15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında Marmaris’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast teşebbüsünde bulunan 37 kişilik timde yer alan eski Özel Kuvvetler mensubu Kurmay Yüzbaşı Burkay Karatepe’nin sorgusu tamamlandı.
Afyonkarahisar’da “Salih Usta” adıyla saklandığı evde yakalanan Karatepe, soruşturma kapsamında Muğla Emniyet Müdürlüğüne getirildi. Karatepe’nin 4 gün süren sorgusunda 69 sayfalık ifade verdiği ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini söylediği aktarıldı.
Dört gün boyunca sorgulandı
Sorgu süreci, Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Necati Kayaközü’nün koordinasyonunda ve Muğla Emniyet Müdürü Süleyman Karadeniz’in yönetiminde gerçekleştirildi.
Karatepe’nin ifadesinde örgütle bağlantısının başladığı dönemden kendisiyle ilgilenen mahrem sorumlulara, kurmaylık sınavından Marmaris’teki suikast teşebbüsüne kadar birçok konuda bilgi verdiği belirtildi.
Örgütle bağlantısının 1998’de başladığını söyledi
Karatepe, FETÖ ile irtibatının 1998 yılında Eskişehir’de ortaokul son sınıf öğrencisiyken başladığını anlattı. Sınıf arkadaşları Emre Eyiol ile soyadını hatırlamadığı Emre isimli başka bir öğrencinin kendisini “Derslerinize yardımcı olurlar” diyerek Odunpazarı’ndaki bir örgüt evine götürdüğünü söyledi.
Burada kendisiyle “Ahmet” kod adını kullanan bir tıp fakültesi öğrencisinin ilgilendiğini belirten Karatepe, örgütle temasının askeri lise döneminde de sürdüğünü ifade etti.
İzmir Maltepe Askeri Lisesinde öğrenim gördüğü yıllarda hafta sonları sivil kıyafetlerle örgüt evlerine gittiğini anlatan Karatepe, bu evlerde Fetullah Gülen’in videolarının izletildiğini ve deşifre olmamak amacıyla “ima yoluyla namaz kılmayı” öğrendiğini ileri sürdü.
Örgütte “Selim” kod adını kullandı
Harp Okulu döneminde Ankara’da “Muhammet Baran” isimli mahrem sorumluya bağlandığını söyleyen Karatepe, kendisinden örgüt içinde kullanacağı bir kod adı belirlemesinin istendiğini anlattı.
Karatepe, bu nedenle “Selim” kod adını seçtiğini ve örgütsel görüşmelerde bu ismi kullandığını belirtti.
Tuzla Piyade Okulundayken Özel Kuvvetler Komutanlığına gitmek istediğini ifade eden Karatepe, örgütün “Molla” olarak adlandırdığı Nadir isimli kişinin buna karşı çıktığını söyledi. Karatepe, kendisinin kurmay yapılmak istendiğini ve Özel Kuvvetlere gitmesi durumunda “şefkat tokadı” yiyeceği yönünde tehdit edildiğini öne sürdü.
Kurmaylık sınavı sorularının flash bellekle verildiğini anlattı
Karatepe’nin ifadesindeki dikkat çeken bölümlerden biri de 2015 yılında düzenlenen kurmaylık sınavına ilişkin oldu.
Sınavdan yaklaşık bir ay önce Mamak’ta örgüt tarafından oluşturulan bir çalışma kampına götürüldüğünü belirten Karatepe, kendisiyle birlikte Hasan Hüseyin Altınsoy ve Ümit Burtaçoğlu’na şifreli bir flash bellek verildiğini söyledi.
Flash belleğin mahrem sorumlu Muhammet Baran tarafından getirildiğini ifade eden Karatepe, kendilerine “Soruların hepsini doğru yapmayın” talimatı verildiğini anlattı. Sınavda çıkan soruların flash bellekte bulunan sorularla aynı olduğunu söyleyen Karatepe, bu yöntemle akademiyi kazandığını ifade etti.
