Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır’a göre Türkiye’nin bu noktaya gelmesi tesadüf değil. “Bu artık bireysel tercih meselesi olmaktan çıktı, ciddi bir halk sağlığı krizine dönüştü” diyen Bakır, sofralarımızda neyin olduğuna bakmadan bu sorunun çözülemeyeceğini söylüyor.
Türkiye’de Obezite Neden Bu Kadar Arttı?
Son 20–30 yılda Türkiye’de beslenme alışkanlıkları kökten değişti. Ev yemekleri, tencere yemekleri ve geleneksel mutfak yavaş yavaş yerini;
* fast food,
* paketli ürünler,
* gazlı içecekler
* şekerli atıştırmalıklara bıraktı.
Üstüne bir de masa başı işler, hareketsizlik ve stres eklenince kilo almak kaçınılmaz hale geldi. Özellikle beyaz ekmek, hamur işi ve şeker tüketimi birçok ülkeden daha yüksek.

Yıllarca Bize Yanlış Öğretilen Beslenme
Uzun yıllar boyunca insanlara “yağ zararlıdır, ekmek ve makarna yiyin” denildi. Ancak bugün gelinen noktada bunun büyük bir hata olduğu ortaya çıktı. Aşırı karbonhidrat tüketimi, özellikle beyaz un ve şeker, vücudu sürekli insülin salgılamaya zorluyor. Bu da yağ depolanmasını artırıyor.
Uzmanlara göre asıl önemli olan, karbonhidratı azaltıp vücudu gerçek besinlerle desteklemek.
Protein Eksikliği Sessiz Bir Tehlike
Türkiye’de birçok kişi farkında olmadan yeterince protein almıyor. Bu da:
* kas kaybına,
* halsizliğe,
* göbek çevresinde yağlanmaya,
* metabolizmanın yavaşlamasına yol açıyor.
Yumurta, yoğurt, peynir, et, tavuk, balık ve baklagiller hem tok tutuyor hem de vücudun kendini onarmasını sağlıyor.

Yağdan Korkma, Yanlış Yağdan Kork
Yağ tamamen kötü değildir. Zeytinyağı, tereyağı, ceviz, fındık ve balık yağı vücut için gereklidir. Asıl tehlike, paketli gıdalarda ve kızartmalarda kullanılan bozulmuş ve rafine yağlardır. Bu yağlar kalp hastalıklarını, obeziteyi ve iltihabı artırır.
Hazır Gıdalar Obezitenin Baş Suçlusu
Market raflarını dolduran paketli ürünler; iştahı bozan katkı maddeleri ve gizli şekerlerle doludur. Bu ürünler yedikçe daha çok yeme isteği doğurur. İnsan doyduğunu anlamaz ve farkında olmadan kilo alır.
Uzmanlara göre “gerçek gıdaya dönüş” olmadan bu tablo değişmez.
Çocuklar Büyük Risk Altında
Gazlı içecekler, meyve suları, çikolatalar ve cipslerle büyüyen çocuklar erken yaşta obeziteyle tanışıyor. Bu da ileride diyabet, kalp ve hormon sorunlarını beraberinde getiriyor. Ailelerin mutfağı yeniden düzenlemesi bu yüzden hayati önem taşıyor.

Bağırsaklar ve Kilo Arasındaki Gizli Bağ
Son araştırmalar, bağırsakların kilo kontrolünde büyük rol oynadığını gösteriyor. Yoğurt, kefir, sebze ve lifli gıdalar bağırsakları dengeliyor, iştahı kontrol altına alıyor.
Peki Nasıl Beslenmeliyiz?
Uzmanların verdiği mesaj net:
* Ev yemeğine dön
* Paketli gıdayı azalt
* Şekeri ve beyaz unu sınırla
* Yeterince protein al
* Doğal yağlardan korkma
* Sebze ve yoğurdu sofradan eksik etme
Türkiye’nin bu kilo krizinden çıkışı, modası geçmiş diyetlerde değil, doğru ve gerçek beslenmede yatıyor.




