Abdülvasih Duran

DÖRT KAVRAM (Fikir, Zikir, Şükür, Sabır)

15 Haziran 2011 / Çarşamba | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

Yüce Rabbimiz Kur?an-ı kerim?de, Resulullah(sav) de hadis-i şeriflerinde bizlere doğru yolun ölçülerini koymuş ve bizlere İslam dininin aydınlık yolunu göstermişlerdir. Resulullah(sav)?Kendi tanıyan şüphesiz ki Allah?ı da tanır? buyurarak öncelikle insanın tefekkür etmesini bizlere tavsiye etmişlerdir. İnsanı, hem dünyada mutlu ve huzurlu kılan, hem de ahirette kurtuluşuna sebep olan önemli değerlerden 4 tanesi şunlardır.

1-FİKİR: İnsanın, hayatı anlaması, dünyaya geliş gayesini ve amacını bilmesi olarak tanımlayabiliriz. Bayılan bir insanı hastaneye götürdüğünüzde yolda (arabada) kendine geldiğinde size şu soruları mutlaka soracaktır. Nereye gidiyoruz, şu anda ben niye buradayım ve beni nereden getiriyorsunuz? Bu 3 soruyu küçücük arabada kendine soran insan nedense büyük araba olan dünya yolculuğunda kendine sormuyor. İlginçtir insan küçük şeyleri sorguluyor ama büyük şeyleri sorgulamıyor. Örneğin bir lambanın kendi kendine meydana geldiğini söylerseniz size gülen ve aklınızdan şüphe eden insan nedense kocaman lamba olan güneşin kendi kendine oluştuğunu söyleyebiliyor. Şairin dediği gibi; Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurtmuşum. Gerçekten de öyle. Bir insan çok ünlü bir uçurtma ustası olabilir, hatta saatlerce uçurtmayı gökyüzünde de uçurtabilir ama uçurtmanın durduğu ve ötesindeki gökyüzünü fark etmiyorsa şairin tarif ettiği bir insan tipidir. Yâda çocuklar gibi kar ile oynar kardan adam yapar, fakat karın nerden geldiğini düşünmezler. Bu nedenle Yüce Allah Kur?an-ı Kerim?de şöyle buyuruyor:?Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde akıl sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır?(Al-i İmran,190).Bunları düşünen insan Yüce Allah?ın şu ayeti üzerinde de düşünür.?İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır?(Kiyamet,36 ) 

2-ZİKİR:Allah?ı anmak,hatırlamak ve sürekli bizimle beraber olduğunun bilincinde olmaktır.Kur?anı Kerim?de şöyle buyuruluyor: ??.Biz insana şah damarından daha yakınız?((Kaf-16),?nerede olsanız,O sizinle beraberdir.Allah yaptıklarınızı görür.?(Hadid,4). Ve tabii ki Allah?a karşı kulluk görevimizi yerine getirmektir. Kulluk görevi de ibadet ile olur. İbadet geniş bir kavramdır, sadece günün bir bölümünü değil, bütün zamanı kapsar. Kısaca şöyle tarif edebiliriz: Allah?ın istediği yerde olmak, istemediği yerde olmamaktır. İbadetler Allah?ı bize hatırlatıyorsa makbuldur. Kur?an?da?Beni anmak için namaz kıl? buyrularak ibadetin amacı Allah?ı bilmek ve gereğini yapmak olduğunu bizlere hatırlatıyor. Bu nedenle Yüce Rabbimiz kendisini unutmamamızı istiyor ve şöyle buyuruyor:?Kim de beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu, kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz?(Taha,124) ve ?Ey iman edenler Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah?ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır?(Münafikun,9)

3-ŞÜKÜR: Yüce Allah insanı yaratmış ve onun her ihtiyacını karşılamıştır. Nefes alması için havayı, gıda alması için çeşit çeşit yiyecekleri, konuşması için dili ve sesi, görmesi için gözleri, çiğnemesi için dişleri, iş görmesi için elleri ve parmakları, yürümesi için ayakları ve sayamayacağımız kadar nimetleri yaratan O?dur.

Ayrıca mutlu bir hayat için dünya ve içindeki sayısız güzellikleri yaratan Allah bunların karşılığında bizden şükretmemizi istiyor. Her nimetin şükrü farklıdır. Dilin şükrü ?Elhamdulillah? demektir, paranın, malın mülkün şükrü fakir fukarayı gözetmektir, ilmin şükrü insanlara anlatmak ve öğretmektir v.b.Yüce Rabbimiz bu konuda şöyle buyuruyor:?Hatırlayınız ki Rabbiniz size: Eğer şükrederseniz, elbette size(nimetimi) artıracağım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir, diye bildirmişti?(İbrahim-7).Ayrıca Nisa suresi 147.ayette de şöyle buyruluyor:?Eğer siz iman eder ve şükrederseniz, Allah size neden azap etsin Allah şükre karşılık veren ve her şeyi bilendir?

4-SABIR: Dünya hayatı bir imtihan olduğu için zaman zaman sıkıntı, darlık, zarar ve hastalık gibi konularla insan imtihandan geçebilir. Böyle durumlarda sabretmeli, elinden geleni yapmaya çalışmalı ve gerisini Allah?a bırakmalıdır (tevekkül).Yüce Allah şöyle buyuruyor:?Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma ile deneriz. Sabredenleri müjdele?(Bakara,155)

Eğer dünyadaki her iş her zaman güzel gitse dünya cennet gibi olur. Oysa dünya cennet değildir. Yine dünyadaki her şey her zaman kötü gitse dünya cehennem gibi olur oysa dünya cehennem değildir. O nedenle müslüman kendisi hakkındaki durumları her zaman şöyle değerlendirmelidir:

-O (Allah) vermiştir, O almıştır.

-Daha büyüğünü vermek için küçüğünü almıştır, çünkü biz bütünü göremiyoruz.

-Dünyada almıştır ahirette verecektir. Çünkü ahiret dünyadan daha hayırlıdır.

-Günahlara keffaret olarak almıştır.

-Bazen vererek dener, bazen alarak dener.

-Bazen varlıkla dener bazen yoklukla dener.

-Bazen verir, sonra alır. Bazen dener, başarırsan almaz.

        Mü?min şu ayeti hiç unutmaz:?(Resulüm) De ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah?ım Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Gerçekten sen her şeye kadirsin?(Al-i İmran,26)

 -Bazen ağaca yaslanın arabanızı seyredin hayatın güzelliklerini düşünün, bazende arabanıza yaslanın ağaçtaki ilahi kudreti tefekkür edin. İki dünyayı da ihmal etmeyin.

Tüm Yorumları Göster (0)