Akıllı telefonlardan birkaç saniye içerisinde alışveriş yapılabilmesi, tüketicilere büyük kolaylık sağlıyor. Ancak indirim bildirimleri, kişiselleştirilmiş reklamlar, kuponlar ve hızlı ödeme seçenekleri bazı kişilerde alışveriş davranışının kontrol edilemez bir alışkanlığa dönüşmesine yol açabiliyor.
İhtiyaç olmadığı halde sürekli ürün satın almak, harcamaları gizlemek ve alışveriş yapmadığında huzursuz hissetmek, online alışveriş bağımlılığının önemli işaretleri arasında gösteriliyor.
Uzmanlık literatüründe bu sorun çoğunlukla “kompulsif satın alma-alışveriş bozukluğu” olarak ele alınıyor. Dünya Sağlık Örgütünün ICD-11 sisteminde bağımsız bir hastalık başlığı olmamakla birlikte, diğer tanımlanmış dürtü kontrol bozukluklarına örnek olarak değerlendiriliyor.
Araştırmalarda temel ölçütler; alışverişle aşırı zihinsel meşguliyet, dürtülere karşı koyamama, kontrol kaybı ve davranışın olumsuz sonuçlara rağmen sürdürülmesi olarak sıralanıyor.

Online Alışveriş Bağımlılığı Nedir?
Online alışveriş bağımlılığı (dijital kompulsif satın alma), kişinin olumsuz duygularla baş etmek, geçici bir rahatlama veya haz yaşamak amacıyla kontrolsüz, dürtüsel ve tekrarlayıcı bir şekilde internetten alışveriş yapması durumudur.
Tıbbi literatürde genellikle "Oniomani" başlığı altında incelenen bu durum, günümüzde internetin ve mobil uygulamaların sağladığı kolaylıklarla dijital bir boyuta taşınmıştır.
Buradaki temel mesele bir ürüne duyulan gerçek ihtiyaç değil, satın alma eyleminin kendisi ve o esnada beynin salgıladığı dopaminin yarattığı geçici mutluluk hissidir.

Her Çok Alışveriş Yapan Kişi Bağımlı mıdır?
Sık alışveriş yapmak tek başına bağımlılık anlamına gelmez. Belirleyici olan yalnızca alınan ürün sayısı ya da harcanan para değildir. Kişinin davranış üzerindeki kontrolünü kaybetmesi, alışverişi durdurmakta zorlanması ve bu durumun günlük yaşamına zarar vermesi önemlidir.
Planlı şekilde alışveriş yapan, bütçesini aşmayan ve ihtiyacı olmayan ürünlerden vazgeçebilen kişilerde bağımlılıktan söz etmek doğru olmaz. Ancak harcamalar gizleniyor, borçlar büyüyor ve alışveriş kişinin zihnini sürekli meşgul ediyorsa durumun ciddiye alınması gerekir.

Online Alışveriş Bağımlılığının Özellikleri Nelerdir?
Alışverişi Sürekli Düşünmek
Kişi gün içerisinde alışveriş sitelerini, indirimleri, satın almak istediği ürünleri veya beklediği kargoları sık sık düşünür. Çalışırken, ders dinlerken ya da ailesiyle zaman geçirirken bile alışveriş uygulamalarını kontrol edebilir.
İhtiyaç Olmadan Ürün Satın Almak
Evde benzeri bulunan, kullanılmayacağı bilinen veya gerçek bir ihtiyacı karşılamayan ürünlerin alınması sık görülür. Bazı ürünler paketinden çıkarılmadan veya etiketi sökülmeden uzun süre bekleyebilir.
Satın Alma Dürtüsünü Kontrol Edememek
Kişi alışveriş yapmama kararı alsa bile kısa süre sonra yeniden sipariş verebilir. “Bu son alışverişim” düşüncesi sık sık tekrarlanmasına rağmen davranış sürdürülebilir.
Duyguları Alışverişle Bastırmak
Stres, yalnızlık, can sıkıntısı, üzüntü, öfke veya değersizlik hissi alışveriş isteğini tetikleyebilir. Araştırmalar, stres ve psikolojik sıkıntılarla kompulsif alışveriş davranışı arasında dikkate değer bir ilişki bulunduğunu ortaya koyuyor.
