Haberimiz Genç Gazete Arşivinden

Tarih: 15 Ekim 2008

O tarihte Ankara’dan Bursa’ya giderken İnegöl’e uğrayan Demokrat Parti Genel Başkanı Süleyman Soylu, partisinin ilçe teşkilatında partililerle bir araya gelir.

İşte arşivden haberimiz!

Süleyman Soylu İnegöl’de Arşivden 2008 Gençgazete (4)

İKTİDAR VE MUHALEFETE SERT TEPKİ

Bir televizyon programına katılmak üzere Ankara’dan Bursa’ya giderken İnegöl’e uğrayan Demokrat Parti Genel Başkanı Süleyman Soylu, partisinin ilçe teşkilatında partililerle bir araya geldi. Çok sayıda partili tarafından karşılanan Soylu, konuşmasında iktidarın yanı sıra TBMM’de grubu bulunan muhalefet partilerini de eleştirdi. Terörle mücadele, Kuzey Irak, ekonomi, Kıbrıs ve Kafkaslar başta olmak üzere Türkiye’nin gündemindeki birçok konuya değinen Soylu, özellikle terör sorununa ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Süleyman Soylu’dan İnegöl’de sert siyasi mesajlar

DP Genel Başkanı Süleyman Soylu’yu parti lokalinde İlçe Başkanı Refik Tabakoğlu ve yönetim kurulu üyeleri karşıladı. Partililere hitap eden Soylu, konuşmasının önemli bölümünü hükümetin politikaları ile Meclis’te bulunan muhalefet partilerinin tutumlarına ayırdı.

Önümüzdeki yerel seçimlerden itibaren AKP’nin ciddi bir oy kaybıyla karşı karşıya kalacağını savunan Soylu, toplumun yeni bir siyasi yapılanma beklentisi içerisinde olduğunu öne sürdü.

“Biz bir millet partisiyiz”

Mevcut siyasi partiler arasında iktidara gerçek anlamda alternatif oluşturabilecek bir yapı bulunmadığını ileri süren Soylu, alternatif siyasetin merkezden değil milletten doğacağını söyledi.

Soylu, Demokrat Parti’nin siyaset anlayışını anlatırken, “Alternatif merkezden çıkmaz, alternatif milletten çıkar. Milletin kendi iradesinden, beklentilerinden ve kendi taleplerinden çıkar. Biz bir millet partisiyiz. Biz devlet merkezli siyaset yapmaya alışan bir siyasi parti değiliz. Biz millet merkezli, milletin talep ve isteklerine göre Türkiye’nin geleceğine yön vermeye çalışan bir siyasi partiyiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de merkez sağda demokratik unsurlar üzerinden siyaset yapan bir partinin TBMM’de bulunmamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendiren Soylu; terör, Kuzey Irak, Kıbrıs, Kafkaslar ve ekonomik meselelerde yanlış politikalar izlendiğini savundu.

Meclis’te bulunan siyasi partilerin Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu sorunları doğru okuyamadığını ileri süren Soylu, bu partilerin dünyadaki gelişmeleri yeterince değerlendiremediğini ve AKP’ye karşı anlamlı, alternatif politikalar ortaya koyan bir muhalefet oluşturamadığını söyledi.

“Muhalefet AKP’nin ekmeğine yağ sürüyor”

TBMM’de bulunan siyasi parti liderlerinin terör ve dünyada yaşanan ekonomik krize ilişkin değerlendirmelerini yakından takip ettiğini belirten Soylu, yeni dünya düzeninin ekonomik boyutunun ve bunun Türkiye’ye muhtemel yansımalarının doğru okunamadığını öne sürdü.

CHP ve MHP’ye de eleştiriler yönelten Soylu, “CHP ve MHP bu politikalarını devam ettirdikleri sürece AKP’nin ekmeğine yağ sürmeye devam edecektir” dedi.

Terör konusunda Kuzey Irak vurgusu

Terör meselesinin aynı zamanda bir sistem sorunu olduğunu savunan Soylu, AKP’nin Türkiye’de ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarla bölücülük meselesine çözüm bulma iddiasıyla iktidara geldiğini ifade etti.

