Arabanızı sattınız, noter devri tamam, Helalleştiniz. Ama bir süre sonra ceza ihbarnamesi kapıya geliyor. Ya da satmadan önce düşük fiyat beyan ettiniz, vergi cezasıyla karşılaştınız. İkinci el araç satışında yapılan hatalar artık hem satıcıya hem alıcıya çok daha pahalıya mal oluyor. Çünkü 2026 itibarıyla kurallar kökten değişti, eski alışkanlıklar artık işe yaramıyor.
NOTER DEVRİ BİTİNCE HER ŞEY BİTMİYOR
En yaygın yanlış inanç bu. "Noterde devrettim, bitti" deniliyor. Oysa noter yalnızca mülkiyet devrinin son durağı. Satış sonrasında birkaç işlem daha yapılmadığında sorumluluk devam ediyor.
Bunların başında HGS ve OGS hesapları geliyor. Araç artık başkasının ama köprü ya da otoyol geçişleri hâlâ eski sahibin hesabına bağlıysa, yeni malik aracı kullandıkça cezalar eski sahibine yazılmaya devam ediyor. Noterden çıkar çıkmaz HGS hesabının güncellenmesi şart. Bu yapılmazsa yüzlerce, bazen binlerce liralık ceza faturası aylarca sonra kapıya gelebiliyor.
Kasko poliçesi de otomatik olarak alıcıya geçmiyor. Kasko araç için değil, kişi için düzenleniyor. Satıcının mevcut kasko poliçesini feshetmesi ya da varsa prim iadesi talep etmesi gerekiyor. Fesih yapılmadan poliçe askıda kalıyor, satıcı kullanmadığı bir sigorta için para ödemeye devam ediyor.
DÜŞÜK FİYAT BEYAN ETMENİN CEZASI ÇOK AĞIR
Yıllardır süregelen bir alışkanlık var: Noterde araç için gerçek satış fiyatının altında bir bedel beyan etmek. Amaç noter masrafını düşürmek. 2026'dan itibaren bu yöntem hem işe yaramıyor hem de ağır cezaya kapı açıyor.
Yeni nispi harç sisteminde noter, beyan edilen fiyatı o aracın kasko değeriyle karşılaştırıyor. İkisinden yüksek olan bedel üzerinden harç hesaplanıyor. Piyasa değerinin altında bir rakam yazılırsa noter kasko değerini baz alıyor, düşük beyanın bir faydası olmuyor. Üstelik gerçek bedelin altında beyan, vergi ziyaı sayılıyor ve ağır cezai yaptırım gündeme geliyor. Noterden sonra yapılan vergi incelemelerinde bu fark tespit edildiğinde hem satıcı hem alıcı hesap vermek zorunda kalıyor.
ALICI SİGORTASIZ GELIRSE NOTER İŞLEMİ BAŞLAMIYOR
2026 yılı başında hayata geçen düzenlemeyle birlikte araç satışının sigortaya ilişkin kuralı tamamen değişti. Alıcının adına düzenlenmiş zorunlu trafik sigortası olmadan noterde devir işlemi başlatılamıyor.
Eski uygulamada alıcıya 15 günlük geçiş süresi tanınıyordu. Satıcının poliçesi bu süre boyunca geçerliliğini koruyordu. Bu uygulama tamamen kaldırıldı. Alıcı notere gelirken kendi adına düzenlenmiş aktif bir trafik sigortası poliçesiyle gelmek zorunda. Noter sistemi bunu otomatik olarak sorguluyor, sigorta yoksa işlem başlamıyor.
Bu değişiklik satıcıyı doğrudan etkiliyor. Alıcıya "sigortayı sonra yap" diyip notere giden çiftler orada geri dönüyor. Hatta bazı durumlarda alıcı son dakika sigorta bulmakta güçlük çekiyor ve satış o gün gerçekleşemiyor. Satış tarihinden önce alıcının bu yükümlülüğü yerine getirip getirmediğini teyit etmek artık satıcının da sorumluluğu.
ARAÇ ÜZERİNDE HACİZ VEYA REHIN VARSA NOTER KAPATIYOR
Kredili satın alınan araçlarda bankanın koyduğu rehin kaydı kaldırılmadan devir yapılamıyor. Noterdeki otomatik sorgulama bu kaydı anında görüyor ve işlem durduruluyor. Kredi bitmişse bile banka kaydı sistemden düşürmemiş olabilir. Araç satışından önce bankaya gidip rehnin kaldırıldığının teyit edilmesi ve bunun noter sistemine işlenmesi gerekiyor.
Aynı durum haciz için de geçerli. Araç üzerinde mahkeme kararıyla konulmuş bir haciz varsa noter devri mümkün değil. Satıcının önce bu kaydı temizlemesi şart. E-Devlet üzerinden sorgu yapılabiliyor ancak noter öncesinde mutlaka teyit edilmeli.
MTV BORCU VE MUAYENE OLMADAN NOTER AÇILMIYOR
Motorlu Taşıtlar Vergisi birikmiş borcuyla araç satışı yapılamıyor. Tüm MTV borçları ve varsa trafik cezaları, noter işleminden önce kapatılmış olmalı. Aynı şekilde geçerli araç muayenesi olmayan araçların devri de mümkün değil. TÜVTÜRK muayene tarihi geçmişse önce muayene yaptırılması gerekiyor.
Bu kontrollerin hepsini noterden önce e-Devlet üzerinden yapmak mümkün. Araç bilgisi, borç durumu, haciz ve rehin kaydı, trafik cezaları sorgulanabiliyor. Satışa karar verildiğinde bu sorgunun mutlaka yapılması, noterde sürprizle karşılaşmamak için en basit önlem.