Alışveriş Sonrası Pişmanlık Yaşamak
Sipariş verildiği anda heyecan ve rahatlama hissedilebilir. Ancak bu rahatlama çoğu zaman kısa sürer. Sonrasında gereksiz harcama yapıldığı düşüncesiyle suçluluk, kaygı ve utanç ortaya çıkabilir.
Harcamaları Gizlemek
Alınan ürünlerin fiyatını düşük söylemek, banka hareketlerini saklamak, kargoları aile üyelerinden gizlemek veya borçlar hakkında doğru bilgi vermemek önemli uyarı işaretlerindendir.
Bütçeyi Sürekli Aşmak
Kira, fatura, gıda, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlar için ayrılan paranın alışverişte kullanılması, kredi kartı limitlerinin dolması ve borcun başka borçlarla kapatılmaya çalışılması sorunun ağırlaştığını gösterebilir.
Kampanya ve İndirimlere Karşı Koyamamak
Kişi ihtiyacı olmadığı halde “son fırsat”, “stoklar tükeniyor”, “bugüne özel” veya “ücretsiz kargo” gibi mesajlardan etkilenerek alışveriş yapabilir. Ürünün gerçekten gerekli olup olmadığı yerine, indirimi kaçırmama düşüncesi öne çıkar.
Gece Saatlerinde Kontrolsüz Alışveriş Yapmak
Gece geç saatlerde uzun süre ürün incelemek, uykudan fedakârlık etmek ve ertesi gün pişman olunacak siparişler vermek yaygın davranışlar arasında yer alabilir. Online kompulsif alışverişin günlük sorumluluklar, iş, okul, sağlık ve sosyal ilişkiler üzerinde daha ağır bir etki oluşturabileceği belirtiliyor.
Olumsuz Sonuçlara Rağmen Devam Etmek
Borçlanma, aile içi tartışmalar, iş performansının düşmesi veya yoğun pişmanlık yaşanmasına rağmen alışveriş davranışının sürdürülmesi bağımlılık açısından en önemli göstergelerden biridir.
Bunlar Sizde Varsa Alışveriş Bağımlısı Oldunuz Demektir
Bir davranışın alışveriş alışkanlığından çıkıp bağımlılığa dönüştüğünü gösteren temel özellikler şunlardır:
-
Dürtüsellik ve Durduramama Hissi: Kişi alışveriş yapma isteği geldiğinde bunu erteleyemez veya engelleyemez.
-
Duygusal Kaçış Mekanizması: Stres, yalnızlık, öfke, kaygı veya boşluk hissi yaşandığında doğrudan alışveriş sitelerine yönelinir. Alışveriş bir tür "kendi kendini tedavi etme" yöntemi gibi kullanılır.
-
Geçici Haz ve Pişmanlık Döngüsü: Satın alma anında yüksek bir coşku (haz) yaşanır ancak kargo eve ulaştığında ya da ödeme ekstresi geldiğinde yerini derin bir suçluluk, pişmanlık ve utanç duygusuna bırakır.
-
Tolerans Geliştirme: Tıpkı diğer bağımlılıklarda olduğu gibi, aynı hazzı alabilmek için zamanla harcanan paranın ve satın alınan ürün miktarının artması gerekir.
-
İşlevsellik Kaybı: Alışveriş sitelerinde ve uygulamalarında saatler harcanması nedeniyle iş, okul veya sosyal hayatın aksaması.
-
Gizleme ve Yalan Söyleme: Harcanan paranın miktarını, gelen kargoları aile üyelerinden veya yakınlardan saklama eğilimi.
-
Kullanılmayan Eşyalar: Satın alınan birçok ürünün kutusunun dahi açılmaması, etiketleriyle gardıroplarda veya kenarda bekletilmesi.
Online Alışveriş Bağımlılığı Neden Ortaya Çıkar?
Online alışveriş bağımlılığının tek bir nedeni bulunmaz. Dürtü kontrolünde zorlanma, yoğun stres, yalnızlık, düşük öz denetim, olumsuz duygulardan kaçma isteği ve alışveriş sırasında yaşanan kısa süreli heyecan bu davranışın gelişmesine katkıda bulunabilir.
