İnegöl'de düzenlenen basın toplantısında konuşan Doğa Koleji Genel Müdürü Selim Genç, kurumun 25 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin özel okulculuk tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Genç, Doğa Koleji’nin artık tamamen eğitim ve öğretime odaklandığını, tüm kampüslerde aynı kalite anlayışıyla faaliyet gösterildiğini vurguladı.
Selim Genç, Doğa Koleji’nin çeyrek asırlık bir eğitim geçmişine sahip olduğunu hatırlatarak, “25 yıllık bir süreçte Türkiye’nin en büyük özel okul markası ve zinciri haline geldik. Zaman zaman bazı zorluklar yaşansa da bugün bünyemizdeki tüm kampüslerimizle bunların üstesinden geldik ve gelmeye devam ediyoruz” dedi.
Artık tek amaçlarının eğitim ve öğretim olduğunu belirten Genç, “Başka hiçbir alanla ilgilenmiyoruz. Türkiye’de eğitimin kalitesini artırmak, eğitimi daha nitelikli hale getirmek için öncü bir kurum olma hedefimizi yaptıklarımızla sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
Genç, Doğa Koleji’nin Türkiye genelinde 40 ilde kampüs ve anaokulu yerleşkesiyle hizmet verdiğini, Bursa’da Hamitler ve Özlüce kampüslerinin ardından İnegöl’ün de merkez kampüs statüsüne kavuştuğunu söyledi. “İnegöl Doğa Kolejimiz ve Anaokulumuz merkez bünyemize dahil edilmiştir. Böylece İnegöl ilçesinde ilk kez merkez yapısına sahip bir okul olarak bu hizmeti sürdüreceğiz” dedi.
Doğa Koleji’nin 110 kampüs ve anaokulunda yaklaşık 50 bin öğrencinin eğitim gördüğünü, 7 binden fazla çalışanı bulunduğunu belirten Genç, bu yapının ülke ekonomisine de ciddi katkı sağladığını ifade etti. “Ülke eğitiminin yükünü hafifleterek 50 bin öğrencinin kaliteli eğitim almasına imkan tanıyoruz” diye konuştu.
İnegöl’ün stratejik sanayi yapısına dikkat çeken Genç, “İlçede merkez olarak bulunmak, daha iyi bir eğitim-öğretim ortamı sağlama hedefimiz açısından büyük önem taşıyor. Bu çalışmaları öğretmenlerimizle birlikte sürdüreceğiz” dedi.

Doğa Koleji Genel Müdür Yardımcısı Burak Kılanç ve Eğitim Direktörü Dr. Çiğdem Mollaibrahimoğlu’nun eğitim vizyonuna ilişkin detaylı sunum yapacaklarını belirten Genç, genel süreçlerle ilgili şu bilgileri paylaştı: “TMSF’nin kayyum olarak atanması Doğa Koleji ve eğitim sistemi için bir fırsat olmuştur. Birçok zorluk atlatan yapı artık tamamen ana işine, yani eğitim-öğretime odaklanmıştır. Tüm çalışanlarımızla tek hedefimiz, eğitim-öğretim faaliyetini daha kaliteli hale getirmektir.”
Genç, Doğa Koleji’nin yeniden yapılanma sürecinde güçlü bir yönetim anlayışıyla ilerlediğini belirten Genç, “Basiretli bir eğitim kurumu olarak bu süreci en iyi şekilde yönetiyoruz. Bugün birçok eğitimci ve özel okul yöneticisi bizimle iletişime geçerek Doğa markası bünyesinde faaliyet göstermek istiyor” dedi.
Yakın zamanda gerçekleştirilen bursluluk sınavının Türkiye genelinde en yüksek katılımlı sınavlardan biri olduğunu ifade eden Genç, “On binlerce öğrencinin katıldığı sınav yalnızca sayısal büyüklüğüyle değil, süreç yönetimiyle de öne çıktı. Genelde bursluluk sınav sonuçları 3–4 günde açıklanırken biz sınavın yapıldığı günün gecesinde sonuçları değerlendirdik ve 24 saat geçmeden velilerle paylaştık. Bu Türkiye’de ilk kez gerçekleşti” dedi.
Doğa Koleji’nin ölçme-değerlendirme sisteminin merkezden yürütüldüğünü anlatan Genç, “Türkiye’nin 40 ilindeki 110 yerleşkede sınavlar aynı anda yapıldı, aynı anda okundu ve 24 saat içinde tüm sonuçlar açıklandı. Bu, ülkemizde bugüne kadar ulaşılan en hızlı sonuç açıklama rekorudur” dedi.
Genç, eğitimdeki hız ve koordinasyonun sadece sınavlarda değil, öğretim kalitesinin artırılmasında ve program geliştirmede de sürdürülceğini söyledi. “Özel okulların temel görevi, eğitimde kaliteyi yükselterek Millî Eğitim Bakanlığı’nın yürüttüğü sürece katkı sağlamaktır. Bizim yaptığımız da budur. Hem kendi eğitim-öğretim kalitemizi yukarı taşıyoruz hem de Türkiye’deki genel eğitim seviyesinin yükselmesine katkı sunuyoruz” diye konuştu.
Genç, Doğa Koleji’nin Ar-Ge faaliyetlerine hız verdiğini, eğitimin niteliğini artırmaya yönelik sürekli çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. “Sosyal sorumluluk kapsamında sınava katılan her öğrenciye SEBİT’in Vitamin ve Raunt platformlarında ücretsiz eğitim üyeliği sağladık. Bu da eğitime verdiğimiz önemi bir kez daha gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Doğa Koleji’nin veli dostu, çalışan dostu ve öğrenci odaklı bir kurum olduğunu vurgulayan Genç, “Eğitim kalitemiz sportif ve sanatsal başarılarla da desteklenmektedir. Şu anda voleybol takımımızda 4 ya da 5 öğrencimiz milli takımda aktif olarak oynamaktadır. Hatta bir lise öğrencimiz A Milli Kadın Voleybol Takımı’nda yer alıyor. Basketbolda da çok sayıda öğrencimiz başarı göstermektedir” dedi.

