Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş kazasının kapsamına ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı. Balık çiftliğindeki görevini bitirdikten sonra yüzmek amacıyla denize giren ve boğularak hayatını kaybeden işçinin ölümünün, 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası olarak kabul edilemeyeceğine karar verildi.
İhlas Haber Ajansı'nın aktardığı yargı sürecine göre, balık çiftliğinde çalışan Z.Y.'nin yakınları, ölüm olayının iş kazası olarak değerlendirilmesi talebiyle 5. İş Mahkemesi'ne başvurdu.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile davalı işveren ise olayın iş kazası niteliğinde olmadığını savunarak davanın reddini istedi.
Yerel mahkeme iş kazası saydı
5. İş Mahkemesi, davacıların talebini kabul ederek Z.Y.'nin ölümünün iş kazası olduğuna hükmetti.
Kararın davalılar tarafından istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi de başvuruları esastan reddetti. Bunun üzerine işveren vekili ile SGK vekili kararı temyiz ederek dosyayı Yargıtay'a taşıdı.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, olayın meydana geliş biçimini değerlendirdi.
Karara göre Z.Y., işveren tarafından sağlanan tekneyle balık havuzlarındaki balıkları yemleme görevini tamamladıktan sonra yemek yemek üzere işverenin yerleştirdiği konteynere geçti.
İşçi, yemeğin ardından yüzmek amacıyla tekneyle limanda gemilerin demirli bulunduğu bölgeye gitti. Denize girdikten sonra belinin tutulması sonucu hareketsiz kalan Z.Y. boğularak hayatını kaybetti.

Yargıtay iki noktaya dikkat çekti
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi değerlendirmesinde, kazanın meydana geldiği alanın davalı işverene ait iş yeri sınırları içinde bulunmadığına dikkat çekti.
Yüksek Mahkeme ayrıca, işçinin yüzmek amacıyla denize gittiği sırada işveren tarafından verilmiş herhangi bir görev veya talimat bulunmadığını belirledi.
Bu iki hususu dikkate alan Yargıtay, olayın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesi kapsamında iş kazası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna vardı.
Dosya yeniden İş Mahkemesi'ne gönderildi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırarak dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere 5. İş Mahkemesi'ne gönderilmesine hükmetti.
Kararda, bir olayın iş kazası kapsamında değerlendirilmesinde yalnızca çalışanın işverenle olan iş ilişkisinin değil, olayın gerçekleştiği yer ve sırada işveren tarafından yapılmış bir görevlendirmenin bulunup bulunmadığının da önem taşıdığı ortaya konuldu.





