Azerbaycan ile Ermenistan arasında yıllardır devam eden Dağlık Karabağ merkezli çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla başlatılan barış sürecinde kritik bir döneme girildi. 8 Ağustos 2025 tarihinde ABD'nin başkenti Washington'da gerçekleştirilen tarihi zirvenin üzerinden bir yıl geçerken, bölgede kalıcı barış için atılan adımlar ve anlaşmanın uygulanma süreci yakından takip ediliyor.
Washington'daki görüşmede Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve ABD Başkanı Donald Trump bir araya gelerek barış sürecine ilişkin önemli bir ortak deklarasyona imza attı. Aynı süreçte iki ülkenin dışişleri bakanları da hazırlanan barış anlaşması metnini paraflayarak diplomatik süreçte önemli bir aşamaya geçildiğini duyurdu.
Ancak aradan geçen sürede barış süreci tamamen tamamlanmış değil. Tarafların üzerinde uzlaştığı başlıkların kalıcı hale gelmesi, anlaşmanın resmileşmesi ve sahada uygulanması için diplomatik görüşmeler devam ediyor.
37 Yıllık Çatışmada Yeni Dönem
Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki gerilimin temelinde Dağlık Karabağ sorunu bulunuyor. Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan sınırları içerisinde yer alan bölgede 1988 yılında başlayan siyasi kriz, kısa sürede silahlı çatışmaya dönüştü.
1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla iki ülkenin bağımsızlığını kazanmasının ardından Dağlık Karabağ üzerindeki anlaşmazlık savaşa dönüştü. 1990'lı yıllarda yaşanan çatışmalarda binlerce kişi hayatını kaybederken, yüz binlerce insan bölgeden göç etmek zorunda kaldı.
1994 yılında sağlanan ateşkes çatışmaları büyük ölçüde durdursa da taraflar arasında kapsamlı ve kalıcı bir barış anlaşması uzun yıllar boyunca sağlanamadı.
2020 yılında yaşanan 44 günlük savaş ve 2023 yılında Azerbaycan'ın gerçekleştirdiği operasyon, bölgedeki dengeleri değiştiren önemli gelişmeler oldu.
Washington Zirvesi Yeni Bir Sayfa Açtı
8 Ağustos 2025 tarihinde Washington'da gerçekleştirilen görüşme, Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirildi.
Taraflar bu süreçte;
Birbirlerinin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı gösterilmesi,
Güç kullanımından kaçınılması,
Sınırların belirlenmesi,
Ulaşım bağlantılarının geliştirilmesi,
İlişkilerin normalleşmesi
konularında ilerleme sağladı.
ABD'nin ev sahipliğinde gerçekleşen zirve, Güney Kafkasya'da uzun yıllardır devam eden çatışmaların diplomasi yoluyla çözülmesi açısından tarihi bir adım olarak değerlendirildi.
Zengezur Koridoru Sürecin En Kritik Başlıklarından Biri
Barış görüşmelerinde en önemli konulardan biri Azerbaycan ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasındaki ulaşım bağlantısı oldu.
Azerbaycan ana karası ile Nahçıvan arasında doğrudan kara bağlantısı bulunmuyor. Bu nedenle Ermenistan'ın güneyinde yer alan Syunik bölgesinden geçmesi planlanan ulaşım hattı, bölgenin geleceği açısından stratejik önem taşıyor.
Gündeme gelen "Trump Route for International Peace and Prosperity" (TRIPP) projesiyle Azerbaycan-Nahçıvan bağlantısının güçlendirilmesi, bölgesel ticaret yollarının geliştirilmesi ve Güney Kafkasya'da yeni ulaşım imkanlarının oluşturulması hedefleniyor.
Ancak hattın nasıl işletileceği, güvenlik düzenlemeleri ve egemenlik konuları halen çözülmesi gereken en önemli başlıklar arasında yer alıyor.
Barışın En Büyük Sınavı Uygulama Süreci
Washington'da ortaya konulan siyasi iradenin kalıcı bir barış düzenine dönüşüp dönüşmeyeceği, sürecin en önemli aşaması olarak görülüyor.
Uzmanlara göre kalıcı barış için;
Nihai anlaşmanın yürürlüğe girmesi,
Sınır belirleme çalışmalarının tamamlanması,
Ulaşım projelerinin hayata geçirilmesi,
Güvenlik mekanizmalarının oluşturulması
gerekiyor.
Taraflar arasında önemli ilerlemeler sağlanmasına rağmen bölgede kalıcı istikrarın oluşması, karşılıklı güvenin korunmasına ve alınan kararların sahada uygulanmasına bağlı olacak.
Türkiye İçin Stratejik Öneme Sahip
Azerbaycan-Ermenistan barış süreci Türkiye tarafından da yakından takip ediliyor.
Zengezur Koridoru'nun hayata geçirilmesi halinde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ulaşım imkanlarının güçlenmesi, Kafkasya üzerinden Orta Asya'ya uzanan ticaret yollarının gelişmesi bekleniyor.
Bu nedenle Washington'da başlayan süreç, yalnızca Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ilişkileri değil, bölgedeki ekonomik ve siyasi dengeleri de etkileyebilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Bir Yıl Sonra Gözler Kalıcı Barışta
Azerbaycan ve Ermenistan arasında 8 Ağustos 2025'te başlayan yeni dönem, yıllardır süren çatışmaların ardından önemli bir fırsat olarak görülüyor.
Ancak tarihi zirvenin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen asıl belirleyici süreç bundan sonra yaşanacak. Anlaşmanın yalnızca belgelerde kalmaması, sahada uygulanması ve taraflar arasında kalıcı güven ortamının oluşturulması Güney Kafkasya'nın geleceğini belirleyecek.
37 yıllık çatışmanın ardından başlayan barış sürecinde artık gözler, verilen sözlerin hayata geçirilmesine ve bölgenin kalıcı istikrara kavuşmasına çevrildi.