Online mağazaların günün her saatinde açık olması, ürünlere saniyeler içinde ulaşılabilmesi ve ödemenin fiziksel para kullanılmadan yapılması da harcamanın etkisini daha az görünür hale getirebilir. Kullanıcı kimi zaman gerçek bir para harcadığını ancak kredi kartı ekstresi geldiğinde tam olarak fark eder.
Araştırmalarda online alışveriş bağımlılığı için olumsuz duygusal durum, düşük öz düzenleme, alışverişten alınan haz ve dijital ortamın sunduğu kolaylıklar gibi farklı risk etkenleri üzerinde duruluyor. Bununla birlikte her bireyin yaşadığı süreç farklı olduğundan, tek bir nedene dayanarak değerlendirme yapılmaması gerekiyor.
Online Alışveriş Bağımlılığından Nasıl Kurtulabiliriz? (20 Tavsiye)
Bu döngüyü kırmak sabır ve kararlılık gerektirir. İşte bu süreçte uygulayabileceğiniz 20 etkili strateji:
Dijital Önlemler ve Engeller
-
Alışveriş Uygulamalarını Silin: Telefonunuzda bulunan ve tek tıkla sipariş vermenizi sağlayan tüm e-ticaret uygulamalarını kaldırın. Alışverişi zorlaştırmak ilk adımdır.
-
Kredi Kartı Bilgilerini Kaydetmeyin: Tarayıcılardaki ve sitelerdeki "Kartı Hatırla" veya "Hızlı Öde" seçeneklerini iptal edin. Her seferinde kart bilgilerini girmek zorunda kalmak, size düşünme süresi tanır.
-
Bülten Aboneliklerinden Çıkın: E-postanıza gelen indirim, kampanya ve kupon bildirimlerinin aboneliklerini iptal edin. "Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur."
-
Reklamları Engelleyin: Sosyal medya ve internet sitelerinde karşınıza çıkan hedeflenmiş alışveriş reklamlarını engellemek için reklam engelleyici (AdBlocker) programlar kullanın.
-
Bildirimleri Kapatın: Sosyal medya mecralarında veya kalan az sayıdaki uygulamada "indirim" ve "canlı yayın" bildirimlerini tamamen sessize alın.
Finansal Sınırlar Koyma
-
Sanal Kart ve Düşük Limit Kullanın: İnternet alışverişleriniz için limitini kendiniz belirlediğiniz ve içinde sadece acil ihtiyaç kadar para barındıran sanal kartları tercih edin.
-
Kredi Kartı Yerine Banka Kartı Kullanın: Gelecekteki paranızı (borçlanarak) değil, o an hesabınızda olan nakit parayı harcama alışkanlığı edinin.
-
Nakit Harcama Pratiğine Dönün: Mümkünse fiziksel alışverişe yönelin ve dokunarak, görerek, nakit parayla ödeme yapın. Dijital dünyada paranın eksilişini hissetmek daha zordur.
-
Aylık Alışveriş Bütçesi Sabitleyin: Temel ihtiyaçlar dışında kişisel keyif alışverişleri için kendinize asla aşmayacağınız katı bir aylık limit koyun.
Davranışsal Değişiklikler ve Kurallar
-
48 Saat Kuralını Uygulayın: Bir ürünü beğendiğinizde doğrudan sepete atın ama satın almayın. Kendinize tam 48 saat süre verin. Çoğu zaman o süre bittiğinde isteğin geçip gittiğini göreceksiniz.
-
"İstek mi, İhtiyaç mı?" Sorgulaması Yapın: Satın al butonuna basmadan önce kendinize şu soruyu sorun: "Buna gerçekten ihtiyacım var mı, yoksa şu an sadece canım sıkıldığı için mi alıyorum?"
-
Sepeti Boşaltma Egzersizi Yapın: Ürünleri sepete ekleme aşamasına kadar gelin (bu süreç de hafif bir dopamin salgılatır) ancak ödeme yapmadan sekmeyi kapatın.
-
Gardırop Envanteri Çıkarın: Evinizde, dolabınızda halihazırda neler olduğunu listeleyin. Benzer ürünlerden kaç tane olduğunu görmek, yenisini alma isteğini törpüler.
-
Tetikleyicilerinizi Belirleyin: Hangi anlarda (örneğin iş çıkışı yorgunluğunda, yalnız hissettiğiniz pazar gecelerinde) alışveriş yaptığınızı not edin ve o saatlerde kendinize başka uğraşlar bulun.
