Bursa’nın İnegöl ilçesinde 40 yaşında İnegöl Halk Eğitim Merkezi'nde aldığı dikiş eğitimi ile çalışma hayatına başlayan Zuhal Kaplan, annesinin kullanılmayan 20 metrekarelik odasında tek bir makine ve masayla çıktığı girişimcilik yolculuğunda bugün İŞ-KUR desteği ile 14 kişilik kadın ekibiyle yaklaşık 40 ülkeye ihracat yapıyor. Dijital satış platformlarında ise 81 ülkeye satış gerçekleştiriyor.
1977 doğumlu olan Zuhal Kaplan, Uludağ Üniversitesi Yüksekokul İşletme Bölümü ve Kız Meslek Lisesi Klasik Dikiş Bölümü mezunu. Ancak eğitim hayatının ardından 40 yaşına kadar çalışma hayatının içerisinde yer almayan Kaplan'ın hayatı, 40 yaşında ekonomik şartların da etkisiyle değişti.
Kaplan, annesinin kullanılmayan yaklaşık 20 metrekarelik odasında halı bordürleme işi yaparak çalışma hayatına başladı.
İnegöl'de yaşamasının kendisi için büyük bir avantaj olduğunu belirten Kaplan, kentte düzenlenen uluslararası mobilya fuarlarının işinin gelişmesinde önemli rol oynadığını söyledi.
Mimarların tasarladıkları koltuklara uygun tamamlayıcı dekorasyon ürünü olarak halı aradığını anlatan Kaplan, kendisine getirilen koltuk kumaşlarını halılara aktarmaya başladı.
Yaklaşık 1-1,5 yıl boyunca mimarların gönderdiği koltuk kumaşlarından halıların kenarlarını bordürleyen Kaplan'ın işçiliği ve kalitesi beğenildikçe siparişleri de arttı.
Siparişlerin çoğalması üzerine yeni bir iş yeri kiralayan Kaplan, üç kişilik ekiple çalışmalarına devam etti.
“MOBİLYALARLA SET OLDUĞU İÇİN HALI VE KOZ AYRILMAZ BİR BÜTÜN HALİNE GELDİ”
Tek başına 20 metrekarelik odada iş hayatına başlayarak bugün 40 ülkeye ihracat yaptığını belirten Zuhal Kaplan, Bugün 14 kişilik ekibiyle çalışmalarını sürdüren Kaplan, yaklaşık 40 ülkeye ihracat yaptıklarını, dijital satış platformları üzerinden ise 81 ülkeye ulaştıklarını bildirdi.
Kaplan, “Çok çalışarak, işçiliğimizden, kalitemizden ödün vermeden çok çalıştık. Ve de bu bizi yeni müşteriler arayışına, yani mobilyalarla... Mobilyalarla set olduğu için otomatikman firmalar kendi bayilerine, yurt dışındaki firmalarına set olarak göndermekteydiler. Bu da halı ve kozu ayrılmaz bir bütün haline getirmişti. Sonrasında büyümek zorunda kaldım.”
Bugün 14 kişilik ekibiyle çalışmalarını sürdüren Kaplan, yaklaşık 40 ülkeye ihracat yaptıklarını, dijital satış platformları üzerinden ise 81 ülkeye ulaştıklarını belirtti.
Kaplan, ihracat yaptıkları ülkeler arasında Hindistan, Gana, Paraguay, Moğolistan, Kolombiya, Amerika, Güney Amerika ve Afrika ülkelerinin bulunduğunu ifade etti.
BELÇİKA'DAN GAZİANTEP'E UZANAN ÜRETİM
Üretim sürecindeki değişimi de anlatan Kaplan, ilk dönemlerde halıların Belçika'da dokunarak ham madde halinde kendilerine geldiğini söyledi.
Kaplan, süreci şöyle anlattı:
“Başlangıçta halılarımız Belçika'da dokunarak geliyordu, ham madde olarak. Sonra bunlar özel ölçüyle müşterilerimize sunum yapılıyordu. Onlar da seçtikleri bordürlerle halı kenarları bitimini biz bordürle tamamlıyorduk. Ancak bu hizmet zaman ve maliyet olarak külfetli gelmeye başlamıştı, siparişler aldıkça.”
