İslam literatüründe kesin bir yere sahip olan namazda tahiyyat ve salli-bârik dualarının okunması, bazı fasık çevrelerce tekfire varan bir şekilde şirk veya bid‘at olarak nitelendirilmektedir.
Tarihsel, fıkhi ve hadis kaynakları ışığında bu iddiaların tamamen ilmî dayanaktan yoksun olduğu, aksine bu uygulamanın Hz. Peygamber’in sünnetine ve kesintisiz aktarıma (amelî tevâtür) dayandığı açıkça görülmektedir.

Tahiyyat ve salli-bârik duaları namazda neden okunur?
Namaz, yükümlülük şartlarını taşıyan bütün Müslümanlara farz kılınmış bir ibadettir. Kur’ân-ı Kerim’de defalarca emredilen namaz, Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından “dinin direği” olarak nitelendirilmiştir.
Peygamberimiz (s.a.s.), namazın önemini sık sık vurgulamış; farz namazların yanında nafile namazlara devam ederek ashabını da buna teşvik etmiştir.
Cuma namazları yanında beş vakit namazı da daima cemaatle kılmış, ashabına namaz konusunda eğitim vermiş ve kendisi nasıl namaz kılıyorsa onların da öyle kılmasını emretmiştir (Buhârî, Ezân, 18 [631]).

İbadetin nasıl yapılacağı Allah ve Resûlü’nün bildirmesiyle belirlenir
Açıklamada, ibadetlerde esas olanın “taabbüdîlik” olduğu ifade ediliyor. Bu kavram, hem neyin ibadet olduğunun hem de ibadetin nasıl yerine getirileceğinin Allah ve Resûlü’nün bildirmesi ve Hz. Peygamber’in fiilî uygulamasıyla belirlenmesini anlatıyor.
Bu kapsamda namazların rekât sayıları; kıyam, kıraat, rükû ve secde gibi rükünleri ve bu rükünlerin nasıl yerine getirileceği, bizzat Allah Resûlü (s.a.s.) tarafından uygulamalı olarak öğretilmiştir. Tahiyyat ve salli-bârik dualarının namazda okunması da aynı çerçevede değerlendiriliyor.

Dualar uygulamaya dayalı kesintisiz aktarımla günümüze ulaştı
Hz. Peygamber’in bizzat uygulamasından öğrenilen tahiyyat ve salli-bârik dualarının, sahabe-i kiramdan itibaren Müslümanlar tarafından “amelî tevâtür”, yani uygulamaya dayalı kesintisiz aktarım yoluyla günümüze taşındığı belirtiliyor.
Hz. Peygamber ve sahabenin bu konudaki uygulamaları hadis kaynaklarında da yer alıyor: Muvatta’, Salât, 53-56, 67; Buhârî, Ezân, 148 [831], Ehâdîsü’l-enbiyâ, 10 [3370]; Müslim, Salât, 55-61, 65-69; Ebû Dâvûd, Salât, 181 [968], 182 [976]; İbn Mâce, İkametü’s-salât, 24 [899], 25 [904].
Tahiyyat ve salli-bârik okumak neden şirk olarak değerlendirilemez?
Açıklamada şirk; Allah’ın zâtında, sıfatlarında, fiillerinde veya O’na ibadet edilmesinde bir ortağının, denginin yahut benzerinin bulunduğuna inanmak şeklinde tanımlanıyor.
Namazda okunan tahiyyat ve salli-bârik dualarının ise iddiaların aksine, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Allah’ın kulu ve resulü olduğunu ifade ettiği vurgulanıyor. Bu nedenle duaların içeriğinin şirk iddiasını desteklemediği belirtiliyor.
Dualardaki hitap ifadeleri kutsallık atfetmek anlamına gelmiyor
Paylaşılan açıklamaya göre bu dualardaki hitap ifadeleri, muhataba seslenme ya da ona kutsallık atfetme anlamı taşımıyor. Bu kullanımın hem Kur’an ve sünnette hem de Arap edebiyatında çok sayıda örneğinin bulunduğu ifade ediliyor.
Dolayısıyla bu duaları Allah’a kulluk amacıyla okuyan bir Müslümanın, başka bir varlığa ulûhiyet atfettiğini veya onu ibadete layık gördüğünü düşünmenin temelsiz olduğu belirtiliyor.
Peygamberimizin öğrettiği dualar bidat sayılır mı?
Bidat, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) vefatından sonra dinî bir delile dayanmadığı hâlde dinin gereği olduğu inancıyla yerine getirilen uygulamalar için kullanılan bir kavram olarak açıklanıyor.
Tahiyyat ve salli-bârik duaları ise Resûl-i Ekrem’in bildirdiği, uyguladığı ve kendisinden ittifakla nakledilen dualar arasında bulunuyor. Bu nedenle namazda okunmalarının bidat olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanıyor.
“Namazda tahiyyat ile salli–bârik dualarının okunmasını şirk ve bid‘at olarak nitelemek, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sünnetine, sahabenin nakline ve ümmetin kabulüne açıkça aykırıdır.”
İddianın sahabe ve Müslümanlar açısından anlamı
Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından yapılan açıklamada, namazda bu duaları okumayı şirk ve bidatle ilişkilendirmenin, başta ashâb-ı kiram olmak üzere bütün Müslümanları aynı ithamla karşı karşıya bırakmak anlamına geldiği ifade ediliyor.
Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Müslümanların namazlarını Hz. Peygamber’den (s.a.s.) öğrendikleri ve nesiller boyunca nakledilen şekliyle eda etmeleri, ilmî kıymeti bulunmayan iddiaları dikkate almamaları gerektiği belirtiliyor. Tahiyyat ve salli-bârik dualarının okunmasının şirk ya da bidat olduğu iddiası ise ilmî dayanaktan yoksun ve asılsız olarak değerlendiriliyor.