Yaşam Tarzı ve Psikolojik Destek
-
Yeni Dopamin Kaynakları Bulun: Alışverişin yerini dolduracak sağlıklı aktiviteler edinin. Spor yapmak, yürüyüşe çıkmak, kitap okumak, yeni bir hobi edinmek gibi.
-
Geceleri Ekran Süresini Sınırlayın: Bağımlılık döngüsünün en çok tetiklendiği saatler gece geç saatlerdir. Yatmadan en az 1 saat önce telefonla bağınızı kesin.
-
Sosyal Medya Detoksu Yapın: Tüketim kültürünü pompala-yan, sürekli "satın al" algısı yaratan influencer ve hesapları takipten çıkarın.
-
Yakınlarınızdan Destek İsteyin: Güvendiğiniz bir aile üyesine veya arkadaşınıza bu durumdan kurtulmak istediğinizi söyleyin. Hesap hareketlerinizi veya kargolarınızı kontrol etmesini rica edin.
-
Satın Aldıklarınızı İade Edin: Pişmanlıkla aldığınız ve henüz kullanmadığınız ürünleri üşenmeden yasal süresi içinde iade edin. Paranızı geri almak da iyi hissettirecektir.
-
Profesyonel Yardım Alın: Eğer bu durum borç batağına sürüklüyorsa, ilişkilerinizi bozuyorsa ve kendi başınıza durduramıyorsanız, bilişsel davranışçı terapi uygulayan bir psikolog veya psikiyatristten profesyonel destek alın.
Online Alışveriş Bağımlılığı ve İsraf
Ekonomik ve ahlaki bir kavram olan israf, online alışveriş dünyasında sadece "para savurmak" anlamına gelmez. Dijital çağda israfın başladığı net çizgiler şunlardır:
1. İhtiyacın Ötesine Geçildiğinde: Bir ürünün fonksiyonelliği, kullanım amacı ve hayatınızdaki yeri bitip; sadece "sahip olma" dürtüsü ön plana çıktığında israf başlar. Evde benzer işlevi gören 3 ürün varken, sırf rengi veya yeni modeli için 4.'sünü almak israftır.
2. Zaman ve Enerji Tüketildiğinde: İsraf sadece maddi değildir. Günün saatlerini indirim kovalamak, yorum okumak, siteler arasında kaybolmak için harcamak; zihinsel enerjiyi ve üretkenliği dijital vitrinlerde tüketmek de büyük bir israftır.
3. Kargo Kutuları Açılmadığında: Alınan ürünler hayat kalitenizi artırmıyor, bir kenarda kutusuyla/etiketiyle bekliyorsa, orada harcanan kaynak (üretim emeği, doğaya salınan karbon, kargo lojistiği ve kendi paranız) tamamen israf edilmiş demektir.
4. Borçla Tüketim Yapıldığında: Henüz kazanılmamış, gelecekteki parayı (kredi kartı taksitleri, krediler) bugünün geçici arzuları için harcamak, finansal geleceği ve huzuru israf etmektir. Tüketim, bütçenizin dengesini bozduğu ve birikim potansiyelinizi yok ettiği an israf sınırını çoktan aşmıştır.
Online Alışverişte İsraf Nerede Başlar?
İsraf yalnızca pahalı veya lüks bir ürün satın almakla başlamaz. İhtiyaç olmadığı halde alınan, kullanılmadan bekletilen, kişinin gelirini ve sorumluluklarını aşan her harcama savurganlığa dönüşebilir.
Bir ürün ucuz olduğu için gerekli hale gelmez. Kullanılmayacak üç ürünü indirimli almak, ihtiyaç duyulan tek bir ürünü normal fiyatından almaktan daha ekonomik değildir. Bu nedenle alışverişte asıl soru “Bu ürün indirimde mi?” değil, “Bu ürüne gerçekten ihtiyacım var mı?” olmalıdır.
“Yiyin, için fakat israf etmeyin.”
A‘râf Suresi’nin 31. ayetinde tüketim tamamen yasaklanmamakta; tüketirken ölçünün korunması istenmektedir.
