Recep Akakuş

Yıldırım Beyazıt Devrinde Kültürel Hayat-2

16 Temmuz 2020 / Perşembe 10:07:37 | YAZARLAR | Recep Akakuş

“Somuncu Baba” lakabı ile şöhret bulmuş olan Hamîdüddin-i Aksarâyî, rivayete göre, Ulu Camii inşaatında çalışan işçilere ekmek pişirmekle işe başlayan daha sonra ki yıllarda da bu mesleğini sürdüren devlet ile takışmayan ve halk ile de kapışmayan bir Allah dostudur.

Ulu Camii –Vaaz Kürsü’sünde halkı irşat hizmeti üstlenmiştir.

Ulu Camii’nin dışına çıkıldığında sağ-ön köşede yer alan “Va’zıyye Medresesi”nde ilk Osmanlı Şeyhulislamı Muhammed Molla fenarî, ilk Osmanlı müderrisleri arasında yer alan Dâvûd-u Kayserî’nin izinden giderek, İslâmî ilimleri tedrîs eylemiştir.

İmam Muhammed el- Cezerî de söz konusu mabedin sol-dış köşesinde ve –günümüzdeki duruma göre- “musalla-taşları”nın bulunduğu yerde inşa edilmiş olan “Hundî Hatun Mektebi” de ilm-i kırâat tedrîs eylemiştir.

Bu zât, “Takrîb” isimli meşhur kaynak eserini de Bursa’da ikamet ederken kaleme almıştır.

İnegöl coğrafyasından Bursa coğrafyası istikametine doğru akarken “Babî” ve “Ahî” gelenekleri, önce kırsal alanda, “İshâk-ı Kâzerûnî Tarîkat” geleneği ile karşılaşmışlar.

Ve bu karşılaşma sonrasında her üç tarîkat geleneğinde, tanışma ve de belli noktalarda buluşma, gerçekleşmiştir.

Bursa Ulu Camii inşa edilerek hizmete açıldıktan sonra da yazımızda isimleri zikredilen ilim ve irfan sahibi bilginlerin fikrî, îmânî ve de ahlâkî katkıları ile Osmanlı Devletinin sosyal yapısının temel harcı,işte burada oluşturularak hayata yansıtılmıştır.

Yıldırım Beyazıt’ın kızı Hundî hatun tarafından yaptırılan mektepte İmam Muhammed el- Cezerî , ilm-i kırâat, okutmuştur.

İlm-i kırâat tedrisi için kullanılan bu Hundî Hatun Mektebi, Ankara – Çıbuk Meydan Muharebesi’ den sonra; Timur’un oğlu tarafından yaptırılan yağma ve tahrip esnasında yıkılmıştır.

Ancak daha sonraki yıllarda Karaca Bey’in kızı ikinci bir Hundî Hatun tarafından söz konusu Hundî Hatun Mektebî, ihyâ edilerek, tekrar Kur’an-ı Kerîm öğretiminde kullanılmıştır.

Aslında Ulu Camii, inşa edilerek ibadete açıldığı günden itibaren cam ile örtülü kubbe altında yer alan fıskiyeli mermer havuz yakınında bulunan “maksûreler” de İmam Muhammed el-Cezerî’nin talebeleri için müzakere mahalli olarak kullanılmıştır.

Timur tarafından Orta Asya coğrafyasına götürülen ve Semerkant yakınında bulunan Keş şehrinde - zevcesi adına- inşa ettirmiş olduğu medresede görevlendirilen İmam Muhammed el –Cezerî, bir daha Bursa’ ya dön- memiştir.

Kırâat ilmiyle ilgili olarak Osmanlı coğrafyasında doğan boşluğu daha sonraki yıllarda mısrdan gelen ve Fatih Sultan Mehmed’e hocalık yapan Molla Gürânî doldurmuştur.

RECEP AKAKUŞ HOCANIN ESERİNDEN

DÜZENLEYİP YAYINA HAZIRLAYAN

AYHAN BAYRAKTAR

 

 

Tüm Yorumları Göster (0)