Terörle mücadelenin yalnızca ülke sınırları içinde yürütülemeyeceğini söyleyen Soylu, dışarıdaki unsurların da dikkate alınması gerektiğini belirtti.

“Eğer Türkiye Irak’ın Kuzeyini denetim altına alacak bir mekanizmayı oluşturamaz ise bu terör bitmez.”

“Türkiye tezgâhın içerisindedir”

Irak’ın kuzeyinde denetim ve istihbarat sağlama imkânına sahip olduğunu belirttiği ABD’nin, sınırdan ağır makineli silahlarla geçen 350 teröriste ilişkin istihbaratı Türkiye’ye vermediğini öne süren Soylu, böyle bir durumda iyi niyet aramanın mümkün olmadığını söyledi.

17 asker ile 6 polisin şehit edilmesinin ardından Türkiye’nin Barzani’ye yönlendirildiğini savunan Soylu, bunun ülke açısından yeni ve daha büyük sorunlara neden olabileceği görüşünü dile getirdi.

Soylu, “Türkiye’ye karşı iyi ve kötü polisi oynayanların tezgâhına gelmememiz gerekir. Türkiye şu an bu tezgâhın içerisindedir” diyerek hükümeti sorumlu tuttu.

2002 yılından itibaren gerek terörle mücadelede gerekse Güneydoğu’da alınabilecek ekonomik ve sosyal tedbirler konusunda yeterli adım atılmadığını ileri süren Soylu, hükümetin meseleyi kendi akışına bıraktığını savundu.

Başbakanın, 17 askerin şehit edilmesinden sonra Talabani ile yaptığı telefon görüşmesinde Türkiye Cumhuriyeti devletinin ağırlığını hissettirecek bir tavır ortaya koyamadığını iddia eden Soylu, hükümete yönelik sert ifadeler kullandı.

“Meseleyi küçültürseniz yıllarca devam eder”

Hükümetin PKK’ya yaklaşımını da eleştiren Soylu, örgütün sahip olduğu istihbarat, lojistik imkân, finansal destek, ağır silahlar ve saldırı planlama kapasitesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Soylu, PKK’nın bir “gerilla hareketi” olarak nitelendirilmesinin yanlış olduğunu belirtirken, diğer taraftan terör örgütünün kapasitesini küçümseyen bir yaklaşımın da yanlış sonuçlar doğuracağını savundu.

“Bunların bir istihbaratı, bir lojistiği, finansal desteği ve ağır silahları var. Nereye, nasıl saldıracağını bilen ciddi bir kurmay aklı var. Bütün bunları gerçekleştiren haliyle bu bir terör örgütüdür. ‘Bunun içeride dışarıda kafasını ezeriz’ diye meseleyi küçültürseniz bu mesele Türkiye’nin başına bir bela olarak yıllarca devam eder.”

“Bu millet bu topraklara karşı hangi eksikliği yapıyor?”

Türk milletinin devletin kendisinden istediği sorumlulukları yerine getirdiğini ifade eden Soylu, vatandaşların çocuklarını askere gönderdiğini ve vergilerini ödediğini hatırlattı.

Soylu, “Bu millete diyorlar ki çocuğunu askere gönder, gönderiyor; vergi ver, veriyor. Bu millet bu topraklara karşı hangi eksikliği yapıyor? O yüzden bu millete hiç kimse bir eksiklik yapamaz” dedi.

Türkiye’nin bölücülük hareketi karşısında yaşadığı sorunlarda sorumluluğu bulunan herkesin kendi payını sorgulaması gerektiğini dile getiren Soylu, tüm kurum ve aktörlerin özeleştiri yapması gerektiğini belirtti.

“Milletin canı burnunda”

Sorunun doğru şekilde tespit edilmesi gerektiğini söyleyen Soylu, Türkiye’nin Barzani ve Talabani’nin etkisine sokulmak istendiğini ileri sürdü.

Musul petrolleri, Kerkük’ün nüfus yapısı ve Kuzey Irak konusunda Türkiye’nin etkili bir politika ortaya koyamadığını savunan Soylu, ABD’nin Türkiye’den yaklaşık 15 bin kilometre uzaktan bölgeye ilişkin istihbarat vermesini de eleştirdi.