İsrâ Suresi’nin 26 ve 27. ayetlerinde ise gereksiz yere saçıp savurmaktan kaçınılması emredilmektedir. Bu yaklaşım, ihtiyaç ile arzu arasındaki sınırın korunmasını ve sahip olunan imkânların sorumluluk bilinciyle kullanılmasını öne çıkarır.
İsrafın Başladığını Gösteren Durumlar
Alınan ürünün kullanılmayacağı biliniyorsa, harcama temel ihtiyaçların karşılanmasını engelliyorsa, kişi alışverişini ailesinden gizliyorsa veya yalnızca kısa süreli mutluluk yaşamak için alışveriş yapıyorsa israf sınırına yaklaşılmış olabilir.
İndirim nedeniyle gereksiz ürün almak, kullanılabilir eşyaların yerine sürekli yenisini satın almak, borçla gösterişli tüketim yapmak ve kullanılmayan ürünleri evde biriktirmek de savurganlık kapsamında değerlendirilebilir.
Online Alışveriş Bağımlılığına Karşı Tavsiyeler
1. Sorunu Açıkça Kabul Edin
İlk adım, harcamaların kontrol dışına çıktığını dürüstçe kabul etmektir. Banka hesaplarını, kredi kartı borçlarını, sipariş geçmişini ve kullanılmayan ürünleri inceleyerek mevcut tabloyu görünür hale getirin.
2. Bir Aylık Harcama Günlüğü Tutun
Satın aldığınız her ürünü, fiyatını, alışveriş saatini ve o sırada hissettiğiniz duyguyu kaydedin. Bu yöntem, alışverişi tetikleyen stres, yalnızlık veya can sıkıntısı gibi durumları fark etmenize yardımcı olabilir.
3. İhtiyaç ve İstek Listesini Ayırın
Temel ihtiyaçları ayrı, yalnızca hoşunuza giden ürünleri ayrı bir listeye yazın. Önceliği ihtiyaçlara verin ve istek listesindeki ürünleri hemen satın almayın.
4. 72 Saat Bekleme Kuralı Uygulayın
Acil olmayan bir ürünü sepete ekledikten sonra en az 72 saat bekleyin. Bu sürenin sonunda ürüne hâlâ ihtiyaç duyup duymadığınızı yeniden değerlendirin.
5. Alışveriş Uygulamalarını Telefondan Silin
Uygulamaların ana ekranda bulunması, alışverişe yönelmeyi kolaylaştırır. Uygulamaları kaldırmak, satın alma işleminin önüne küçük fakat etkili bir engel koyabilir.
6. Bildirimleri Tamamen Kapatın
İndirim, kupon, stok ve kampanya bildirimlerini devre dışı bırakın. Görmediğiniz bir kampanyayı kaçırmış değil, gereksiz bir harcamadan korunmuş olursunuz.
7. Kayıtlı Kart Bilgilerini Silin
Kredi kartlarının alışveriş sitelerinde kayıtlı olması, karar ile ödeme arasındaki süreyi kısaltır. Kart bilgilerini silerek her alışverişte yeniden düşünmek için zaman kazanın.
8. Kredi Kartı Limitini Düşürün
Yüksek limit, sahip olmadığınız parayı kullanılabilir gelir gibi görmenize neden olabilir. Gelirinize ve zorunlu harcamalarınıza uygun daha düşük bir limit belirleyin.
9. Taksitli Alışverişi Sınırlayın
Küçük görünen taksitler birleştiğinde aylık bütçenin önemli bölümünü kaplayabilir. Yeni bir taksit yapmadan önce devam eden tüm taksitlerin toplamını hesaplayın.
10. Alışveriş İçin Haftalık Bir Bütçe Belirleyin
Zorunlu ihtiyaçlar dışındaki harcamalar için net bir sınır koyun. Bütçe bittiğinde yeni alışveriş yapmayın ve sonraki haftanın bütçesinden borç almayın.
11. Gece Alışverişini Yasaklayın
Yorgunluk ve duygusal dalgalanmaların arttığı gece saatlerinde alışveriş uygulamalarına girmeyin. Telefonunuzda uygulama süre sınırı veya erişim engeli kullanın.
12. Alışverişsiz Günler Belirleyin
Önce haftada iki günü, ardından belirli bir haftayı alışveriş yapmadan geçirmeyi deneyin. Bu dönemlerde zorunlu olmayan hiçbir ürünü satın almayın.