Örgüt aracılığıyla evlendirildiğini söyledi
Karatepe, 2013 yılında örgütün evlilik yapılanması aracılığıyla evlendiğini de anlattı. “İzdivaç abisi” olarak tanımladığı Hami isimli kişinin kendisine evlilik adayları sunduğunu belirten Karatepe, ilk adayı kabul etmediğini söyledi.
İkinci olarak karşısına çıkarılan Erzurumlu bir “öğrenci ablası” ile evlenmeyi kabul ettiğini ifade eden Karatepe, görüşmelerin örgüt tarafından verilen açık hatlar üzerinden gerçekleştirildiğini anlattı.
Karatepe, 2013 yılında eşinin ailesinin evinde örgüt sorumlularının da bulunduğu bir ortamda imam nikâhı kıyıldığını belirtti.
Pensilvanya’da Fetullah Gülen ile görüştüğünü anlattı
Karatepe, 2012 yılında Özel Kuvvetler Komutanlığı tarafından paraşüt kursu için Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderildiğini söyledi. Burada Muhammet Baran’ın yönlendirmesiyle Pensilvanya’ya giderek Fetullah Gülen ile görüştüğünü ifade etti.
Malikaneye girmeden önce uydu üzerinden takip edilmesini önlemek amacıyla kılık değiştirmesinin istendiğini öne süren Karatepe, kendisine şapka ve gözlük taktırıldığını anlattı.
Fetullah Gülen’e hediye etmek üzere Özel Kuvvetler Komutanlığından aldığı bir bıçağı götürdüğünü belirten Karatepe, Cevdet Türkyolu’nun kendisine “Hediye olarak bunu mu getirdin?” dediğini aktardı.
Görüşmenin ardından kendisine Fetullah Gülen’in kullandığı öne sürülen takke ve tespihlerin verildiğini belirten Karatepe, söz konusu eşyaların oldukça yeni göründüğünü söyledi.
Suikast öncesindeki toplantıları anlattı
Karatepe, Marmaris’teki suikast teşebbüsünün hazırlık sürecinin 9 veya 10 Temmuz 2016’da başladığını ifade etti.
Alt devresi Mehmet Cantaz’ın kendisine İstanbul’daki “sorumlu abi”nin selamını ilettiğini söyleyen Karatepe, daha sonra Bahçelievler’de bulunan bir eve çağrıldığını anlattı. Karatepe, Özel Kuvvetlerde görev yapan çok sayıda kişinin örgüt üyesi olduğunu ilk kez bu toplantıda öğrendiğini iddia etti.
Toplantıda Şükrü Seymen’in komutasında “önemli bir faaliyet” gerçekleştirileceğinin söylendiğini belirten Karatepe, telefonların götürülmemesi ve eşler dâhil hiç kimseye bilgi verilmemesi talimatı aldıklarını ifade etti.
“Emirlere uyulması gerektiği söylendi”
Karatepe’nin ifadesine göre, 15 Temmuz günü rutin eğitimlerin ardından Kurmay Albay Ahmet Zeki Gerehan öğrencileri bir araya getirdi.
Gerehan’ın “Bir şeyler olacağını ve verilen emirlere uyulması gerektiğini” söylediğini belirten Karatepe, daha sonra sivil kıyafetlerle ve telefonlarını bırakarak askeri havaalanına gittiklerini anlattı.
Burada Binbaşı Şükrü Seymen ile buluştuklarını ifade eden Karatepe, Cougar tipi helikopterle Çiğli Askeri Hava Üssü’ne hareket ettiklerini söyledi. Çiğli’de MAK ve SAT timleriyle bir araya geldiklerini aktardı.
“Cumhurbaşkanını alıp götüreceğiz”
Karatepe, Çiğli’de General Gökhan Şahin Sönmezateş ile Şükrü Seymen’in ekibe dâhil olduğunu anlattı.
