Bahçelievler, Küçükçekmece ve Bağcılar’da; “yağma”, “kasten yaralama”, “tehdit”, “uyuşturucu ticareti”, “fuhuş” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” gibi suçlara karıştıkları öne sürülen ve liderliğini İsmail Atız’ın yaptığı belirtilen örgüte yönelik soruşturmada, bazı kamu görevlilerinin bilgi aktardığı tespit edilmişti.
18 gözaltı, 14 tutuklama
Başsavcılığın talimatıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda 9’u polis memuru, 1’i zabıt katibi, 1’i gümrük muhafaza memuru ve 1’i görevini terk etmiş polis olmak üzere 17 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 1 kişinin daha yakalanmasıyla sayı 18’e çıktı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 17’si tutuklama, 1’i adli kontrol talebiyle nöbetçi hakimliğe çıkarıldı. Hakimlik, aralarında 7 polis ve 1 zabıt katibinin de bulunduğu 14 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. 4 şüpheli hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ve imza şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.
Polis memurunun ifadesi: “Yetkim yoktu”
Şüpheli polis memuru A.Ö., hakimlik sorgusunda, isim sorgulama yetkisinin 2 yıldır bulunmadığını savundu. “Orkinos” operasyonuna ilişkin listenin kamuoyuna da yansıdığını belirten A.Ö., listeyi bir arkadaşına gönderdiğini, isim çıkartma ya da ekleme gibi bir yetkisinin olmadığını söyledi. Tankoş’un ihraç edildiğini bilmediğini de ifade etti.
Bir diğer polis memuru A.A. ise Esenyurt’ta görev yaptığı sırada Serkan Cemal Güney ile tanıştığını belirterek, Güney’in eşi hakkında düzenlenen ifade ve serbest bırakma evrakını kendisinin hazırladığını anlattı. Hesabına gönderildiği belirtilen 3 bin lira ile ilgili bilgisinin olmadığını öne süren A.A., Polnet sisteminden sorgulama yapmadığını savundu.
Zabıt katibi: “Rüşvet talebim olmadı”
Tutuklanan zabıt katibi E.B. ifadesinde, Serkan Cemal Güney’e avukatlara verdiği usulde bilgi aktardığını iddia etti.
“5 yıl üzeri cezası olan hükümlülere yardımcı olmak adına yaptım. UYAP’ta örgüt uyarısı yoktu. Sorduğu kişilerin örgütle bağlantılı olduğunu düşünmedim” diyen E.B., 1 milyon 86 bin liranın kendisine “borçlu hissettiği için” gönderildiğini savundu. Rüşvet talebinin olmadığını öne sürdü.
Yaklaşık 50 gün önce örgüt üyeliğinden tutuklandığı belirtilen İbrahim Tankoş ise telefonundan çıkan kişisel veri sorgularını kabul etti. Bu bilgileri temin etmek için kimseye para vermediğini, hesap hareketlerinin arkadaşlık ilişkisi çerçevesinde borç verme niteliğinde olduğunu iddia etti.
Hakimlik: Kuvvetli suç şüphesi
Sulh Ceza Hakimliği’nin sevk yazısında; şüphelilerin telefon inceleme tutanakları, hesap hareketleri ve emniyet fezlekeleri dikkate alınarak, üzerlerine atılı 4 ayrı suç yönünden kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunduğu kaydedildi.
Aynı kararda, adli kontrol uygulanan 4 şüpheli hakkında imza yükümlülüğü ve yurt dışına çıkış yasağı tedbirlerinin uygulanmasına hükmedildiği belirtildi.
Soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.




