Prof. Dr. Osman Bektaş, Ana Marmara Fayı’nın Marmara Denizi altındaki hareketlerine ilişkin değerlendirmesinde, fayın derin kesimlerinin tahmin edilenden daha hızlı hareket ediyor olabileceğini ve bu hareketin önemli bölümünün deprem oluşturmadan gerçekleşebileceğini belirtti.

“Marmara sil baştan” başlığıyla değerlendirmesini paylaşan Bektaş, fayın bütün kesimlerinin aynı özellikte olmayabileceğine dikkat çekti. Buna göre fayın bazı bölümleri kilitli durumdayken, bazı kesimlerinde hareket yavaş ve sürekli şekilde gerçekleşiyor olabilir.

Ana Marmara Fayı için 33 ila 57 milimetrelik hareket değerlendirmesi

Bektaş, Batı Sırtı ile Orta Marmara Çukuru’nda aynı noktalarda tekrarlayan küçük depremlere dikkat çekti. Bu tür depremlerin, fayın kilometrelerce derindeki hareketinin anlaşılmasında kullanılan veriler arasında bulunduğunu aktardı.

Uchida’nın 2019 tarihli çalışmasına dayandırdığı verilere göre Bektaş, Ana Marmara Fayı’nın 10 ila 20 kilometre derinlikte yılda 33 ila 57 milimetre hareket ediyor olabileceğini ifade etti.

Bektaş, söz konusu kayma hızının Anadolu ile Avrasya arasındaki levha hareketinin yaklaşık iki katına ulaşabildiğini belirtti.

Faydaki yüksek hareket hızının tamamının enerji biriktirerek büyük bir depreme dönüşeceği anlamına gelmediğine işaret eden Bektaş, hareketin bir bölümünün farklı biçimlerde karşılanıyor olabileceğini değerlendirdi.

Derinlerde “creep” hareketi yaşanıyor olabilir

Bektaş’ın değerlendirmesine göre fayın derin kesimlerindeki hareketin bir bölümü, ani kırılmalar yerine bilimsel olarak “creep” olarak adlandırılan yavaş sürünme şeklinde gerçekleşiyor olabilir.

Bu durumda fay tamamen kilitlenmek yerine yavaş ve sürekli biçimde hareket etmeye devam ediyor.

Bektaş, hareketin önemli bölümünün yaklaşık 8 kilometre kalınlığındaki, tam olarak taşlaşmamış ve kısmen kilitli tortul tabakada küçük depremler ve yüzeysel sürünmeyle karşılanıyor olabileceğini belirtti.

Prof. Dr. Bektaş değerlendirmesinde, “Geri kalan hareket ise muhtemelen tam taşlaşmamış, 8 km kalınlığındaki, kısmi kilitli sediman örtüsünde daha küçük depremler ve yüzeysel creep ile tüketiliyor.” ifadelerini kullandı.

6 ve üzeri depremler için kilitli bölüme dikkat çekti

İstanbul ve Marmara çevresinde 6 ve üzeri büyüklükte deprem olasılığını da değerlendiren Bektaş, fayın tamamen kilitli bölümünün kalınlığına dikkat çekti.

Yamamoto’nun 2019 tarihli çalışmasına atıfta bulunan Bektaş, faydaki hareketin tamamının büyük deprem üretmeyebileceğini belirtti. Bektaş’a göre yaklaşık 3 kilometre kalınlığındaki soğuk, kırılgan ve tamamen kilitli kabuk bölümü, 6 ve üzeri büyüklükte depremler üretiyor olabilir.

Marmara Fayı’nın tamamı aynı ölçüde kilitli olmayabilir

Ana Marmara Fayı üzerine bugüne kadar yapılan çok sayıda bilimsel çalışmada, Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi altındaki kesimlerinin önemli bölümünün kilitli olduğu ve levha hareketleri nedeniyle burada gerilim biriktiği üzerinde duruluyordu.

Özellikle 1999 İzmit depreminin ardından İstanbul’un güneyindeki Marmara segmentlerinin gelecekte büyük bir deprem üretme potansiyeli taşıdığı görüşü gündeme geldi.

Bektaş’ın tekrarlayan küçük deprem verileri üzerinden yaptığı son değerlendirme ise fayın davranışının daha karmaşık olabileceğine işaret ediyor. Buna göre Ana Marmara Fayı’nın tamamı aynı ölçüde kilitli olmayabilir; bazı kesimler derinlerde yavaş ve sürekli hareket ederken, 6 ve üzeri büyüklükte deprem üretebilecek kırılgan ve tamamen kilitli bölüm daha sınırlı bir kesimden oluşuyor olabilir.

Kaynak: gzt.com