Bu sürecin ardından Türkiye'de çözüm arayışına girdiklerini belirten Kaplan, aradıkları çözümü Gaziantep'te bulduklarını söyledi:
“Biz de bunu Türkiye'de, kendi vatanımızda nasıl çözebiliriz sorusunun cevabını Antep'te bulduk. Belçika standartlarını yakalayabildiğimiz halılarımız Antep'te dokunmakta ve bize ham madde olarak gelmekte. Biz de siparişler doğrultusunda istenilen ölçüyü ebatlandırıp, bordürleme işlemi için atölyeye almaktayız.”

HALK EĞİTİM KURSLARIYLA KENDİNİ GELİŞTİRDİ
Kaplan, mesleğe başlamadan önce aldığı eğitimlerin yanı sıra Halk Eğitim Merkezlerinde de kendisini geliştirdiğini belirtti.
“Halk Eğitim'in hemen hemen bütün kurslarına gittim, el sanatları anlamında. Dikiş, nakış, makine nakışı, boyama gibi pek çok faktörde bu boşluk doldurmalıydı ve de anneme buradan teşekkür ediyorum tekrar. Annemin zorlamasıyla, hani boş durulmazdı. O yüzden el sanatlarında ne varsa ben Halk Eğitim Merkezlerinde eğitimlerimi aldım.”
Kaplan, bir dönem Halk Eğitim Merkezi'nde usta öğreticilik yaptığını da belirtti:
“Hatta Halk Eğitim Merkezi'nde usta öğreticiliği olarak göreve de başladım, kısa bir dönem görev yaptım Hamzabeyköy'de, İnegöl'de.”
“40 YAŞINA KADAR ÇALIŞMA HAYATIM HİÇ OLMADI”
Çalışma hayatının 40 yaşına kadar olmadığını belirten Kaplan, girişimcilik hikâyesinin ekonomik şartlarla başladığını ifade etti.
“Sonrasında çalışma hayatım hiç olmadı 40 yaşına kadar. Ekonomik şartlar beni buraya itti. Annemin küçük bir odasından varoluşum başladı.”
Bugün 14 kişilik kadın ekibiyle üretim yaptığını belirten Kaplan, İŞKUR desteklerinden de faydalandığını söyledi.
“Şu an 14 kişilik arkadaş ekibimle ve de İŞKUR destekleriyle şu an iş eğitimi alan arkadaşlarımız var. 4 kişilik bir ekip iş eğitimi tamamladıktan sonra yine arkadaşlara ihtiyaç duyuyorum. Bu şekilde devam ediyorum şu anda.”
“TEK ARKADAŞIM BİR MAKİNE VE MASAYDI”
Bugünlere geleceğini başlangıçta kendisinin de bilmediğini belirten Kaplan, ilk günlerini şu sözlerle anlattı:
“Başlangıçta bilmiyorum çünkü benim tek arkadaşım bir makine ve masaydı ve de dört duvar arasındaydı. Tek arkadaşım da bu yolculukta annemdi. Çok emek verdim, gözyaşı döktüm bu işi başarmalıyım diye.”
Tek amacının başarılı olmak ve çocuklarına karşı dik durabilmek olduğunu ifade eden Kaplan, kadın olmanın kendisine güç verdiğini söyledi:
“Tek amacım başarılı olmaktı, çocuklarıma karşı dik durabilmekti. Özellikle bayan olduğum için kendimi güçlü hissediyordum. Bu gücümü kendi gibi hemcinslerimle paylaşmak, onların da güçlerinin farkına varmalarını sağlamak için bir yola çıktım.”
Kaplan, bu kararın zaman içerisinde şekillendiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ama bu kararlarımı sonrasında almıştım. Tek amacım kendime kendimi ispatlamaktı. Çünkü 40 yaşına kadar hiçbir aktivitesi olmayan, sadece çocuk bakımları ve ev geçimini üstlenen bir bayandım. 40 yaş benim için bir dönüm noktası oldu. Şu an kendimle de gurur duyuyorum, arkadaşlarımla da gurur duyuyorum. Biz güçlü bir ekibiz.”
