Orucunu tutmak isteyenler için sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme adına önerilerde bulunan Öğr. Gör. Özlem Demir “Öğün olarak sahuru atlamayın” dedi.
Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günde en az 2 öğünün tamamlanmasının şart olduğuna dikkat çeken Öğr. Gör. Özlem Demir, özellikle sahur öğününün atlanmasının sağlık açısından çok tehlikeli olduğunu belirtti.
Demir, “Öğün atlamak, açlık süresinin en az 5 saat daha uzatılmasına neden olur. Bu da şekerinizin iftardan daha erken sürede düşmesine ve günlük hayatınızda yaşayacağınız birçok probleme neden olabilir” diyerek önemli uyarılarda bulundu.

Ramazan’da Sağlıklı Beslenme ve Yaşam Rehberi
Mübarek Ramazan ayında öğün sayısının azalması, metabolizmanın çalışma hızını doğrudan etkiler. Bu değişimle başa çıkmak ve bağışıklık sistemini güçlü tutmak için şu kurallara dikkat etmek hayati önem taşır:
1. Sahuru Asla Atlamayın
Sahura kalkmamak, açlık süresini ortalama 18-20 saate çıkarır. Bu durum kan şekerinin çok erken saatlerde düşmesine, halsizliğe ve zihinsel yorgunluğa neden olur. Sahur, gün boyu ihtiyaç duyacağınız enerjinin ana kaynağıdır.
2. Sahurda Doğru Menü Seçimi
Gece metabolizma hızı düştüğü için yiyeceklerin yağa dönüşme potansiyeli artar.
-
Tercih edin: Çorba, hafif sebze yemekleri, tam buğday ekmeği, yumurta, süt ve yoğurt gibi proteinli ve lifli gıdalar.
-
Uzak durun: Aşırı yağlı, tuzlu yemekler ve hamur işleri. Tuz, gün içinde susuzluk hissini tetikleyen en büyük etkendir.
3. İftarda "15 Dakika" Kuralı
Orucu açarken mideye bir anda yüklenmek sindirim sistemini felç edebilir.
-
Önce su ve iftariyelik (hurma, zeytin) ile başlayın, ardından bir kase çorba için.
-
Önemli: Çorbadan sonra ana yemeğe geçmeden önce en az 15 dakika mola verin. Bu, beynin tokluk sinyalini almasına ve aşırı yeme isteğinin azalmasına yardımcı olur.
4. Kan Şekerini Dengede Tutun
Beyaz pirinç pilavı, patates ve beyaz ekmek gibi glisemik indeksi yüksek gıdalar kan şekerini hızla yükseltip hızla düşürür. Bu da iftar sonrası ani ağırlık çökmesine neden olur. Bunlar yerine bulgur pilavı, karabuğday veya tam tahıllı ürünler tercih edilmelidir.
5. Hidrasyon (Sıvı Desteği)
Gün boyu kaybedilen sıvıyı yerine koymak için iftar ile sahur arasında en az 2-2,5 litre su tüketilmelidir. Susama hissini beklemeden bardak bardak içmek gerekir. Suya ek olarak taze meyve kompostoları (az şekerli), ayran ve bitki çayları sıvı alımını destekler.
6. Tatlı Tercihinde Değişim
Ağır şerbetli ve hamurlu tatlılar mideyi yorar ve kilo alımını kolaylaştırır. Ramazan’ın ruhuna uygun olan ve sindirimi rahatlatan sütlü tatlılar (güllaç, muhallebi gibi) veya doğrudan meyve tüketimi çok daha sağlıklıdır.
7. İftar Sonrası Hareket
İftardan yaklaşık 1-1,5 saat sonra yapılacak 20-30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler, sindirimi kolaylaştırır, bağırsak hareketlerini düzenler ve kabızlığı önler. İftar yemeğinin hemen ardından uyumak veya uzanmak ise mide yanması ve reflüyü tetikler.
8. Risk Grubundakiler İçin Uyarı
Diyabet hastaları, hamileler, emziren anneler, böbrek hastaları ve gelişim çağındaki çocuklar uzun süreli açlık konusunda mutlaka bir hekim görüşü almalıdır. Vücut sinyalleri iyi dinlenmeli, sağlık durumu elvermiyorsa ısrar edilmemelidir.
9. Bilimsel Not: Çiğneme Faktörü
Araştırmalar, lokmaların en az 20-30 kez çiğnenmesinin sindirim enzimlerini (amilaz) daha aktif hale getirdiğini ve mideye giden yükü %40 oranında azalttığını göstermektedir. Hızlı yemek, sadece mideyi değil, kalbi de yorar.