Sanat dünyasında da başarılı öğrenciler yetiştirdiklerini belirten Genç, “Dizi, tiyatro ve film sektörlerinde çeşitli öğrencilerimiz yer almaktadır. Geçtiğimiz yıl LGS’de 42 öğrencimiz Türkiye birinciliği elde etti. Bunlardan biri de ilimizdendir ve bu bizim için ayrı bir gurur kaynağıdır” diye konuştu.
Doğa Koleji’nin hedefinin, İnegöl’den akademik, sanatsal ve sportif alanlarda başarılı öğrenciler yetiştirmek olduğunu belirten Genç, “Artık merkez olarak İnegöl’deyiz ve merkez-franchise ayrımı yapmıyoruz. Tüm kampüslerimizde aynı kalite standartları uygulanmaktadır” dedi.
Doğa Koleji’nin merkezden yönetilen sisteminin sağladığı eğitim sürekliliğini örneklerle anlatan Genç, “Örneğin Ataşehir Kampüsü’nde 7. sınıfta eğitim gören bir öğrenci, cuma günü dersini tamamlayıp ödevini aldıktan sonra pazartesi günü İnegöl Kampüsü’nde eğitimine kaldığı yerden devam edebiliyor. Türkiye’nin herhangi bir Doğa Kampüsü’nde öğrenciler aynı eğitim standardıyla öğrenim görür” açıklamasında bulundu.
Bu düzeyde bir eğitim sürekliliğini sağlayabilen başka bir kurum bulunmadığını vurgulayan Genç, hedeflerinin bu kaliteyi Türkiye’nin 81 iline ve uluslararası alana taşımak olduğunu belirtti. “Şu anda uluslararası düzeyde yürütülen projelerimiz var. Devletimizin ilgili kurumlarıyla iş birliği içinde bu projeleri hayata geçirmeyi planlıyoruz” dedi.
Genç, “Bizim tek işimiz eğitim-öğretimdir. Başka bir işle anılmak istemiyoruz. ‘Doğa satılıyor mu?’ gibi söylentiler gerçeği yansıtmamaktadır. TMSF’nin kayyum olarak atandığı şirketlerde süreçler yargı takvimi çerçevesinde işler ve genellikle 5,5–6 yıldan önce bir devir süreci gerçekleşmez” dedi.
Genç, “Bizim gündemimizde satış yok. Tüm öğretmenlerimize de bunu açıkça ifade ettik. Tek gündemimiz, Türk eğitim sistemine nasıl daha fazla katkı sağlayabileceğimizdir” diyerek konuşmasını tamamladı.
Doğa Koleji Genel Müdür Yardımcısı Burak Kılanç, İstanbul’daki genel merkezde yapılan bilgilendirmede, kurumun Türkiye genelinde yürüttüğü merkezden yönetilen eğitim modelinin önemine dikkat çekti. Erzurum’dan İnegöl’e kadar tüm kampüslerde aynı akademik programın yürütülmesinin kurumun en büyük gücü olduğu, genel merkezden sağlanan eşgüdümlü eğitim sistemi sayesinde öğrencilerin kesintisiz devam edebildiği vurgulandı.

