Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılı dolayısıyla Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen söyleşide, kentin işgal yıllarından 11 Eylül 1922’deki kurtuluşuna uzanan süreç tarihi belgeler ışığında ele alındı.
Hisar Arkeoparkı Kültür Buluşmaları kapsamında gerçekleştirilen program, Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi Konferans Salonu’nda yapıldı. Söyleşinin moderatörlüğünü Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan üstlenirken, Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan döneme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İşgal yılları ve Milli Mücadele anlatıldı
Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, Bursa’nın işgalinin kentte derin izler bıraktığını belirterek, uluslararası arşivlerdeki belgeler ile işgal dönemine ilişkin raporların yaşananların boyutunu ortaya koyduğunu ifade etti.
İşgalin ardından Anadolu’da ve Bursa’da Milli Mücadele ruhunun güçlendiğini belirten Karabağ Arslan, 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz sonrasında Türk ordusunun ilerleyişiyle Bursa’nın yeniden özgürlüğüne kavuştuğunu söyledi.
Karabağ Arslan, tarih bilincinin önemine de değinerek Mehmet Akif Ersoy’un “Hiç ibret alınsaydı tarih tekerrür eder miydi?” sözünü hatırlattı. Tarihten ders çıkarılmasının önemine işaret eden Karabağ Arslan, bu tür kültür ve tarih buluşmalarının toplumsal tarih bilincinin güçlenmesine katkı sunduğunu ifade etti.

“Kurtuluş Savaşı’nın en önemli zincirlerinden biri”
Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan ise Bursa’nın kurtuluşunun yalnızca kent açısından değil, Türk tarihi bakımından da önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Bursa’nın 8 Temmuz 1920’de başlayan ve 2 yıl, 2 ay, 2 gün süren işgalin ardından 11 Eylül 1922’de özgürlüğüne kavuştuğunu hatırlatan Karaaslan, “Yakın tarihimizin en elim hadiselerinden bir tanesi ve özellikle Türk Kurtuluş Savaşı’nın en önemli zincirlerinden bir tanesini oluşturuyor Bursa’nın kurtuluşu” dedi.
Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan ile Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan’a katkılarından dolayı plaket takdim etti.




