Diş tedavisi yaptıran vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri, diş dolgusu, kaplama veya tel taktırmanın abdest ve gusle engel olup olmadığı.
Ayrıca bu işlemlerin cünüp ya da âdetli iken yapılıp yapılamayacağı da sıkça soruluyor.
Din İşleri Yüksek Kurulu’nun konuya ilişkin fetvası, tüm bu sorulara net cevap veriyor.

Diş Tedavileri Abdest ve Gusle Engel Olur mu?
Din İşleri Yüksek Kurulu’na göre, tedavi amacıyla yapılan diş dolgusu, kaplama, tel taktırma, implant ve sabit protez uygulamaları abdest ve guslün geçerliliğine engel teşkil etmiyor.
Bu tür işlemler, kişinin ibadetlerini yerine getirmesine mani sayılmıyor.

Dolgu ve Kaplama Diş Hükmünde Sayılıyor
Kurulun açıklamasında, diş dolgusu yapıldıktan ve dolguyu korumak amacıyla üzeri kaplandıktan sonra, dolgu ve kaplamanın dış yüzeyinin dişin dış kısmı hükmünü aldığı belirtiliyor. Bu nedenle ağız yıkandığında, kaplama yapılan dişler de yıkanmış kabul ediliyor.
Bu durum, özellikle gusül abdesti alırken mazmaza sırasında suyun kaplama veya dolgunun dışına ulaşmasının yeterli olduğu anlamına geliyor.

Çıkarılabilir Dişlere Dikkat
Açıklamada önemli bir ayrıntıya da dikkat çekiliyor.
Çıkarılıp takılabilen, yani sabit olmayan dişlerin gusül abdesti esnasında ağız yıkanırken çıkarılması gerekiyor. Sabit protezler ise bu kapsamın dışında tutuluyor.
Cünüp veya Âdetliyken Diş Tedavisi Yapılabilir mi?
Din İşleri Yüksek Kurulu’na göre, diş dolgusu, kaplama, tel ve benzeri tedavilerin abdestsiz, cünüp ya da âdetli iken yapılmasında dinen bir sakınca bulunmuyor. Tedavi sürecinin bu hallerde gerçekleştirilmesi caiz kabul ediliyor.
“Tedavi amaçlı olarak dişlerine dolgu veya kaplama yaptıran kişi, abdest veya gusül alıp ibadetlerini yapabilir. Bu işlemlerin abdestsiz, cünüp veya âdetli iken yapılması da caizdir.”
Diş Tedavileri ve İbadetlere Dair Bilinmesi Gerekenler
-
Dolgu ve Kaplamanın Gusle Engel Olmaması: İslam fıkhında "zaruretler yasakları mübah kılar" kaidesi esastır. Tedavi amacıyla yapılan diş dolgusu, kaplama, implant veya porselen dişler artık vücudun bir parçası hükmünü alır. Suyun bu maddelerin altına ulaşması şart değildir; dolgu veya kaplamanın dış yüzeyinin yıkanması, dişin kendisinin yıkanması yerine geçer.
-
Sabit ve Hareketli Protez Ayrımı: Sabit protezler: Köprü, implant ve sabit teller vücudun bir parçası kabul edildiği için gusle engel değildir.
-
Hareketli (takıp çıkarılan) protezler: Gusül abdesti sırasında ağız çalkalanırken (mazmaza) bu protezlerin çıkarılması ve altındaki diş etlerinin yıkanması gerekir.
-
-
Diş Teli ve Braketler: Dişlerin üzerine yapıştırılan braketler ve bu braketler arasından geçen teller, tedavi süresince çıkarılması mümkün olmayan yapılar olduğu için abdest ve gusle engel teşkil etmez.
-
Tedavi Zamanlaması (Cünüp veya Âdetli İken): Diş dolgusu, çekimi veya kaplama işlemleri için mutlak surette abdestli olmak şart değildir. Bu işlemlerin cünüp, abdestsiz veya hayız (âdet) halindeyken yapılmasında dinen bir sakınca yoktur. Ancak tıbbi bir zorunluluk yoksa, manevi temizlik açısından bu tür işlemlerin abdestli veya gusüllü iken yapılması tavsiye edilen (mendup) bir davranıştır.
-
Diş Eti Kanamasının Abdeste Etkisi: Tedavi sırasında veya sonrasında meydana gelen diş eti kanaması, Hanefi mezhebine göre tükürüğe eşit veya tükürükten fazla ise abdesti bozar. Şafii mezhebinde ise vücuttan çıkan kan abdesti bozmaz, ancak kanın bulaştığı yerin temizlenmesi gerekir.
-
Kullanılan Malzemenin Niteliği: Günümüzde kullanılan kompozit, porselen veya amalgam gibi malzemeler tıbbi gereklilik arz ettiği için "necis" (pis) kabul edilmez ve ibadete mani bir durum oluşturmaz.
Diş ve Abdest Hakkında Fıkhi Detaylar
Araştırmalar ve fıkhi yorumlar gösteriyor ki; ağız içi, gusül abdestinde "vücudun dışı" (zahiri) kabul edildiği için yıkanması farzdır. Ancak dişin içindeki bir oyuk (dolgu) veya dişin üstündeki bir tabaka (kaplama) tıbbi bir zorunlulukla oraya yerleştirilmişse, bu durum "meşakkat" (zorluk) sınıfına girer.
İslam hukukunda "Zorluk kolaylığı getirir" ilkesi gereği, dolgunun sökülüp altına su ulaştırılması beklenmez. Dolgu veya kaplama yapıldıktan sonra dişin yeni "dış yüzeyi" o kaplama maddesi olur. Bu durum, yara üzerindeki sargıya (cebire) meshetmek veya sargıyı yıkamakla benzerlik gösterir.
Bu bilgiler ışığında, ağız ve diş sağlığınız için gerekli olan tüm tedavileri gönül rahatlığıyla yaptırabilir, ibadetlerinize engel teşkil etmediğini bilerek dini yükümlülüklerinizi yerine getirebilirsiniz. ATB

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!