İbadetlerin Kaynağı ve Taabbüdîlik İlkesi
-
Farz Kılınması: Namaz, İslam’ın temel direği olarak Kur’ân-ı Kerim’de defalarca emredilmiş ve Hz. Muhammed (s.a.s.) tarafından dinin direği şeklinde nitelendirilmiştir.
-
Taabbüdî Esas: İbadetlerin aslı (neyin ibadet olduğu) ve keyfiyeti (nasıl yapılacağı) akılla belirlenmez; doğrudan Allah ve Resûlü’nün bildirimine dayanır.
-
Uygulamalı Eğitim: Hz. Peygamber (s.a.s.), "Beni namazı nasıl kılıyorsa görüyorsanız, öyle kılın" buyurarak namazın rükünlerini, rekat sayılarını ve eda ediliş biçimini bizzat uygulamalı olarak öğretmiştir.
-
Amelî Tevâtür: Tahiyyat ve salli-bârik dualarının namazdaki konumu ve okunması, sahabe döneminden günümüze kadar kesintisiz bir uygulama geleneğiyle (amelî tevâtür) aktarılmıştır; hadis kaynaklarında da (Buhârî, Müslim, Muvatta, Ebû Dâvûd, İbn Mâce) genişçe yer bulmuştur.
"Şirk" İddialarının Geçersizliği
-
Şirk Kavramının Tanımı: Şirk, Allah’ın zâtında, sıfatlarında, fiillerinde veya ibadette O’na ortak, dengi ya da benzeri olduğuna inanmak anlamına gelir.
-
Kulluk Vurgusu: Tahiyyat ve salli-bârik dualarında geçen ifadeler, Hz. Muhammed’in (s.a.s.) yalnızca Allah’ın kulu ve resulü olduğunu açıkça vurgular; dolayısıyla muhataba ilahlık ya da kutsallık atfedilmesi söz konusu değildir.
-
Hitap Sanatı ve Edebiyat: Hem Kur'an'da hem sünnette hem de Arap edebiyatında benzer hitap biçimleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Duaları okuyan bir Müslümanın amacının yalnızca Allah’a kulluk etmek olduğu açıktır; bunu başka bir varlığa ulûhiyet isnat etmekle ilişkilendirmek mantık dışıdır.
"Bid‘at" İddialarının Asılsızlığı
-
Bid‘at Kavramı: Dinî bir delile dayanmadığı hâlde, Hz. Peygamber’in vefatından sonra dinin aslındanmış gibi uydurulan ve ibadet kastıyla yerine getirilen uygulamalara bid‘at denir.
-
Sünnete Dayanak: Resûl-i Ekrem’in bizzat öğrettiği, uyguladığı ve ümmetin ittifakla naklettiği bir uygulamanın bid‘at olarak nitelendirilmesi dinî terminolojiyle bağdaşmaz.
-
Ümmetin İcması: Asr-ı saadet’ten bu yana İslam âlimleri ve Müslüman topluluklar bu duaların namazda okunmasında ittifak etmiştir.
Fıkhı Araştırmalar ve İlave Bilgiler
-
Mezhepler Arası Görüş Birlikleri: Hanefî, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî gibi Hak mezheplerin tamamı, tahiyyatın ve salli-bârik dualarının (veya bunlara denk gelen salâvatların) namazın kuralına uygun şekilde okunmasını sünnet veya vacip olarak kabul etmiştir. Mezhepler arasındaki ufak farklılıklar (örneğin okuma biçimleri veya metin detayları) uygulamanın meşruiyetini gölgelemez.
-
Hz. İbrahim’e ve Âline Salât Etmenin Hikmeti: Salli-bârik dualarında Hz. İbrahim ve ailesine yapılan dua, peygamberler zincirinin evrenselliğini ve tevhid mücadelesindeki sürekliliği simgeler. Bu durum, Hz. Muhammed'e ve onun önderliğindeki İslam ümmetine duyulan bağlılığın ilahi bir terbiyeyle pekiştirilmesidir.
-
Asılsız Akımların Tehlikesi: Son yüzyılda ortaya çıkan ve tarihî birikimi, fıkhi mezhepleri ve hadis usulünü göz ardı eden bazı modernist yaklaşımlar, sünneti devre dışı bırakmak amacıyla bu tür asılsız iddiaları yaymaktadır. İlim ehli, bu tür mesnetsiz söylemlerin ümmetin birliğini zedelemeye yönelik fitne kapısı olduğunu sıkça vurgulamaktadır.
Namazda tahiyyat ve salli-bârik duaları hakkında Sonuç
-
Namazda tahiyyat ve salli-bârik dualarını okumanın şirk ya da bid‘at olduğu iddiası ilmî dayanaktan yoksundur.
-
Bu tür iddialar, Hz. Peygamber’in sünnetini, sahabenin naklini ve tüm İslam ümmetinin asırlar boyu sürdürdüğü ortak ameli töhmet altında bırakmaktadır.
-
Müslümanların, güvenilir hadis kaynaklarına ve köklü ilmî geleneklere bağlı kalarak ibadetlerini sürdürmeleri, mesnetsiz iddialara itibar etmemeleri gerekir. ATB

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!