Yetkililer, “İstanbul’daki genel müdürlükte akademik yönetim olarak her eğitim kademesinde tüm bölüm başkanları görev yapmaktadır. Eğitim ve öğretim programları, Millî Eğitim Bakanlığı’nın belirlediği standartlara uygun biçimde yürütülmekte, dünyadaki en güncel uygulamalar Türkiye’ye kazandırılmaktadır” açıklamasında bulundu.
Doğa Okulları’nın 23 yıldır özel okulculuk alanında öncü konumda bulunduğunu ifade eden yöneticiler, kurumun TMSF bünyesinde yeniden eğitime odaklandığını dile getirdi. Açıklamada, “Doğa Okulları’nın lider pozisyonu sürmektedir. Bu gücün artması Türkiye için de önemli bir fırsattır. Tüm enerjimizi öğrencilerimizin eğitim kalitesini yükseltmeye harcıyoruz” denildi.
Toplantıda, lise düzeyinde yürütülen “T-MBA” programına ilişkin bilgiler de paylaşıldı. “Teenager MBA” olarak tanımlanan bu modelin; veri madenciliği, finans yönetimi, sosyal medya yönetimi, tasarım odaklı düşünme, insan kaynakları yönetimi, dijital ekonomi, girişimcilik ve inovasyon gibi dersleri kapsadığı aktarıldı.
Kılanç, öğrencilerin bu dersleri uygulamalı projeler, iş insanlarıyla buluşmalar ve saha ziyaretleriyle pekiştirdiğini ifade etti. T-MBA programının Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu tarafından onaylı olduğu ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uyumlu hale getirildiği belirtildi.
Yeni dönemde T-MBA derslerini tamamlayan lise mezunlarının üniversitede bazı derslerden muaf tutulmasının hedeflendiği ve bu doğrultuda üniversitelerle iş birliği görüşmelerinin sürdüğü açıklandı. Projenin, öğrencilerin üniversite eğitimini üç yılda tamamlama imkânı sunabileceği ifade edildi.
Yöneticiler, “Bu proje, Türkiye’de lise ve üniversite arasında entegrasyonu güçlendirecek önemli bir adımdır. Doğa Okulları öğrencileri bu yeniliği ilk kez deneyimleyecek ve modelin ülke genelinde örnek olmasını hedefliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Doğa Koleji İnegöl Kampüsü’nün robotik alanında elde ettiği iki dünya birinciliği hakkında bilgi veren yetkililer, başarının sistematik öğretmen gelişimi, ölçme-değerlendirme kültürü ve bütüncül eğitim anlayışının sonucu olduğunu vurguladı. Bursa’nın İnegöl ilçesinde düzenlenen toplantıda, İnegöl Kampüsü öğrencilerinin geçtiğimiz ay uluslararası robotik yarışmasında iki dünya birinciliği elde ettiği açıklandı.

Doğa Koleji Eğitim Direktörü Çiğdem Mollaibrahimoğlu, “İnegöl Kampüsümüz robotik alanında iki dünya birinciliği ile döndü. Bunun yanında birçok kategoride başarı gösterdiler. Bu bir tesadüf değil. Öğretmenlerimizle yaptığımız çalışmalar, akademik projeler ve geri bildirim kültürümüz bu sonucu doğurdu” dedi.
Eğitim Direktörü, amacın Bursa ilinde LGS ve YKS’de daha fazla başarı elde etmek olduğunu belirterek, “Üniversite yerleştirme başarımız oldukça yüksek. Doğa Koleji, 23 yıllık eğitim geçmişi boyunca eğitim kalitesinden hiçbir şey kaybetmeden, her zaman üzerine koyarak ilerlemeyi ilke edinmiştir” ifadelerini kullandı.
Öğretmenlerin sadece müfredatı uygulayan değil, öğrenme sürecini tasarlayan rehberler olarak konumlandığına dikkat çekilen açıklamada, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda öğretim programlarımızı güncelliyor, Doğa Koleji’ne özgü içeriklerle bu modeli destekliyoruz. Öğretmenlerimizin ‘Bugün öğrencim ne öğrendi?’ sorusuna odaklanmalarını sağlıyoruz” denildi.
Öğrencilerin bireysel gelişimlerinin yakından takip edildiği, kademeler arası geçişte bütünlük ilkesinin korunduğu ifade edildi. Ölçme ve değerlendirmede sürecin önemine vurgu yapılarak, öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyi ve güçlü yönlerinin sürekli beslendiği kaydedildi.

Eğitim Direktörü Mollaibrahimoğlu, öğrencilerin ders içi performanslarının takip edildiğini belirterek, “Özellikle küçük yaş kademelerinde öğrencinin sınıf içindeki performansını yakından izliyoruz. Bu yaklaşım, sonunda akademik başarıya da doğal olarak yansır. Bilimsel temelli ölçme-değerlendirme yaklaşımı bizim için çok değerlidir” dedi.
Mollaibrahimoğlu; testler, deneme sınavları, PISA düzeyinde uluslararası değerlendirmeler ve DOSA gibi süreç odaklı uygulamaların öğrenci gelişimini farklı yönleriyle takip etmeye yaradığını belirtti. Bireysel farklılıklara önem verildiği ve öğretmenlerin sürekli mesleki gelişim eğitimleriyle desteklendiği aktarıldı.
Teknolojik başarıların arkasında güçlü bir öğretmen iletişim ağı bulunduğunu vurgulayan Eğitim Direktörü Mollaibrahimoğlu, “Kurum bünyesindeki koordinatörlükler aracılığıyla öğretmenlerimiz her zaman destekleniyor. Hiçbir öğretmenimizi bu süreçte yalnız bırakmıyoruz” diye konuştu.
Doğa Koleji yöneticileri, eğitimde teknoloji entegrasyonu, veri yönetimi, kalite iyileştirme ve sürdürülebilirlik çalışmalarının kesintisiz sürdüğünü belirterek açıklamalarını tamamladı.




