1980’li yıllarda büyük dedeleri tarafından küçük bir araziyle başlatılan üretim, önce ikinci kuşağın, ardından üçüncü kuşağın yaptığı ilavelerle büyüdü. Ailenin bugün dördüncü kuşağı da tarımın içinde yetişiyor.
Şeker ailesinin tarım hikayesi, küçük ölçekte başlayan aile çiftçiliğinin kuşaktan kuşağa aktarılarak büyümesini gözler önüne seriyor.
Ailenin üçüncü kuşağından Mustafa Şeker, Kayapınar Mahallesi’nde Santa Maria armudu hasadı yaparken ailesinin tarımla olan geçmişini anlattı.
Şeker, "Ben Bursa İnegöl Kayapınar Köyü'nden Mustafa Şeker. Aile işletmesinde tarım üretimi yapıyoruz. Bugünkü hasat Santamaria armudu üzerine. İç piyasa ve ihracat üzerine satışlar devam ediyor." dedi.

İlk kuşak 5-10 dönümle başladı
Tarımın ailelerinde 1980'li yıllarda büyük dedeleri tarafından başlatıldığını belirten Şeker, ilk kuşağın küçük bir araziyle üretime başladığını söyledi.
Şeker, "Biz bu işi aile çiftçiliği olarak devam ediyor. 1980'li yıllarda büyük dedemiz başladı. Ondan sonra baba ve biz olarak 3. kuşak olarak devam ediyor. Çocuğumuz da burada 4. kuşak herhalde. 4. kuşak da yetişiyor arkamızdan." ifadelerini kullandı.
Ailenin her kuşakta üretim alanını genişlettiğini anlatan Şeker, ilk kuşağın başlattığı işi ikinci kuşağın büyüttüğünü, kendilerinin ise üçüncü kuşak olarak daha da genişlettiğini ifade etti.
Şeker, "Bizim tarım sektörü dediğim gibi birinci kuşakta başlamış küçük olarak 5-10 dönümle. Ondan sonra ikinci kuşak gelmiş ilave yaptım. Biz üçüncü kuşak olarak daha büyüttük işi. Şu an yani işveren olarak geçiyoruz. Dördüncü kuşak yine dediğim gibi devam edecek." diye konuştu.
Böylece yaklaşık 40 yıllık süreçte ailenin tarımsal üretimi, her kuşakta yapılan yeni yatırımlar ve arazi ilaveleriyle daha geniş bir işletmeye dönüştü.

"Seneye başka yapacağım" denilecek bir sektör değil
Meyve yetiştiriciliğinin uzun vadeli bir üretim olduğunu vurgulayan Şeker, tarımın kuşaktan kuşağa devam etmesinin zorunluluk haline geldiğini belirtti.
Şeker, "Bizim bu tarım sektörü hani vazgeçtim seneye başka yapacağım gibi bir sektör değil. Çünkü niye? En minimum 10 yılda bir bahçe yetişiyor. Mecbur devam etmek zorunda bu çiftçi." dedi.
Ailenin dördüncü kuşağının da tarımın içinde yetiştiğini belirten Şeker, yıllar önce büyük dedesinin başlattığı üretimin bugün çocuklarına kadar ulaştığını ifade etti.

"Verim iyi, rekolte güzel"
Şeker, Santa Maria armudunda bu yıl verimin iyi olduğunu belirterek, ürünlerin hem iç piyasaya hem de ihracata gönderildiğini söyledi.
Ürün fiyatlarının ise geçen yıllara göre üreticiyi çok fazla memnun etmediğini aktaran Şeker, "Fiyatlar ortalama 35 ile 45 bandında ama çok yüz güldüren bir rakamlar değil geçtiğimiz yıllara göre. Verim iyi. Rekolite güzel. Geçtiğimiz yıllara göre tonajlar fazla." değerlendirmesinde bulundu.

"Mutluyuz ama çok da yüz güldürücü bir çiftçilik değil"
Tarımla uğraşmaktan memnun olduğunu ancak sektörün ekonomik açıdan her zaman üreticinin yüzünü güldürmediğini belirten Şeker, buna rağmen ailesinin üretime devam ettiğini söyledi. Şeker, "Allah bugünlerimizi ağlatmasın. Yani şu var mı ya ben çiftçiliği bırakabilirim kafamda dönüyor veya ben memnunum çiftçiliğe mutluyum en azından bir şekilde hayatımızı idame edebiliyoruz." ifadelerini kullandı.
Şeker, "Mutluyuz mutluyuz yani ama çok da yüz güldürücü de bir çiftçilik değil yani." dedi.
Büyük dedesinin 1980'li yıllarda 5-10 dönümle başlattığı tarımsal üretim, ikinci kuşağın arazi ilaveleriyle genişlerken, üçüncü kuşak döneminde daha da büyüdü. Aile, bugün işveren konumunda sürdürdüğü tarımsal faaliyetlerine dördüncü kuşağın katılımıyla devam ediyor.





