İnegöl'de Paşaçayırı Yaylası'nda yapılması planlanan doğal mineralli su ve doğal kaynak suyu arama, çıkarma ve paketleme projesine yönelik tepkiler sürüyor. Daha önce bölge muhtarlarının hukuki sürecin başlatıldığını duyurmasının ardından, İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik de kamuoyuna kapsamlı bir basın açıklaması yaptı.

Çelik, projeye ilişkin idari kararın iptali için Bursa 4. İdare Mahkemesi'nde 2026/854 Esas sayılı dosya ile dava açıldığını belirterek, sürecin yalnızca belirli mahalleleri değil, tüm İnegöl'ü ilgilendirdiğini söyledi.

"Bu mücadele birkaç köyün değil, İnegöl'ün geleceğinin mücadelesidir"

Basın açıklamasında konuşan Sezai Çelik, davanın yalnızca bir yatırımın iptali için açılmadığını vurgulayarak, "Bu dava suyun, toprağın, tarımın, hayvancılığın ve çocuklarımızın geleceğinin davasıdır." ifadelerini kullandı.

Yer altı su kaynaklarının mahalle veya köy sınırlarına göre hareket etmediğini belirten Çelik, bir bölgede açılacak derin kuyuların çevredeki kaynak sularını, dereleri, sulama alanlarını ve tarımsal üretimi etkileyebileceğini ifade etti.


"Su ticari bir ürün değil, yaşam kaynağıdır"

Bölgede su kaynaklarının bugün dahi içme suyu, sulama ve hayvancılık açısından zaman zaman yetersiz kaldığını dile getiren Çelik, geçmişte su paylaşımı nedeniyle köyler arasında çeşitli anlaşmazlıkların yaşandığını hatırlattı.

Çelik, "Bizim için su yalnızca şişelenip satılacak bir ürün değildir. Su; insanın, hayvanın, toprağın ve bütün canlıların ortak yaşam kaynağıdır." dedi.


"Yeni sondajlara izin verilmesi kabul edilemez"

İnegöl ve çevresinde faaliyet gösteren birden fazla ticari su işletmesinin bulunduğunu belirten Çelik, bugüne kadar yapılan su çekimlerinin bölgedeki kaynaklara etkisinin tam olarak bilinmediğini ifade ederek, bu belirsizlik devam ederken yeni sondaj çalışmalarına izin verilmesinin doğru olmayacağını savundu.


BUSKİ ve DSİ'nin görüşlerini hatırlattı

Açıklamada, süreç boyunca Bursa Valiliği, DSİ, BUSKİ, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Tarım ve Orman teşkilatlarına çok sayıda başvuru yapıldığı belirtildi.

Sezai Çelik, BUSKİ'nin saha incelemelerinde planlanan sondaj noktalarının çevresindeki su alma bölgelerinden mahallelere içme ve sulama suyu sağlandığını tespit ettiğini ve bu noktalarda sondaj yapılmasının uygun görülmediğini aktardı.

DSİ'nin de kaynak koruma alanına ilişkin çalışmalar tamamlanmadan projenin uygun olmadığı yönünde görüş bildirdiğini belirten Çelik, bu tespitlerin dile getirilen endişelerin haklılığını ortaya koyduğunu ifade etti.

"Yatırıma değil, su kaynaklarının riske atılmasına karşıyız"

Yatırımlara karşı olmadıklarını vurgulayan Çelik, İnegöl'ün gelişmesini ve istihdam oluşturacak projeleri desteklediklerini ancak ortak su kaynaklarını riske atabilecek girişimlere karşı duracaklarını söyledi.

Açıklamada ayrıca siyasi partilere, meslek kuruluşlarına, muhtarlara, kooperatiflere, sivil toplum kuruluşlarına ve vatandaşlara verdikleri destek nedeniyle teşekkür edilirken, bölge halkının karar alma süreçlerinde daha fazla dinlenmesi gerektiği ifade edildi.

Basın açıklamasının sonunda ise şu mesaj verildi:
"Bu havza sahipsiz değildir. Bu su birkaç kişinin değil, hepimizin ortak varlığıdır. İnegöl'ün suyunu, toprağını ve geleceğini korumak hepimizin ortak sorumluluğudur."

Muhabir: SAMET KARABACAKOĞLU