Son yıllarda alternatif tedavi yöntemlerine yönelim artarken, akupunktur uygulaması yaptıran birçok kişi “Akupunktur bantları abdest veya gusle engel mi?” sorusuna yanıt arıyor.
Özellikle iğnelerin üzerini kapatan ve tedavi süresince çıkarılamayan bantların dinî hükmü sıkça araştırılan konular arasında yer alıyor.
Akupunktur bantlarının ve iğnelerinin ibadetler (abdest ve gusül) üzerindeki etkisi, İslam hukukundaki "zaruret" ve "sargı üzerine mesh" prensipleri çerçevesinde değerlendirilir. İşte Diyanet'in cevabı!

Diyanet: Zaruret Hâlinde Gusül ve Abdest Geçerli
Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 12 Temmuz 2017 tarihli kararına göre, akupunktur tedavilerinde kullanılan iğneler ve üzerlerindeki bantlar, belirli şartlar altında abdest ve gusle engel teşkil etmiyor.
Bantlar Çıkarılamıyorsa Engel Sayılmıyor
Açıklamada, tedavi süresince iğne ve bantların çıkarılıp yeniden takılmasının mümkün olmaması ya da bunun çok büyük zorluklar doğurması durumunda, söz konusu malzemelerin kullanılmasının dinen sakınca oluşturmadığı ifade ediliyor.
“Akupunktur tedavilerinde kullanılan iğnelerin ve üzerlerindeki bantların tedavi süresince çıkartılıp takılmaları mümkün değilse ya da çok büyük zorluk gerektiriyorsa, kullanılması gerekli olduğu müddetçe gusül ve abdeste mâni olmaz.”
Akupunktur Bantları ve İğnelerinin Abdest/Gusül Hükmü
-
Tedavi Gerekliliği: Akupunktur uygulaması tıbbi bir zorunluluk veya uzman bir hekim tarafından önerilen bir tedavi yöntemi olarak kabul edildiği sürece, kullanılan materyaller "tedavi gereci" kapsamında değerlendirilir.
-
Çıkarılma Zorluğu: İğnelerin veya üzerindeki koruyucu bantların (özellikle kalıcı iğnelerin) abdest veya gusül için çıkarılması tıbbi açıdan tedaviyi aksatıyorsa veya cilde zarar verme riski taşıyorsa, bu materyallerin yerinde kalması caizdir.
-
Sargı Hükmü (Mesh): Çıkarılması mümkün olmayan bu bantlar ve iğneler, fıkıhtaki "cebiye" (sargı/alçı) hükmüne tabi olur. Abdest veya gusül alırken bu bölgenin üzerinden ıslak elle geçilmesi (mesh edilmesi) yeterlidir.
-
Su Geçirmezlik Durumu: Normal şartlarda abdestte suyun deriye teması asıldır. Ancak akupunktur bantları genellikle yapışkanlı ve su geçirmez yapıdadır; tedavinin bir parçası oldukları için bu durum ibadete engel teşkil etmez.
-
İğne Deliğinin Islanması: Uygulama sonrası iğne çıkarılmışsa ancak bant kalmışsa veya iğne yerindeyse, suyun o küçük noktaya ulaşamaması "meşakkat" (zorluk) nedeniyle affedilmiştir.
Teknik ve fıkhi araştırmalar
Sürece dair teknik ve fıkhi araştırmalar ışığında şu noktalar da önem arz etmektedir:
-
Geçici vs. Kalıcı Uygulamalar: Kulak akupunkturu gibi uygulamalarda iğneler günlerce kalabilmektedir. Araştırmalar, bu iğnelerin sürekli tak-çıkar yapılmasının sterilizasyonu bozduğunu ve enfeksiyon riskini artırdığını göstermektedir. Bu tıbbi risk, fıkhtaki "zarar izale edilir" kaidesiyle örtüşür.
-
Bantların Fonksiyonu: Akupunktur bantları sadece koruyucu değil, bazen de "tohum akupunkturu" (seed acupuncture) gibi yöntemlerde basınç uygulayarak tedaviyi devam ettirir. Bu, bandı basit bir yapışkandan ziyade aktif bir tedavi aracı yapar.
-
Niyet ve Zaruret: Eğer uygulama estetik kaygılardan ziyade bir ağrı veya hastalık tedavisi (migren, bel fıtığı, zayıflama vb.) içinse, kolaylık prensibi daha geniş uygulanır.
-
Münferit Durumlar: Eğer iğne veya bant kolayca çıkarılabiliyor ve tekrar takıldığında tıbbi bir risk oluşturmuyorsa (örneğin seanslık uygulama ise), abdest ve gusül öncesi çıkarılması daha ihtiyatlı bir yaklaşımdır. ATB

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!