13. E-posta ve SMS Listelerinden Çıkın
Markaların kampanya mesajlarından, bültenlerinden ve fiyat alarmı servislerinden ayrılın. Sürekli reklam görmek, ihtiyaç olmadığı halde satın alma isteğini canlı tutabilir.
14. Sosyal Medyadaki Alışveriş Tetikleyicilerini Azaltın
Sürekli ürün tanıtan, indirim paylaşan veya tüketimi teşvik eden hesapları takipten çıkarın. Reklam kişiselleştirme ayarlarını da mümkün olduğunca sınırlandırın.
15. Sepeti Hemen Satın Alma Alanı Olarak Görmeyin
Sepete eklenen her ürünün satın alınması gerekmez. Sepeti geçici bir değerlendirme listesi olarak kullanın ve ödeme aşamasına geçmeden önce ürünleri yeniden eleyin.
16. “Bir Girerse Bir Çıkar” Kuralını Uygulayın
Yeni bir kıyafet, ayakkabı veya ev eşyası alacaksanız aynı kategoriden kullanılmayan bir ürünü elden çıkarın. Bu yöntem hem birikmeyi hem de gereksiz tüketimi görünür hale getirir.
17. Dürtü Geldiğinde Alternatif Bir Davranış Seçin
Alışveriş yapma isteği geldiğinde yürüyüşe çıkmak, kitap okumak, egzersiz yapmak, bir arkadaşınızı aramak veya evdeki mevcut eşyaları düzenlemek gibi farklı bir etkinliğe yönelin.
18. Güvendiğiniz Bir Kişiden Destek Alın
Alışveriş kararlarınızı eşinizle, aile üyenizle veya güvendiğiniz bir arkadaşınızla paylaşın. Belirli bir tutarın üzerindeki alışverişlerde ikinci bir görüş alma kuralı oluşturun.
19. Borç Ödeme Planı Hazırlayın
Tüm borçları, faizleri, taksitleri ve ödeme tarihlerini tek bir tabloda toplayın. Önce temel ihtiyaçları güvence altına alın, ardından gerçekçi ve sürdürülebilir bir ödeme planı oluşturun.
20. Profesyonel Destek Almaktan Çekinmeyin
Kendi başınıza aldığınız önlemler yeterli olmuyorsa bir psikolog veya psikiyatri uzmanına başvurun. Bilişsel davranışçı terapiyi inceleyen çalışmalar, problemli alışveriş düşüncelerini ve satın alma davranışlarını azaltmada yarar sağlanabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte tedavi kişiye özel planlanmalı ve ilaçlar yalnızca hekim değerlendirmesiyle kullanılmalıdır.
Ne Zaman Uzman Yardımı Alınmalı?
Alışveriş nedeniyle borçlar büyüyorsa, temel ihtiyaçlar karşılanamıyorsa, aile ilişkileri zarar görüyorsa veya alışveriş yapmama düşüncesi yoğun huzursuzluk oluşturuyorsa profesyonel değerlendirme alınmalıdır.
Satın alınan ürünleri saklamak, alışveriş hakkında yalan söylemek, işe veya okula ayrılması gereken zamanı alışveriş sitelerinde geçirmek ve bırakma girişimlerinin sürekli başarısız olması da yardım alınması gerektiğini gösteren önemli işaretlerdir.
Sorun Alışveriş Değil, Kontrolün Kaybedilmesidir
Online alışveriş günlük yaşamı kolaylaştıran önemli bir imkândır. Sorun, alışverişin ihtiyaçları karşılayan planlı bir faaliyet olmaktan çıkıp duyguları bastırmak için kullanılan kontrolsüz bir davranışa dönüşmesiyle başlar.
İsrafın sınırı yalnızca ürünün fiyatıyla değil; ihtiyaç, kullanım, gelir, sorumluluk ve ölçülülükle belirlenir.
Kişinin kendisine “Buna ihtiyacım var mı, bunu kullanacak mıyım, bütçem buna uygun mu?” sorularını yöneltmesi, online alışveriş bağımlılığına karşı atılabilecek en güçlü adımlardan biridir. ATB

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!