“Sahurda çorba, hafif sulu yemekler veya kahvaltı tercih edin”
Geceleri metabolizma hızının düşmesinin tersine, öğünlerin yağa dönüşme hızının arttığını hatırlatan Özlem Demir, bunun da kilo alımını hızlandırdığını söyledi.
Bu nedenle sahurun çorbalar, hafif sulu yemekler, salata türevleri, süt ve yoğurt ürünlerinden oluşan öğünlerle veya hafif kahvaltı ile tamamlanmasını vurgulayan Demir, sahurda, özellikle aşırı tuzlu, yağlı yemeklerden ve hamur işlerinden uzak durulmasını tavsiye etti.

“İftarda ise büyük porsiyonlar yerine aralıklı küçük porsiyonlar tüketilmeli”
Özlem Demir, iftar sofrasında ise aşırı yeme isteğine karşı gelerek tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklı ve her seferinde küçük porsiyonların tüketilmesinin önemine değindi ve “Özellikle iftarlarda yemekleri hızlı yemekten kaçınmalı, iyice çiğneyerek ve yavaşça tüketilmeli.
Yemeğe iftariyelik ürünler ile başlanmalı ve ardından çorba tercih edilmeli. Ana yemeğe ise en az 15 dakika bekledikten sonra başlanmalı” dedi.
İftar ve sahur arasında sıvı ihtiyacının karşılanması için en az 2 litre kadar su tüketilmesini öneren Demir, susama hissi olmasa bile bu süre aralığında suyun yanında destekleyici ayran, süt, hoşaf, meyve suyu ve çayların büyük faydası olacağını kaydetti.

“Kızartma, hamur işleri ve pirinç pilavından uzak durun”
İftarda kızartmalardan, hamur işlerinden, kan şekerini hızlı yükselten pirinç pilavı veya patates gibi öğünlerden uzak durulmasını dile getiren Demir,
“Bunlar yerine kepekli veya bulgurlu ürünler tercih etmeli. İftar sonrası şerbetli tatlılar yerine şeker ihtiyacını sütlü tatlı hatta meyve ile gidermek daha sağlıklı olur.” görüşünü dile getirdi.
“Diyabet hastaları, emziren anneler uzun süren açlık için doktorlarına danışmalı”
Özlem Demir, diyabet hastalarını, hamileleri, emziren anneleri, geriatrik hastaları ve okul çağı çocuklarını sağlıklarını etkileme riski olması sebebiyle uzun süre aç kalma konusunda mutlaka bir doktora ve diyetisyene danışmaları konusunda uyardı.
Bir hastalığı olmaması halinde bile sağlığı olumsuz etkilenen kişilerin oruca ara vermelerini ve sağlık durumu oruç tutmasına elverişli olmayan bireylerin de durumlarını iyi değerlendirmeleri gerektiğini anlattı.

“İftar sonrası, 20-30 dakika hafif tempolu spor yapılabilir”
Oruçluyken gün içinde herhangi bir egzersiz yapılmasını önermediklerini hatırlatan Demir, bununla birlikte haftada en fazla üç kere, iftar öğününü yedikten sonra 20-30 dakikayı geçmeyecek hafif tempolu spor yapılabileceğini söyledi.
Özellikle iftar sonrası yapılan yürüyüşlerin, bağırsak hareketlerini arttırarak kabızlığın oluşmasını da önleyeceğini ve gece rahat uyumaya yardımcı olacağını ifade eden Demir son olarak,
“Normal beslenme düzenimizi değiştirdiğimiz bu ayda sağlıklı beslenmek bağışıklık sistemimizin güçlü kalmasını sağlayacaktır. Ramazan sonrası bayramda da aynı uyarılara dikkat etmeli. Normal düzene vücudu alıştırarak ve yavaş yavaş geçmeliyiz” dedi.

