Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde 24 Eylül’de meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki deprem, Türkiye’deki aktif fay hatlarına yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. AFAD verilerine göre saat 10.40’ta meydana gelen depremin derinliği 7,39 kilometre olarak ölçüldü.
Depremin ardından Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un geçmiş yıllarda yaptığı değerlendirmeler de yeniden gündeme geldi. Üşümezsoy, daha önce Atatürk Barajı’nın güneyindeki faylara ve Bozova Fayı çevresine dikkat çekmişti.

Daha önce Bozova Fayı’na dikkat çekmişti
Üşümezsoy, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 31 Mart 2023’te yaptığı değerlendirmelerde Atatürk Barajı’nın güneyindeki faylara işaret etmiş, özellikle Bozova Fayı çevresindeki stres birikiminin izlenmesi gerektiğini savunmuştu.
Karaköprü’de yaşanan 5,4 büyüklüğündeki sarsıntının ardından bu açıklamalar yaklaşık 3,5 yıl sonra yeniden gündeme taşındı.

Şener Üşümezsoy şimdi hangi bölgeyi işaret etti?
Geçmişte dikkat çektiği bölgeleri sıralayan Üşümezsoy, halen risk taşıdığını düşündüğü faylardan biri olarak Pamukkale Fayı’nı gösterdi.
Üşümezsoy, söz konusu fayın 7’nin altında, 6,5 ile 7 arasında deprem potansiyeli bulunduğunu ifade etti. Fayın uzandığı hattı ise Buldan, Karahayıt, Pamukkale ve Denizli olarak sıraladı.

“Risk taşıyan faylardan biri Pamukkale Fayı”
Üşümezsoy değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bu seri içinde risk taşıyan faylardan biri Pamukkale Fayı olarak görülmekte. Pamukkale Fayı’ndaki deprem 7’nin altında bir deprem potansiyeli olan bir fay, 6,5 ile 7 arasında.”
Üşümezsoy, fay hattının Buldan’dan başlayarak Karahayıt, Pamukkale ve Denizli hattına uzandığını belirtti.

Tarihsel depremlere de dikkat çekti
Üşümezsoy, bölgenin tarihsel deprem geçmişine ilişkin değerlendirmesinde Laodikeia çevresine de dikkat çekti.
Pamukkale ve çevresinin tarihsel olarak depremlerin yoğun görüldüğü bölgeler arasında bulunduğunu belirten Üşümezsoy, Milattan Sonra 40 yılında bölgede meydana gelen büyük bir depremin antik kaynaklarda da bilindiğini ifade etti.