Seymen’in personele “Aramızda Hizmetten olmayan var mı?” diye sorduğunu söyleyen Karatepe, bu soruya kimseden olumsuz yanıt gelmediğini öne sürdü.
Karatepe, burada ordunun yönetime el koyduğunun ve kendilerine verilen görevin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bulunduğu yerden alarak emir verilen noktaya götürmek olduğunun açıklandığını ifade etti.
Marmaris’te çatışmanın nasıl başladığını anlattı
Karatepe, 16 Temmuz günü saat 03:00 sıralarında helikopterle Marmaris’e ulaştıklarını ve sahil şeridine indiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanının kaldığı yerin tam konumunu bilmediklerini ifade eden Karatepe, yolda karşılaştıkları bir taksiciye ve çevredeki kişilere Grand Yazıcı Otel’in yerini sorduklarını anlattı.
Konuta yaklaşık 50 metre kala kendilerine ateş açılmasıyla çatışmanın başladığını belirten Karatepe, kendisinin de hedef gözetmeden ateş ettiğini söyledi.
Koruma polislerinin etkisiz hâle getirilerek ters kelepçelendiğini anlatan Karatepe, konutun içine el bombası atıldığını duyduğunu ifade etti. Zekeriya Kuzu, Şükrü Seymen ve İsmail Yiğit’in binaya girdiğini belirten Karatepe, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın içeride bulunmadığının anlaşılması üzerine koruma polislerinin darbedildiğini anlattı.
Marmaris’ten İzmir’e kaçtı
Helikopterlerin güvenlik güçlerinin ateşi nedeniyle iniş yapamadığını belirten Karatepe, Şükrü Seymen’in emriyle timin araziye kaçtığını söyledi.
Bir süre arazide ilerledikten sonra darbe girişiminin başarısız olduğunu anladığını ifade eden Karatepe, Ali Sarıbey ile birlikte ana gruptan ayrıldığını anlattı.
Üzerindeki kamuflajları çıkararak bir esnaftan sivil kıyafet aldığını söyleyen Karatepe, bankamatikten hesabındaki parayı çektiğini ve sarp arazileri kullanarak Muğla yoluna ulaştığını belirtti.
Önce dolmuşla Muğla merkeze gittiğini anlatan Karatepe, otogara girmeden yol üzerinden otostop çektiğini ve bindiği bir kamyonetle İzmir’in Bornova ilçesine kadar kaçtığını söyledi.
Afyonkarahisar’da “Salih Usta” adıyla yaşadı
Darbe girişiminin ardından Ali Sarıbey ile yollarını ayırdığını ifade eden Karatepe, ailesinin yardımıyla Afyonkarahisar’a geçtiğini anlattı.
Yaklaşık 10 yıl boyunca çevresine kendisini “Salih Usta” olarak tanıttığını belirten Karatepe, geceleri çöp konteynerlerinden hurda topladığını ve inşaatlarda işçilik yaparak geçimini sağlamaya çalıştığını söyledi.
Afyonkarahisar’da Pakistanlı Agha Waqar aracılığıyla üç boyutlu tablolar sattığını anlatan Karatepe, yakalanmamak amacıyla internet bağlantısını dahi komşularının ağı üzerinden izinsiz kullandığını ifade etti.
Sahte kimlikle yakalandı
Karatepe’nin yakalanmasına giden sürecin, 15 Temmuz 2026’da medyada yayımlanan haberlerin ardından hızlandığı belirtildi.
Haberlerde kendisiyle ilgili görüntüleri gördükten sonra tanınmaktan endişe ederek ev değiştirmeye çalıştığı aktarılan Karatepe’nin üzerinde “Tayfun Gezveci” adına düzenlenmiş sahte kimlik bulundu.
Karatepe, söz konusu sahte kimliğin babası tarafından İstanbul’da hazırlatıldığını öne sürdü. Sorgusunda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirten Karatepe’nin verdiği bilgilerin soruşturma kapsamında incelendiği bildirildi.