Sağlıklı, dengeli ve mideyi yormayan, özellikle Ramazan ayının manevi iklimine ve vücut direncine uygun hazırladığım özel menü önerileri aşağıdadır.
Bu menüler, kan şekerini dengede tutmaya ve gün boyu susuzluk hissini en aza indirmeye yardımcı olacak şekilde tasarlanmıştır.
Özel Sahur Menüsü (Tok Tutan ve Susatmayan)
Sahurda amaç, protein ve lif oranını yüksek tutarak sindirimi yavaşlatmak ve enerji seviyesini uzun süre muhafaza etmektir.
-
Ana Protein: 1 veya 2 adet haşlanmış yumurta (Anne usulü az pişmiş/kayısı kıvamı, protein kalitesi en yüksek besindir).
-
Kalsiyum Kaynağı: 2 dilim az tuzlu peynir veya 3-4 kaşık lor peyniri (Tuzsuz olması gün içindeki susuzluğu önler).
-
Sağlıklı Yağ: 2 tam ceviz içi veya 5-6 adet tuzsuz zeytin (Zihinsel yorgunluğu azaltır).
-
Lif ve Vitamin: Mevsim yeşillikleri (dereotu, maydanoz, roka) ve üzerine limon sıkılmış domates, salatalık.
-
Karbonhidrat: 1-2 dilim tam tahıllı veya çavdar ekmeği.
-
İçecek: Şekersiz açık çay veya 1 bardak süt/ayran.
-
Özel Dokunuş: Bir kase az şekerli ev yapımı kayısı veya şeftali kompostosu (Bağırsak hareketleri için birebirdir).
Özel İftar Menüsü (Sindirimi Kolay ve Dengeli)
İftarda temel kural "yavaş başlamak" ve mideyi bir anda şoka sokmamaktır.
Aşama 1: Açılış (Oruç Açma)
-
1 adet hurma veya 2 adet zeytin.
-
1-2 bardak ılık su.
Aşama 2: Başlangıç
-
Çorba: 1 kase mercimek, ezogelin veya sebze çorbası.
-
ARA: Çorba bittikten sonra mutlaka 15 dakika bekleyin. Bu sürede akşam namazınızı kılabilir veya sofrada derin bir sohbet edebilirsiniz.
Aşama 3: Ana Öğün
-
Et/Sebze Dengesi: Izgara tavuk, fırında köfte veya etli bir sebze yemeği (kızartılmamış olması şartıyla).
-
Tamamlayıcı: 3-4 yemek kaşığı bulgur pilavı veya karabuğday (Pirinç pilavından kaçınıyoruz).
-
Ferahlatan: Bol yeşillikli, az yağlı bir salata ve yanında 1 kase yoğurt ya da cacık.
Aşama 4: İftar Sonrası (Tatlı ve Meyve)
-
Yemekten 2 saat sonra; 1 dilim sütlü tatlı (güllaç veya sütlaç) veya 1 porsiyon taze mevsim meyvesi.
Ramazan Sofrasıyla İlgili Önemli Tavsiyeler:
-
Çiğneme: Her lokmayı en az 20 kez çiğnemeye özen gösterin; bu, tokluk hissini artırır.
-
Su Tüketimi: İftar ile sahur arasında her saat başı 1-2 bardak su içerek günlük 2-2,5 litreyi tamamlayın.
-
Hafif Hareket: İftardan 1 saat sonra ev içinde veya dışarıda yapacağınız 20 dakikalık bir yürüyüş, ertesi gün daha dinç uyanmanızı sağlar.
Güzel Bir Söz: "Mide, hastalıkların evi; perhiz ise ilaçların başıdır." (Hadis-i Şerif meali). Bedeni yormadan, ruhu besleyerek geçireceğiniz hayırlı bir Ramazan dileriz.

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!






