İnegöl'de doğup büyüyen ve Bulgaristan göçmeni bir ailenin çocuğu olan Yusuf İmamoğlu, 1970’li yıllarda ülkücü hareketin sembol isimlerinden biri olarak tarihe geçti. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya bölümü son sınıf öğrencisiyken, Yüksek Öğretmen Okulu öğrencilerinin karnelerini fakülte hocalarına imzalatması sırasında saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti.
Olay günü fakültenin 339 numaralı “Asistan Odası” kapısından çıkarken bir grup tarafından hedef alınan İmamoğlu, aldığı kurşun yaralarına rağmen 23 dakika yaşam mücadelesi verdi. Bu süre zarfında olay yerine çağrılan ambulansın fakülteye sokulmaması ve saldırganların marşlar eşliğinde olay yerinden ayrılması dikkat çekti. Saldırı sırasında bir doçent ve iki asistan tehdit edilip hırpalanmış, bir profesör de dersinden çıkarılmıştı.
Yusuf İmamoğlu’nun cenazesi, kalabalık bir törenle Bursa’ya gönderilmiş ve Emirsultan Mezarlığı’na defnedilmişti. Ölümü, dönemin ülkücü kamuoyunda üniversite yönetimleri ve hükümete yönelik tepkilere yol açtı.
İmamoğlu’nun hayatı ve ölümü, Selcan Taşçı’nın Bedel romanına, Arif Şirin’in (Ozan Arif) Unutamam şiirine, Mustafa Öztürk’ün Leke şiirine ve Emine Işınsu’nun 1975 tarihli Göçmen Yusuf oyununa konu oldu.
MHP, İnegöllü şehidin anısını yaşatmak ve genç kuşaklara hatırlatmak amacıyla çeşitli etkinliklerle Yusuf İmamoğlu’nu andı.




