşısı ve diğer koruyucu uygulamaların gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.
Kuduz Neden Bu Kadar Tehlikeli?
Kuduz, enfekte hayvanların salyasıyla bulaşabilen ve sinir sistemini etkileyen viral bir hastalık. Hastalık belirtileri başladıktan sonra çok ağır seyredebildiği için asıl amaç, belirtiler ortaya çıkmadan önce gerekli önlemleri almak.
Doğru yara temizliği ve gerekli durumlarda uygulanan kuduz aşısı ile hastalığın gelişmesi büyük ölçüde önlenebiliyor.
Sadece Köpek Isırığı Değil Kedi Tırmalaması Da Önemli
Kuduz denildiğinde akla genellikle köpek ısırıkları geliyor. Ancak enfekte bir kedinin tırmalaması da deriyi bozuyorsa risk değerlendirmesine alınmalı.
Ayrıca enfekte hayvanın salyasının açık yara, göz, ağız veya burun gibi bölgelere temas etmesi de önem taşıyor.
“Kanamadı”, “Çizik çok küçük” veya “Hayvan sağlıklı görünüyordu” gibi durumlar tek başına risk olmadığını göstermez. Hayvanın türü, temasın şekli, yaranın bulunduğu bölge ve hayvanın gözlem durumuyla birlikte değerlendirme yapılması gerekir.
Isırık Ve Tırmalama Sonrası İlk 15 Dakika Çok Önemli
Riskli bir temas yaşandığında ilk yapılması gerekenlerden biri yarayı bol su ve sabunla en az 15 dakika boyunca yıkamak.
Ardından mümkün olan en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Doktor, temasın niteliğine göre kuduz aşısı, kuduz immünglobulini ve tetanoz gibi gerekli uygulamaları değerlendirebilir.
Yaraya kül, toprak, biber, kolonya veya çeşitli bitkisel ürünler sürmek ise doğru değildir. Bu tür maddeler yarayı tahriş edebilir ve enfeksiyon riskini artırabilir.
Hayvan Sağlıklı Görünüyorsa Risk Yok Demek Değil
Bir hayvanın temas sırasında normal davranması tek başına kuduz riskini ortadan kaldırmaz. Hayvanın aşı durumu, sahipli olup olmadığı, gözlem altında tutulup tutulamayacağı ve temasın nasıl gerçekleştiği önemlidir.
Özellikle kedi ve köpeklerde uygun şartlarda yapılan veteriner gözetimindeki gözlem, risk değerlendirmesinde kullanılabilir. Ancak bu durum kişinin kendi başına “hayvan sağlıklı, sorun yok” diyerek sağlık kuruluşuna gitmemesi anlamına gelmez.
Aradan Günler Geçtiyse De Sağlık Kuruluşuna Başvurun
Isırık veya tırmalamanın üzerinden birkaç gün geçmiş olması, artık yapılabilecek bir şey olmadığı anlamına gelmez.
Kuduzun kuluçka süresi kişiden kişiye değişebilir. Bu nedenle riskli temasın üzerinden zaman geçmiş olsa bile vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir.
Özellikle temasın nasıl gerçekleştiğinden emin olunamıyorsa veya hayvanın durumu bilinmiyorsa değerlendirme mutlaka sağlık profesyonelleri tarafından yapılmalıdır.
Çocuklarda Daha Dikkatli Olmak Gerekiyor
Çocuklar hayvanlarla oynarken yaşadıkları küçük tırmalama veya ısırıkları önemsemeyebilir. Hatta bazı durumlarda ailelerine söylemeyebilir.
Bu nedenle çocuklara yabancı hayvanlara yaklaşmamaları, yemek yiyen veya yavrularını koruyan hayvanları rahatsız etmemeleri ve herhangi bir ısırık ya da tırmalama olduğunda hemen bir yetişkine haber vermeleri öğretilmeli.
Kuduzda en önemli konu, belirtiler ortaya çıktıktan sonra tedavi aramak değil, riskli temasın hemen ardından doğru müdahaleyi yapmak. Bu nedenle kedi veya köpek ısırığı ve deriyi bozan tırmalamalar hafife alınmamalı.








