Teknoloji dünyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Meta, hayatını kaybeden kullanıcıların sosyal medya hesaplarında aktif kalmasını sağlayabilecek bir “dijital klon” sistemi için patent aldı.

Bu sistem hayata geçerse, bir kişi vefat ettikten sonra bile hesabı paylaşım yapmaya, mesajlara cevap vermeye hatta görüntülü konuşma simülasyonu oluşturmaya devam edebilecek.

Nasıl Çalışacak?

Patent belgelerine göre sistem, yapay zeka ve büyük dil modeli teknolojisi kullanıyor. Yani kişinin geçmişte yaptığı paylaşımlar, yazdığı yorumlar, attığı mesajlar ve kullandığı üslup analiz ediliyor.

Buna göre:

  • Kişinin yazı tarzı taklit edilebiliyor
  • Eski paylaşımlarına benzer yeni içerikler üretilebiliyor
  • Takipçilere mesaj atılabiliyor
  • Yorum yapılabiliyor ve beğeni bırakılabiliyor

Sistem yalnızca yazıyla da sınırlı değil. Belgelerde, sesli ve görüntülü konuşmaları taklit edebilecek bir yapıdan da söz ediliyor. Yani teorik olarak bir kişinin sesi ve görüntüsü simüle edilerek gerçek zamanlı etkileşim hissi oluşturulabiliyor.

NanoLED Dönemi Başlıyor! Ekran Teknolojilerinde Yeni Bir Çağ Kapıda
NanoLED Dönemi Başlıyor! Ekran Teknolojilerinde Yeni Bir Çağ Kapıda
İçeriği Görüntüle

Hangi Platformları Kapsıyor?

Meta, bildiğiniz gibi:

  • Instagram
  • Facebook
  • WhatsApp

gibi dev platformların çatı şirketi. Patent, bu ekosistemdeki kullanıcı verilerini temel alabilecek bir yapıyı kapsıyor.

Özellikle fenomenler, içerik üreticileri ve yüksek takipçili hesaplar için bu teknolojinin daha “anlamlı” sonuçlar verebileceği konuşuluyor. Çünkü yapay zeka ne kadar çok veriyle beslenirse, o kadar gerçekçi sonuç üretebiliyor.

Meta Ne Diyor?

Şirket yetkilileri patentin doğruluğunu kabul etti. Ancak şu an için bu sistemi ticari olarak kullanma planlarının olmadığını belirtti.

Patent almak her zaman ürün çıkarılacağı anlamına gelmiyor. Şirketler bazen fikirlerini korumak için bu yolu tercih ediyor. Yani bu teknoloji yarın devreye girecek demek değil.

Peki Bu İşin Hukuki ve Etik Boyutu?

Asıl tartışma burada başlıyor.

  • Bir kişinin ölümünden sonra dijital kimliği kime ait?
  • Ailesi mi yönetmeli?
  • Şirket mi karar vermeli?
  • Kişi hayattayken izin vermediyse ne olacak?

Birçok ülkede “dijital miras” konusu hâlâ net kurallara bağlanmış değil. Kişisel verilerin korunması, ölüm sonrası mahremiyet ve etik sınırlar ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Özellikle ses ve görüntü taklidi konusu, deepfake tartışmalarını da yeniden gündeme taşıyabilir.

Dijital Miras Dönemi Başlıyor mu?

Şu an ortada aktif bir uygulama yok. Ancak bu patent, teknoloji şirketlerinin dijital kimlik konusunu çok daha ileri bir noktaya taşımayı düşündüğünü gösteriyor.

Gelecekte insanlar belki de “öldükten sonra hesabım kapatılsın mı, yoksa dijital klonum devam etsin mi?” gibi tercihler yapabilecek.

Teknoloji hızla ilerliyor. Ama bu kez soru şu:
Yapay zeka, insanın yokluğunu gerçekten doldurabilir mi?

Bu konu önümüzdeki yıllarda hem hukukçuların hem etik uzmanlarının hem de kullanıcıların en çok konuşacağı başlıklardan biri olmaya aday.

Kaynak: HABER MERKEZİ