“ÇALIŞANLARIMIZIN TAMAMI KADIN”
Kaplan, işletmesindeki çalışanların tamamının kadınlardan oluştuğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bayanlar güçlü insanlar. Çalışanlarımızın tamamı 14 kişilik bir ekibiz şu an, tamamı kadın.”
Yaptıkları işin fiziksel güç ve sabır gerektirdiğine dikkat çeken Kaplan, kadın çalışanlarıyla birlikte bu sürecin üstesinden geldiklerini söyledi:
“Ve de güçlü kadınlar. Çünkü işimiz gerçekten ağır metaller olduğu için güç isteyen, azim isteyen, sabır isteyen bir iş yapıyoruz. Bunu da arkadaşlarımla başardık.”
“KORKANLARA TAVSİYEM: AZİMLİ VE SABIRLI OLUN”
İş kurmak isteyen ancak korktuğu için adım atamayan kadınlara da tavsiyelerde bulunan Kaplan, şunları söyledi:
“Baştan bilmediği insan, her insan olur hep bilmediğinden korkar. Benim herkesten ricam lütfen azimli olun, sabırlı olun. Biz bayanlar olarak zaten güçlü varlıklarız. Doğuştan gelen bir özelliğimiz bu. Sabır çok önemli.”

HEDEFİ ÜRETİM KAPASİTESİNİ ARTIRMAK
Geleceğe yönelik hedeflerinden de bahseden Kaplan, KOSGEB desteklerini yakından takip ettiğini söyledi. Kaplan şu ifadeleri kullandı:
“Hedeflerim KOSGEB desteklerini takip ediyorum yakından. KOSGEB destekleriyle üretim kapasitemi artırmak ve teknolojik altyapımı daha da iyileştirmek istiyorum.”
Kaplan'ın asıl hedefi ise dünya çapında kaliteli, özgün ve kişiselleştirilmiş halılar üretmek. Asıl hedefim de dünya çapında kaliteli, özgün ve de kişiselleştirilmiş halılar üretmek. Dünyada sesimi bu anlamda duyurmak istiyorum.”
İŞKUR DESTEĞİYLE DAHA HIZLI BÜYÜYOR
İŞKUR desteklerinin işletmesine katkısını da anlatan Kaplan, desteğin aynı anda daha fazla kişiyi ekibine dahil etmesine imkan sağladığını söyledi:
“Evet, çok etkisi oldu. Çünkü ben kendi çapımda büyümeye çalışıyorum. Elime birikimlerimin doğrultusunda makinemi alıyorum. Tekrar yine arkadaşlar eklemek istiyorum ama bunu tek başıma, yani ayda yılda bir makineyle yapıyorken şu an mesela İŞKUR'un desteği sayesinde 4 arkadaşı birden aldım ve de 4 koldan daha hızlı ilerliyorum.”
Desteklerin işletmenin büyüme hızını artıracağına inandığını belirten Kaplan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yani desteklerle daha çabuk büyüyebileceğime inanıyorum. Projelerim var. Her şeyin altyapısında maddiyat yattığı için ben tek başıma bunun altından kalkamayacağım için KOSGEB'leri, faaliyetleri yakından takip ediyorum. KOSGEB destekleriyle daha da hızlı büyüyeceğimi inanıyorum.”
20 METREKARELİK ODADAN DÜNYAYA
Zuhal Kaplan'ın 40 yaşında annesinin kullanılmayan 20 metrekarelik odasında, tek bir makine ve masayla başlayan hikâyesi bugün 14 kadın çalışanın yer aldığı bir üretim ekibine, yaklaşık 40 ülkeye yapılan ihracata ve dijital satış platformlarında 81 ülkeye ulaşan bir satış ağına dönüştü.
Kaplan'ın hikâyesi, çalışma hayatına geç başlayan kadınların da azim, sabır, eğitim ve doğru desteklerle kendi işlerini kurarak uluslararası pazarlara ulaşabileceğini ortaya koyuyor.





