Abdülvasih Duran

YÜZDE YÜZ GARANTİLİ DUALAR

11 Mayıs 2016 / Çarşamba 18:56:02 | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

Bildiğiniz gibi piyasada bir mal veya bir eşya kaliteli olursa ve ona fazla miktarda rağbet ve ilgi varsa hemen taklitleri ortaya çıkar.Hiç bir kötü ve kalitesiz malın veya eşyanın taklidi yapılmaz.Çünkü kar getirmez.

       Dini konular da böyledir.Din, insanın hayatında önemli bir yer tuttuğu için dinin konuları da ilgi duyulan konulardır.Özellikle ülkemiz de son yıllarda  dine karşı artan  ilgi taklitçilerin  iştahını kabartmıştır.

      Bu dini konulardan bir tanesi de dua konusudur. Çünkü dua ibadetin temelidir.Dua ile insan, acziyetini bildiriyor.Acziyetini bildirirken diğer yandan da kudret sahibi birine(Allah’a) sığınıyor. O nedenle dua etmek aynı zamanda bir ibadettir.Yüce Allah

‘(Resulüm) deki:Kulluk ve duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin ki’ (Furkan-77).

      Dua eden  kişi Allah’ı kendisine yakın  kabul etmiş demektir.O nedenle  o dönemin  Mekke müşriklerinin dua ettiklerine rastlamıyoruz.Çünkü onlar uzak bir Allah’a inanıyorlardı ve onları Allah’a yaklaştırsın diye putları aracı yapıyorlardı.

   Yüce Rabbimiz bizden sürekli kendisinden isteklerde bulunmamızı istiyor.Zaten ”Vermeyi istemeseydi istemeyi öğretmezdi”.Biz beşer olarak yaptığımız hatalardan biri de Allah ile olan irtibatımızla ,insanlarla olan irtibatımız arasında benzerlikler kurmamızdır.Yani aynı ölçüleri kullanıyoruz.Şöyle ki:İnsanlardan istemenin bir sınırı vardır.En samimi arkadaşınızdan bile  peş peşe birkaç istekte bulunursanız rahatsız olur.Biz bu durumu Allah için de zannediyoruz.Oysa biz  Allah’tan  istemediğimiz zaman Allah’ı küstürmüş oluruz. Ancak dua konusu ilgi uyandırmaya başlayınca sahtekarlar ve taklitçiler devreye girmeye başladı.

        Her dini konuda olduğu gibi dua konusu da önce dine uygun,gayet samimi ve hurafelerden uzak bir şekilde başladı.Şöyle ki: “Resulüllah’ın (sav) Dilinden Dualar”,”Ashab-ı Kiramın Rivayet Ettiği Dualar” v.b. gayet sahih ve hepimizin kabul ettiği dualar şeklinde başlandı.

       Daha sonraki zamanlarda dua konusu ilgi görmeye başlayınca taklitler ve uydurmalar peş peşe gelmeye başladı.Özellikle İslami isim havası vermek için Ebü’l falanın,İbnü’l falanın duaları gibi sahih kaynaklarımızda bulunmayan dua çeşitleri ortaya çıkmaya başladı.İş bununla da kalmadı.Artık “Garantili Dualar”,”Sırlı Dualar”;”Tılsımlı Dualar” şeklinde dua çeşitleri ortaya çıkmaya başladı.

        Dua kitaplarını satmak için “Garantili Dualar” dediler.Kısmeti kapalı olanlar bu duayı okursa kısmeti açılırmış,işi iyi gitmeyen birisi bu duaları okursa işi yüzde yüz düzelirmiş,ev, araba isteyen okursa hemen kavuşuyormuş gibi dinen imanı tehlikeye sokan durumlar ortaya çıkmaya başladı.

       Çünkü duayı kabul edenin Allah olduğu gerçeği unutulmuş bütün güç ve kuvvet kelimelere verilmişti.Haşa acaba şöyle mi demek isteniyordu.”Allah’ım ben şu duayı okudum sen kabul etmek zorundasın” yoksa “şu kelimeler beni kurtaracak” mı demek isteniyordu?

      Oysa İslam inancına göre dua Allah’a yapılır:” ’Rabbiniz şöyle dedi(buyurdu):Bana dua edin size cevap vereyim’ (Bakara-60).Ayetten şunu anlıyoruz ki her duanın karşılığı mutlaka veriliyor.Ancak ,biz yerini bulmayan isteklerimizin kabul olmadığını zannediyoruz.Oysa Kur’an’da ‘…sizin hoşlanmayacağınız  bir şey sizin için hayırlı olabilir,hoşlandığınız bir şey de sizin için şer/kötü olabilir.Allah bilir siz bilmezsiniz’(Bakara-216) buyruluyor.Demek ki isteklerimizin bizim için hayırlı veya hayırsız olduğunu  biz değil,Allah biliyor.

      İslam, imana zarar veren en ufak bir şirk veya riya kokan her şeyi reddeder.Mutlaka şu olayı bilirsiniz.Hz.Ömer (ra) bir gün Halid b.Velid’i komutanlıktan alır.Halid b. Velid büyük bir olgunlukla bu karara saygı duyar ve komutanlıktan ayrılır.Uzun bir aradan sonra bir sohbet esnasında Halid b. Velid ,Hz.Ömer’e (ra) sorar:”Ya Emir’el Mü’minin! Çok merak ettim acaba beni komutanlıktan neden aldın?”.Hz.Ömer (ra) şöyle cevap verir.”Halk arasında şöyle bir kanaat uyanmıştı Halid bir savaşta varsa o savaşı kesin kazanırız.Baktım ki Allah’ın yardımı unutulmaya başlandı.Bunu önlemek için seni komutanlıktan almak zorunda kaldım”.

      İşte İslam budur.Sadece ve sadece her şeyin kaynağı Allah’tır.Bütün güç ve kuvvet Ondadır. O isterse verir,isterse alır.Kimse ona isteklerini zorla veya kelimelerin gücüyle yaptıramaz.

       UNUTMAYIN:Garantili, Tılsımlı,Sırlı dualar diye dua çeşitleri yoktur.Duaya cevap verecek tek yer Yüce Rabbimizdir .Dualar kısa,içten ve samimi olursa Rabbimiz isterse kabul eder.Onun için biz şöyle diyelim.”Allah’ım sen birsin.Ne istediğimizin hayırlısını sen bilirsin”

Tüm Yorumları Göster (0)