Günlük hayatın ortasında bir anda bastıran dalgınlık hissi, birçok kişinin zaman zaman yaşadığı yaygın bir durum olarak dikkat çekiyor. Kısa süreli odak kaybı, düşüncelere dalma ve çevreyle bağın zayıflaması şeklinde ortaya çıkan bu hal, genellikle zihinsel ve fiziksel etkenlerle ilişkilendiriliyor.
Uzmanlara göre ani dalgınlığın en önemli nedenlerinden biri zihinsel yorgunluk. Yoğun iş temposu, uzun süreli dikkat gerektiren görevler ve sürekli ekran karşısında kalmak, beynin kısa süreli “dinlenme” ihtiyacı duymasına yol açabiliyor.

Uykusuzluk ve düzensiz uyku alışkanlıkları da gün içinde dalgınlık hissini artıran faktörler arasında yer alıyor. Yeterince dinlenmeyen beyin, gün içinde odaklanmakta zorlanarak anlık dalgınlık atakları yaşayabiliyor.
Stres ve kaygı, dalgınlığın sık görülen bir diğer nedeni olarak öne çıkıyor. Zihnin sürekli geleceğe dair düşüncelerle meşgul olması, kişinin bulunduğu ana odaklanmasını zorlaştırarak aniden dalıp gitmesine neden olabiliyor.
Kan şekeri düşüklüğü ve susuzluk da gün içinde dalgınlık hissini tetikleyebiliyor. Uzun süre aç kalmak veya yeterli su tüketmemek, beyin fonksiyonlarını geçici olarak etkileyerek konsantrasyon kaybına yol açabiliyor.

Daha nadir durumlarda ise vitamin ve mineral eksiklikleri, özellikle B12 ve demir eksikliği, gün içinde sık dalgınlık yaşanmasına sebep olabiliyor. Bu tür durumlarda dalgınlığa ek olarak halsizlik ve unutkanlık da görülebiliyor.

Uzmanlar, ani dalgınlık hissinin sık tekrarlaması halinde uyku düzeninin gözden geçirilmesini, beslenme ve sıvı tüketimine dikkat edilmesini ve gerekirse bir sağlık uzmanına başvurulmasını öneriyor.