“Ayıp değil mi, koskoca Türkiye Cumhuriyeti devletine 15 bin kilometre uzaklıktan Amerika gelecek, benim ülkeme saldırı yapılacağı zaman istihbarat verecek, ben burnumun dibindeki cerahati patlatmaktan aciz durumda olacağım. Milletin canı burnundadır. Bu iş bitirilmelidir.”

Süleyman Soylu İnegöl’de Arşivden 2008 Gençgazete (1)

5 karakolun yerinin değiştirilmesi tartışmasına tepki

Terör saldırılarının ardından 5 karakolun yerinin değiştirilmesinin gündeme gelmesini “skandal” olarak nitelendiren Soylu, bu karakolların daha önce neden taşınmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi.

Konunun hem mali açıdan hem de Türk Silahlı Kuvvetleri açısından eleştirilmesi gerektiğini savunan Soylu, şehadetin büyük bir mertebe olduğunu ancak ülkenin evlatlarının kolay yetişmediğini vurguladı.

Askerlerin zor şartlarda terör örgütüyle karşı karşıya bırakıldığını öne süren Soylu, “Eksik bizdeyse konuşulmalıdır” dedi.

17 şehidin ardından yaşananların üzerinin örtülmeye çalışıldığını savunan Soylu, Deniz Feneri davası ile Şaban Dişli meselesini de hatırlatarak hükümeti eleştirdi. Soylu, “Hepsinin üstünü örtmeye çalışıyorlar. Türkiye böyle bir şeyi daha önce görmemiştir. İşte Demokrat Parti bunun için var” ifadelerini kullandı.

“Başbakan küresel sermayenin oyuncağı oldu”

Dünyada yaşanan ekonomik krizden Türkiye’nin etkilenmemesinin mümkün olmadığını belirten Soylu, hükümetin ekonomik gelişmelere yaklaşımını da eleştirdi.

Başbakanın kriz tartışmalarına yaklaşımına tepki gösteren Soylu, vatandaşların olası bir ekonomik krize karşı tedbir almaya çalıştığını ifade etti.

“Benim Başbakanım ‘Aman kimse krizden söz etmesin’ diyor. Kimsenin kriz söylediği yok zaten. Bu millet eğer Türkiye bir krizle karşı karşıya kalırsa önlemini almaya çalışıyor.”

Soylu, sorunların küçültülmeye ve üzerinin örtülmeye çalışıldığını savunarak hükümetin çiftçi ve işçilere karşı tutumunu eleştirdi. Buna karşılık Barzani ve Talabani’ye farklı davranıldığını öne sürdü.

Küresel sermaye ile hükümet arasındaki ilişkiye yönelik de ağır eleştirilerde bulunan Soylu, Amerika’daki büyük sermaye kuruluşlarının yaşadığı çöküşlere işaret ederek dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sert ifadeler kullandı.

“Türkiye’nin başına küresel sermayenin elinde bu kadar oyuncak olan bir başbakan daha gelmemiştir. Neden korkuyorsun? Bu küresel sermayenin devleri Amerika’da karton kuleler gibi tek tek devrildiler. Ha senin korkun şu, senin de devrilme zamanın geldi. Bu milletin artık Tayyip Erdoğan’dan kurtulma zamanı gelmiştir.”

Refik Tabakoğlu: “En iyi adayları tespit edeceğiz”

DP İnegöl İlçe Başkanı Refik Tabakoğlu da yerel seçimler öncesinde parti çalışmalarının sürdüğünü belirtti.

Tabakoğlu, “Beyaz yürüyüş ile seçim startını vermiştik. Aday belirleme çalışmalarımız sürüyor. En iyi adayları tespit ederek Demokrat Parti’nin seçimlerde en iyi sonucu almasını sağlayacağız” dedi.

Ziyarette parti yöneticileri de hazır bulundu

DP Genel Başkanı Süleyman Soylu’nun İnegöl İlçe Teşkilatı ziyaretine Genel Başkan Yardımcısı Harun Akın, İl Başkanı Füsun Yaşar, il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda partili de katıldı.

ARŞİVDEN HABER TARİH: 15.10.2008

Süleyman Soylu İnegöl’de Arşivden 2008 Gençgazete (2)

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!

Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!

Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!

Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!

Kaynak: Haber Merkezi