Türk Eğitim-Sen İnegöl İlçe Temsilciliği, öğretmenlerin mesai saatleri dışında düzenlenen seminer ve eğitim faaliyetlerine zorunlu olarak çağrılmasına ilişkin açıklama yaptı. İlçe Temsilcisi Özgür Gümüş imzasıyla yapılan açıklamada, saat 17.00’den sonra planlanan faaliyetlerin kabul edilemez olduğu belirtildi.
Açıklamada, öğretmenlerin artan iş yükü, ekonomik kayıplar ve mesleki itibar sorunlarıyla mücadele ettiği ifade edildi. Buna rağmen eğitim çalışanlarının mesai saatleri dışında seminer, toplantı ve kurslara çağrılmasının çalışma barışını bozduğu savunuldu.
“Öğretmen 24 saat göreve hazır görülemez”
Türk Eğitim-Sen açıklamasında, öğretmenliğin fedakârlık gerektiren bir meslek olduğu ancak bu fedakârlığın sınırsız görülemeyeceği vurgulandı. Öğretmenlerin aile hayatı, sosyal yaşamı ve dinlenme hakkının yok sayılamayacağı kaydedildi.
Açıklamada, “Öğretmen, 24 saat göreve hazır görülen bir memur değildir” ifadelerine yer verildi. Mesai saatleri dışında planlanan eğitim faaliyetlerinin ücretsiz şekilde yürütülmesinin angarya niteliği taşıdığı ileri sürüldü.
Artan iş yüküne dikkat çekildi
Sendika, okullarda öğretmenlerin evrak yükü, proje çalışmaları, sürekli değişen uygulamalar, ölçme-değerlendirme baskısı ve dijital sistem yoğunluğu altında görev yaptığını belirtti. Bu şartlara rağmen öğretmenlerden akşam saatlerinde yeniden okula gelmelerinin istenmesinin doğru olmadığı ifade edildi.
Açıklamada, mesai kavramının belirsiz hale getirildiği ve öğretmenlerin “sürekli ulaşılabilir personel” gibi görüldüğü belirtildi. Bu anlayışın eğitim çalışanlarını tükenmişliğe sürüklediği savunuldu.
Mesai dışı faaliyetlere katılmama kararı
Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi’nin aldığı karar doğrultusunda, mesai saatleri dışında yapılan seminer, kurs, toplantı ve eğitim faaliyetlerine katılmama yönünde eylem kararı alındığı bildirildi. Bu kapsamda saat 17.00 ve sonrasında düzenlenecek faaliyetlere sendika üyelerinin katılım sağlamayacağı açıklandı.
Türk Eğitim-Sen İnegöl İlçe Temsilcisi Özgür Gümüş, öğretmenlerin emeğinin, zamanının ve aile hayatının yok sayılamayacağını belirtti. Gümüş, eğitim çalışanlarının haklarını savunmaya ve angarya olarak nitelendirdikleri uygulamalara karşı mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.





