Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye'nin 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 2.9'dan yüzde 2.7'ye indirdi. Küresel büyüme görünümüne ilişkin açıklanan Dünya Ekonomik Görünümü raporu, yalnızca Türkiye'yi değil pek çok ülkeyi olumsuz etkileyen iki büyük riski de gün yüzüne çıkardı: Ortadoğu kaynaklı enerji şoku ve yapay zeka yatırım talebi. IMF bu iki faktörü "çifte şok" olarak nitelendirdi.
RAKAMLAR NE ANLAMA GELİYOR?
Yüzde 2.7 ile yüzde 2.9 arasındaki fark küçük görünebilir. Ama büyüme tahminlerinde her küçük revizyon, milyonlarca insanın hayatını etkileyen kararlar zincirini harekete geçiriyor. İstihdam, faiz oranları, bütçe açığı ve döviz kuru bu kararların başında geliyor.
Peki bu indirim ne anlama geliyor? Türkiye ekonomisi, IMF'nin öngördüğünden daha yavaş büyüyecek demek. Bu da basitçe şu anlama geliyor: daha az iş yaratılacak, hükümetin vergi geliri beklenenden az olacak ve büyümeye bağlı yatırım planları yavaşlayacak.
ORTADOĞU KAYNAKLI ENERJİ ŞOKU NEDİR?
Ortadoğu'daki gerilimler son aylarda petrol fiyatlarını sert biçimde yukarı itti. IMF'nin raporunu hazırladığı dönemde ham petrol fiyatı varil başına 105 dolara ulaşmıştı. Bu seviye, küresel ekonomi için ciddi bir yük oluşturuyor.
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü dışarıdan karşılayan bir ülke. Petrol ve doğalgaz ithalatına bağımlılık, enerji fiyatlarındaki her artışı hem doğrudan hem de dolaylı biçimde geniş kitlelerin cebine yansıtıyor. Akaryakıt, ısınma, ulaşım ve üretim maliyetleri üzerinden zincirleme bir etki söz konusu.
YAPAY ZEKA YATIRIM TALEBİ NEDEN SORUN?
Bu başlık sezgisel olarak anlaşılması güç bir sorun gibi görünüyor. Yapay zeka yatırımları kötü mü? Hayır, ama yatırımların küresel ölçekte bu kadar hızlı büyümesi bazı ikincil sorunlara yol açıyor.
Yapay zeka altyapısı, yani veri merkezleri, çipler ve yüksek hızlı bağlantı ağları, inanılmaz miktarda enerji tüketiyor. Bu talep, küresel enerji piyasaları üzerinde ayrıca baskı yaratıyor. Aynı zamanda bu yatırımlara akan sermaye, gelişmekte olan ekonomilerden uzaklaşıyor. Türkiye gibi ülkeler için bu durum, yabancı sermayeyi çekmeyi zorlaştırıyor.
IMF, yapay zeka yatırım talebini Arktik veya Körfez'deki enerji gerilimleriyle birleşince "çifte şok" olarak tanımladı. İki etkinin aynı anda gelmesi, büyüme üzerindeki baskıyı ikiye katladı.
TÜRKİYE'Yİ BAŞKA NELER ETKİLİYOR?
IMF raporu yalnızca enerji ve yapay zekaya odaklanmıyor. Türkiye özelinde dikkat çekilen başka faktörler de var:
Enflasyonla mücadele süreci hâlâ tamamlanmış değil. Yüksek faiz politikası tüketimi ve yatırımı baskılıyor. İç talebin canlanması için enflasyonun kalıcı biçimde düşmesi gerekiyor. Öte yandan Türkiye'nin ihracat pazarları olan Avrupa ve Orta Doğu da kendi büyüme sorunlarıyla boğuşuyor; bu durum dış talebi kısıtlıyor.
GENÇ KESİMİ NASIL ETKİLER?
Bu haberin gençler için önemi şu: büyüme yavaşladığında ilk daralan kalemlerden biri yeni iş ilanları oluyor. İşgücüne yeni katılan ya da iş değiştirmek isteyen gençler bu dönemlerde daha sert bir piyasayla yüz yüze geliyor.
Üniversite mezuniyeti sonrası iş arayışı, staj imkanları, girişimcilik ortamı ve maaş artışları doğrudan büyüme hızıyla ilişkili. IMF'nin yüzde 2.7 tahmini, kariyer planlaması yapan genç nesil açısından göz ardı edilmemesi gereken bir sinyal.
DÜNYADA DURUM NE?
Türkiye bu revizyonla yalnız değil. IMF, küresel büyüme tahminini de aşağı yönlü güncelledi. Ancak Türkiye'nin kendi dinamikleri nedeniyle bu revizyonun etkisi nispeten daha derin hissedilebilir.
Gelişmiş ekonomiler yapay zeka yatırımlarının sağladığı verimlilik artışından orta vadede yararlanmayı umuyor. Gelişmekte olan ekonomiler ise bu pastadan pay almak için hem sermayeyi, hem enerjiyi, hem de teknolojiyi aynı anda yönetmek zorunda.
Önümüzdeki günlerde Türk hükümeti ve Merkez Bankası'nın IMF raporuna nasıl yanıt vereceği merakla bekleniyor.





